27 Aralık 2015 Pazar

etkinlik insanıyım ben :)))


 diktim diktim giydim bloğunun etkinliğin katıldıım:)  Acemiyim ama dışlamayın beni, beni de alın dedim, kareli kumaşım da var, bırakın keseyim bırakın dikeyim dedim :) "peki ama az bi sakin" dediler :))Sonuçtaaa, şurada bahsettiğim kareli kumaştan dizaltı eteğime başlıyoruum, dememle bitirmem bir oldu :) Çünküüü, astar dikmedim :)
Astarsız olsun, her bişeyi akşam diker sabah giyerim, deeermişim :P
Fakat o durduğu yerde durmayan astarı kesmek de dikmek de ayrı dert bana :(

Bu eteğin kumaşı kaban kumaşı olduğundan iç göstermek gibi bir şansı yoktu zaten. Ama yine de adettendir, mecbur yapacaz astarı da diye düşünüyordum. Eteğin kabası ortaya çıkıp sıra astarına ve beline gelince test ettim. İnce çorapla sıkıntı yok fakat penye çoraplarda bi parça  kayma oluyor. Amaaan, penye çorapla da giymeyiveririm canım, diyip, belini de bitirdim.
Ama etkinliğim bitti mi, hayırrr. Yaz sezonunda cumartesi pazarından bulduğum ve çok çok sevdiğim mavi karelimi de dikeyim diyorum hazır yeri gelmişken.

 
Gömlek dikerim diye düşünmüştüm. Yakalı gömleklerden hoşlanmadığım için değişik bir gömlek modeli arayışındayım şimdi.
Üzerimdeki trikoyu da ben diktim. Kumaşını bursakumaspazari’ndan sipariş etmiştim aylaar önce. Bir türlü sıra gelememişti. Sonra baktım ki bu etekle rengi çok uydu, hemen aksiyona geçtim. Düz bir kalıp var elimde, ne için çıkarmıştım hatırlamıyorum, ama gömlek kalıbıydı. Pensi falan yok, dümdüz, yakası da yok. Aynı kalıpla diktiğim sanırım dördüncü üst bu. İlkini orta kalınlıkta yeşil bir penyeden dikmiştim. Yakasını biraz genişçe kesmiştim ilk seferinde. Aaa bak şimdi hatırladım, 36 bedendi bu kalıp ilk başta. Son iki seferde 34’e indirdim bedeni. (kalıp çıkarırken 34 küçük görünmüştü gözüme, 36 kesip, 34ün de çizgilerini almıştım.) İlk diktiğim penyenin yakasına bir de bağlamalı falan atraksiyon yapmıştım, yaşlı teyze yakası oldu resmen, nefret ettim, söktüm bi daha diktim yakayı :)) Genişçe bi boğazlı oldu son hali. Kalıpla ikinci denemem incecik bir adet siyah triko idi (ki şu satırları yazarken üzerimde kendisi:)  ), ve çok bol oldu. Sonrasında ben de kalıbı 34’e indirdim. Lacivert bir kışlık penyemsi/jarsemsi kumaş almıştım yine instagramdan, kumask_ kullanıcısından. Tam istediğim gibi oldu, ve sıkılıkla giyiyorum onu da. Boğazlı yine, ama keşke boğazını birazcık daha yüksek yapsaymışım.
Sonuncu parçam da bu kahverengi triko oldu. Kolları ve etek ucunu daha kısa kestiğim parçaları lastik gibi dikerek yaptım. Çok hoşuma gitti, hazır gibi oldu J Yakasını da yüksekçe kestim bu sefer, ama yaka feci sıkıntılı. Tam yaka oyuntusu ölçüsünde kestim aslında yaka parçasını. Takmadan önce rahat geçiyordu kafamdan. Ama yakayı takınca maalesef öyle olmadıL kafamdan geçiyor ama çoook zorlanarak. Saç baş dağılıyor giyince yani:) Makyajlıyken de giyip çıkarmamak lazım tabi :) Ama sökmekle uğraşamam, böyle takılacam bi süre, sonra da boğazsız hale getiririm herhalde..

25 Aralık 2015 Cuma

bana ninja ninjaaaa dediler!!



