31 Ocak 2016 Pazar

Bitirdim öğretmeniiiim :)


Diktim diktim giydim bloğunun "Ekose Aşkınaaaa" başlıklı etkinliğine "nooolur beni de alııın" nidalarıyla katılmıştım ve bir oturuşta şipşak bir etek dikmiştim hatırlarsanız (bknz. etkinlik insanıyım ben). (Aman tanrım, şu özgüvene bak, şipşak dikivermişmiş, yirim ben kendimi, o ne özgüven o !! )
Ama tek parçayla yetinmeyecektim sözde. Mavili bir gömleklik ekosem vardı, hedefim ondan yakasız bir gömlek dikmekti, ama vakit bulamadım bir türlü. Hadi tamam tek parça kalayım bari derken, kendimi kaybedip yaptığım bir bursakumaspazarı alışverişinden çıkan kareli kumaşla etkinliğe ikinci parçayı yetiştirmeye karar verdim.
Kumaşı sipariş ederken aklımda sadece bir dar etek dikmek vardı. Fakat kargo paketini açıp kumaşı elime alır almaz annemin yıllar önce giydiği kloş etek geldi aklıma. Çok severdim o eteği, ona da çook yakışırdı. (annem öğretmen bu arada, ilkokulda aynı okuldaydık ve uzun çizmeleri ve kloş eteğiyle okul koridorlarında pek bi hoş olurdu kendisi, şimdi emekli, çok sık etek giymiyor ama hala çoook çok hoştur :))) Aklıma o kloş etek gelince, uzun giyemem ama kısası bana  uyar diye düşünmeye başladım. Fakat kumaşın sadece 70 santim oluşu tam daire bir eteği daha fazla düşünmeme izin vermedi :( olsun dedim, ha 360 derece, ha 180 derece, o kadarcık derece farkının lafı olmaz.. Serdim kumaşı, başladım düşünmeye.... Aslında düşünecek bişey yok, kumaşı ikiye katla, bel çevremin yarısı olacak şekilde bir oyuntu çiz (aslında bunu daha geometrik bi dille yazacaktım ama mevlüde sultan kızıyor :P :)) ) Peki niye düşünüyorum, çünküüü, pazen eteği dikerken hesapladığım çevre-yarıçap ikilisi, bana oldukça hatalı bir kesim yaptırmıştı, ve eteğin kenarından daraltmak zorunda kalmıştım. Bu sefer daraltmak zorunda kalmamak için, olması gerekenden daha küçük bir bel oyuğu kestim. Ama hesap tuttu mu, tabii ki hayır!! Bu çevre yarıçap ikilisi delirtecek beni, sanırım ben ilkokuldan beri, ya formülü ya da pi sayısını yanlış biliyorum!
Neyse ki bu seferki çember geçen seferki kadar büyük olmadı. Üçüncüde tutturacam herhalde..
2-3 santimetre fazlalığı öne arkaya minnak pensler atarak yokederim diye düşündüm. Oooh, oldu bu iş, düşünme faslını kapatıp dikime geçiyordum ki, ta taaaa, yeni bir probleeem!! Makası elimi aldığımdan beri beni kemiren "ben bişeyi eksik yapıyorum" hissinin kaynağını buldum!! Kemer kesmedim!! Üstelik kumaşı dibine kadar kullandığım için, kemere kullanacak parça kalmadı!! Kalan parçalar: 1 adet yarım daire, 2 adet üçgen! hadi bakalım bu parçalardan kemer yap! Tangram gibi oldu(ki pek de düşkünü değilimdir o oyunun!!) Dar etek olsa tamam, kemer yapmam, alakasız kumaştan pervaz yaparım olur biter. E ama yarım kloş etek de kemersiz olmaz ki! Düz siyah olsun kemeri falan desem, aynı dokuda kumaşım yok, pıffff...