Sen uğraş, didin, dik, giy, sonra çok bilmişin biri gelsin "ninja gibi olmuşsun" desin! Ne ninjası yaaa, Hobitim ben Hobit! Ninja dediğin yeşil ve kabuklu olur, pelerin bu kabuk mu! (ninja demek Teenage Mutant Ninja Turtles demek benim için, başka bi anlamı yok:)) Gerçek ninjalar ne bozuluyodur bunlara, şöhretimizi iki paralık ettiler diye :P )
Hobitten başka herşeye benzetildim zaten. Bordo berem ve eldivenlerimle gören biri de kırmızı başlıklı kız olmuşsun dedi :) Ninjadan iyidir tabii, de kırmızı başlıklı kızdan çok hazzetmem ben, neyse olsun ama, Donatellodan iyi görünüyor en azından :)) Bakalım kış boyunca başka neler çıkacak :)))
Kaşe dikmek çok kolay bu arada, hiç korktuğum gibi olmadı. Çok kalın olacak, dikerken zorlanacam, ütü tutmayacak falan diye baya tırsmıştım ama, çok hızlı bi şekilde kaşe kısmı dikildi. Gel gör ki astar beni mahvetti. Şu astar olayına nasıl bir pratik çözüm bulacam bilmiyorum. Kesmesi ayrı dert, dikmesi ayrı dert, kabana geçirmesi apayrı dert :(dışı iki günde bitti, içi 7 gün süründü resmen.
Aa, bi de ceplerle uğraştım baya bir süre. yapması değil de cesaretimi toplamam uzun sürdü :) İlk defa ilik cep yaptım. Tabi tam düzgün ve doğru yapamamışım. Şükroşum teyzoşum anlattı doğrusunu. Tela kullanmam lazımmış daha düzgün durması için. Yeni bir kabanımsı projem daha var, onda daha düzgün bir görüntü elde ediciim :))
Bir de kapşon kısmını elden geçirmem gerekiyor tekrar. Kapşonun dış kenarına ince bir dikiş çekmem gerekirmiş daha düzgün bir görüntü için. Şimdilik dikişsiz giyiyorum, ilerleyen günlerde gerekli müdahale yapılacaktır..
Bu pelerin için artan biraz kaşe kumaşım daha var, sıradaki büyük projem o olacak gibi..
Burda Pratik Dikiş dergisinin son sayısında dümdüz bir kabanımsı var. Artan kumaşla hedefim o. Ama elimdeki kaşe biraz ince. Soğuktan koruma kısmı sıkıntılı. Geçen gün internette alternatif astar fikirleri araştırken bir blog buldum: Kumasca. Peluş kullanmış içinde astar yerine. Hemen sordum, ve hızlıca da yanıt aldım. Şekli bozuyor mu, çekiyor mu falan diye. Atları tutturmamış. Kollarda da normal astar kullanmış. Sıkıntı olmamış. Mantıklı geldi, hemen peluş araştırmaya başladım ama bulamadım henüz:(
Aaa, bu arada nihayet fotoğraf makinemin uzaktan kumandasını buldum, yaşasıın! Taşınırken kaybolmasın diye eski makyaj çantasının içine atmışım. E tabii kullanılmayan çantanın içine atarsan debelenirsin böyle aylarca



9 Aralık 2015 Çarşamba

penguenlerim ve ben kışa hazırız !


Harika bir zamanlamayla penguenli picoşumu kaloriferlerin yanmaya başladığı gün bitirmiştim. Yani kışın resmi olarak başlamasıyla :)
Singer makinemle dikmiştim. Penye iğnesiyle düz dikişle. Gayet de güzel olmuştu bence. Ama sonra yeni makinemle birkaç penye ve triko diktim, acaip farkediyor. İyi ki de almışım Vera'mı :)
Bu pijamanın tek kusuru belinin biraz yüksek olması. Bi de biraz dar kesmiştim bilinçli olarak, ama abartmışım, azıcık taytımsı oldu :P Rahatlık konusunda bir sıkıntı yok ama, mühim olan da o zaten ;)Bir süredir haftasonu akşamları ve sabahları şekilde görülen modda oluyorum. Pufidik garfield terliklerim, penguenli picoşlerim, kahve, televizyon, muhtelif kitaplar(ki bu aralar 3 kitabı birada okuyorum, hiçbirini bitiremiyorum:) ), Burda dergilerim(ki kendilerini süper bi şekilde organize ettim, takip ettiğim bloglardan birinden kopyaladığım yöntemle;P), ve tabii ki mor koltuğum(ve pembe örtüleri)...
Mor koltuğumun başına gelenleri hatırlamak ister misiniz sevgili takipçilerim, elimdeki videoları koyayım mı buraya? Pelma, cida ve funt, size sesleniyorum? Whatsup'la yeterli sayıda insana dağılmadı o görüntüler bence :P
Görüntüdeki Burda dergisi, aylarca hayal kurup nihayet diktiğim, bir haftadır da üzerimden çıkarmadığım "Hobit Pelerini"min kalıbını bulduğum dergi, 2013 Kasım sayısı. Pek faydalandığım bir sayı oldu, iki adet de pantolon diktim bu sayıdaki bir modelden. Pelerinimi biran önce fotoğraflamam lazım, ayrı bir sayfa ayıracam ona, çok kıymetli çoook :) Asacak yer bulamıyorum ona :)) Biran önce fotoğraflanması ve yayınlanması lazım;)


2 Aralık 2015 Çarşamba

renkli neşeli çizgili pantolon-etek

Draft olarak kalıp resimsizlikten yayınlayamadığım bir post daha, sanırım ağustostan kalma, ama bu pantolonu çok hevesle dikmeye başlamıştım, yayınlamazsam olmaz :)

Instagramda birkaç adet bursa kumaş pazarı takip ediyorum. Geçtiğimiz haftalarda ilk siparişimi verdim. Kumaş cinslerini fazla tanımıyorum, tabii ki dokunarak seçmeyi tercih ederim ama yaşadığım şehirde  cumartesileri kurulan kumaş pazarı dışında alternatifim olmayınca, internetten kumaş alımını denemeye karar verdim. Pişman diilim, yine yapıcam :)
Çok başarılı bir alışverişti. Özellikle renkli çizgili pamuk viskon kumaşıma bayıldım.
Hedef bol bir pantolon yapmaktı.
Burda'nın Nisan 2015 sayısındaki pantolon eteği denemeye karar verdim. Kalıbı çıkarttım, fakat kumaşın eni yetmedi. Vazgeçmedim, yettiği kadarıyla yaptım ben de :)
Kalçadan itibaren paçalara kadar dikiş payına kumaş kalmadı. Olsun dedim, nasolsa yeterince bol..
Çizim ve kesim biraz sıkıntılıydı benim için. Suyla çıkan kalemlerden kullaıyorum,(asrın icadı bence, her eve lazım!) çizmesi sıkıntı değil ama, kumaş ince olduğundan dolayı kayıyor, eğriliyor. Bir de kumaş dikine çizgili ya, alt parça eğri olursa tüm emeğim boşa gidecek. Mecburen çizdiğim yerlerin üstünden güzel güzel teğelledim.  Tabi bi noktadan sonra içime fenalık geldi, bacak boyunca teğelden vazgeçip toplu iğneyle devam ettim. Çektiğim eziyete değdi, son derece düzgün bişekilde kesimi tamamladım.
Haa, bu arada, "patronlarla kesinlikle oynama yapmayacağım" diye atıp tutuyordum yakın zamanda ama dayanamadım yine. Benim benden ölçüm bi tuhaf. 36 desen 36 değil, 34 desen o da değil, arada kalmış ezik bir beden ölçüsü benimki. 
Yer yer 36'ya kayan 34 gibi bişey.
Belim için 34 dar 36 bol geliyor mesela. Kalıbı çıkarırken, bel kısmını 36 beden, diğer kısımları 34 beden olacak şekilde çıkardım. Sonuç nasıl oldu emin değilim, çünkü bu bol bir model olduğundan normal bir pantolonda işe yarar mı tekrar test etmem lazım. Pek yakında, gabardin kumaşımla, bir iş pantolonu denemesi yapıcam, görecez bakalım işe yarıyor mu :)
Dikiş kısmına geçmeden yine bir teğel olayına girdim. Fenalıklar, fenalıklar.. Bir küçük prova, hafif bi fenalık. Neyse, dikimi de bitti sonunda, sıra bel bandına geldi
Bandın ilk dikişinden sonra bi daha giydim pantolonu, ama hiç içime sinmedi. Ağı çok aşağıda kaldı. Tamam pantolon etekten beklenti böyle olmalı aslında ama sinmedi içime. Ağı yukarı kaldırmak için, bel bandını aşağı indirdim ben de... Sonra tekrar bi provamsı, ooh, tamamdır, işte bu dedim :)
Fakat küçük bir problemcik, ağı yukarı kaldırınca, paça boyu mecburen kısalmış oldu.
Benim aklımda bu pantolonu dolgu topuklu kırmızı ayakkabılarımla giymek vardı, ama maalesef, en düz sandaletlerimle takılmak zorunda kalıcam :(
Olsun, öyle de güzel :)

1 Aralık 2015 Salı

Bloğumun adını mı değiştirsem :)


Artık Singer'le bişey yapmıyorum çünkü :)
Dikiş makinemi yeniledim, Bindallı'yla neler diksem diyorum artık :)))
Yeni makinemle çok seviyoruz birbirmizi. Çok sessiz, çok hızlı, bi sürü dikiş deseni var, ve daha neler neler..
Singerle bişey yapmıyorum dedim ama, overloğum hala Singer. Çok sık kullanmıyorum ama, olsun, varlığı yeter :)
Bu arada bir sürü şey diktim.
Hiçbirini doğru düzgün fotoğraflayamadım.
...............................
diye yazmaya başlamışım yaklşaık bir ay önce...
Ve bugün bloğumun adını değiştirdim, ve bu postu yayınladım :)) Bloğun eski adı singerleneleryapsamdı, artık nelerdiksem :))
Çok şey var aklımda. Diktiğim de çok şey var ama fotoğraf konusu çok sıkıntılı benim için. Mesela taaaa 6 ay önceden hayalini kurduğum hobit pelerinim bitti ve iki gündür giyiyorum, ama eli yüzü düzgün tek bir fotoğraf çekemiyorum kendi kendime :( Evde tripodum da var ama maalasef fotoğraf makinemin uzaktan kumandası kayıp. Taşınırken biryere sıkıştırdım onu ama bir türlü bulamıyorum aylardır :( Cep telefonu ile kendini çekmek hem zorhem sonuçlar pek iyi olmuyor :( Tek kol havada falan :P
Bloğu kendime günlük olarak tutuyorum aslında, o yüzden foto işi o kadar da önemli diil.İlla ki o kumanda bulunacak, illa ki o pelerinle güzel bir fotom olacak, o zaman yayınlarım :)).

Şimdi gelelim yeni planlarıma.
Bursakumaspazarı'ndan sipariş ettiğim etek  dikmek için aldığım 3 parça kumaşım var.
Annem ve teyzem ikilisi üçünün modellerini de belirlediler.
Üç kumaş da kışlık..
Hmm bi saniye, o kumaşların fotoları mevcut, hemmen ekleyelim :))

  Bir tanesi bu. Bununla elbise yaparım diye düşünmüştüm ama biraz kaşındırır kol kısmı astarsız olursa. Bir de uzun kollu elbise modeli yok hiç kafamda. Teyzem, ceket dedi, ama ceketi de ben pek giymem. Ama bir opsiyon o. Diğer bir opsiyon da 6 ya da 8 parça etek. Diz hizasında. 8 parça daha güzel olurmuş diyorlar. Opsiyonu fazla olduğu için bu kumaşı en sona bıraktım...



Diğeri  bu siyah-gri-kremsi karışımı çizgili. Bundan dar etek yapıyorum, diz üstü ya da diz hizasında. Arkadan yırtmaçlı standart dar etek ilk alternatif. İkinci alternatif de, yine dar fakat önden düğmeli bir model. yırtmaç önce olacak bu durumda tabii. Önden düğmeli cepli bir model dikmiştim daha önce yazlık kalınca bir kumaştan. Cep falan koymayacağım bu sefer kesinlikle. Cepli ve dar olunca cepler pot duruyor, sevmiyorum. Aynı sıkıntı pantolonlarda da mevcut. Ben dikitğim pantolonların ille de üst kısmı otursun istiyorum, ama o zaman da cepler kendinden geçiyor:( Cepsiz pantolon da sevmiyorum. Neyse, bu konuya ayrı bir zaman çözüm arayacam. 
Sıradaki kumaş kalınca, kaban için de kullanılabilecek bir cins. Hatta şeytan diyor ki 1 metre daha iste, kaban dik kendine :)) (Ama şeytanı dinlemeyip, o kaban procesini, hobit pelerinimden artan parçalarla hayate geçireceğimmm:))))
Bununla da yandan yırtmaçlı dizin iki parmak altında biten dar etek dikecem. Uzun çizmelerle giyecekmişim, annem öyle dedi ;)

Ya şimdi düşündüm de, sözde tüm projeler netti bu kumaşlar için, annemle teyzem, hadi tamam tamaaam , herşeyi planladık diyip gitmişlerdi, niye karıştı benim kafam yine yaa, her kumaş için iki alternatifim var :( naaptım ben onlar gidince, o kumaşları gözümün önünden kaldırmalıydım yaaa :( büyük hata. bakıştıkça onlarla hayalimdeki şekiller değişiyor :)
Bu kumaşlarla birlikte bir adet de çizgili kumaşım vardı, o artık kumaş diil bir etek. Dar etek olarak planlandı, sonra kalın kemerli bol bir model olması istendi(bknz. anvelopumsu yazlık eteğim), en sonunda çanımsı darımsı yırtmaçsız bişey oldu çıktı. (onun da fotoğrafı yok tabii ki)

Sonuç olarak öncelikli dikilecek kumaşlarım bunlar. Ama tabi araya birkaç penye, birkaç picoş falan da sıkıştırılacak :)
Ve mümkünse bir süre hiiç kumaş alınmayacak...