Tam vazgeçmek üzereyken, (vazgeçmek derken, dar eteğe dönmek üzereyken), üçgen parçalarla gözgöze geldik. Masum masum duruyorlar orda, "bizi atacak mısııın, yazık bizeee" bakışıyla.. Hayır dedim, kıyar mıyım ben size, gelin bakayım, bi hipotenüsünüzün ölçüsünü alayım;) Veeee, bizim afacan üçgenler, tam da benim belime 1,5 cm'lik bir kemer çıkaracak kadar hipotenüs sahibiymişler. (Evet biliyorum, verevden kemer diil biye yapılır, ama naapiyim, vaz mı geçeyim, yazık diil mi yarım kloş olmak için yanıp tutuşan ekoseme :( ) Hem kemer de bir bakıma biye sayılır. Üç yanlış da bir doğruyu götürmeeezzz;)

Sonunda fermuarı takıp pensleri kapattım, denedim, tamamdır, tam istediğim gibi! Verev kemerimi itinayla diktim, ikinci dikişe geçmeden bir provaaa... Ama öf ama artık yaaa! Kemeri takınca beli dar geldi!! E ama artık bir akşam için bu kadar macera yeter diyip bıraktım.
Aynı günün sabahı, etkinlik sahibi öğretmenimizle sıkı pazarlıkla iki gün daha koparmışım, ertesi gün bu etek bitti bitti, bitmedi daha da almaz ben sınıfa:P
Ertesi gün, cumartesi olmasına rağmen sabahın köründe "ekosem nerdeeeee" diye uyanıp, daha kahvemi içmeden diktiğim kemerin bir kısmıyla birlikte ön pensleri de söküp, kemerimi mikemmel bi biçimde yeniden taktım yerine:P
Öğleden sonra anneme gittim, gitmişken eteğimin boyunu da o aldı, hatta kesti bile (ama şimdi ödevini annesine yaptıran öğrenci pozisyonuna düştüm gibi mi oldu?? Yok yok, öyle olmamıştır!!)
Akşama eve döner dönmez, etek uçlarına overlok dikişiyle tamamlayıp, telayla kıvırdım, veee, 30 Ocak 2015 saat 18:00 itibari ile ekose eteğim tamamlandı.
Ben bu eteği çok sevdim , sanırım annemin (yukarıda bahsettiğim) eteğini hatırlatmasıyla da  ilgili biraz :)))


10 Ocak 2016 Pazar

pazenle tanışma...


İki haftadır rüyalarıma giren pazenle ilk tanışmam biraz nahoş oldu...Pazen dediğimde aklıma gelen o yumuşak, doğal ve sıcak doku ile ilgili hiçbir hayal kırıklığı yaşamadım. Kumaşlarım kargodan geldiğinden beri,"hadi keselim, dikelim, kıymetlimissss!!" şeklindeyim. Bi sürü alternatif fikir ürettim, ne yaparım nasıl yaparım şeklinde, ornitorenk'in bloğundan kopyalayacağım bi sürü model var kafamda, ki kendisine de yorum bıraktım, kopyalayacağım, bilgin olsun diye (neyse ki "benden daha iyi dikmediğin sürece problem yok" cevabını aldım, rahatladım :D ). Nispeten kolay bir modelle başlamak adına, Burda 2014 Eylül modeline göz koydım. Hatta ornitorenk ilhamı/kopyası ile bu eteğin

üst kısmını deri, alt kısmını pazen yaparım diye karar aldım.. Sonra kumaşlarıma göz atmaya başladım. Siyah ve kışlık pek birşey yokmuş elimde, derkeeen, bir parça kadife ilişti gözüme. Ama ben bundan etek dikmiştim diye düşünürken elime aldığım kumaş cidden etek çıktı :))  Geçen sene şubat ayında diktiğim önden pileli eteği görünce beynimin tembellik konusunda ihtisas yapmış bölgesinin ışıl ışıl olduğunu hissettim :) Evet dedim işte buuu,yaşasın tembelliiiik!
Vakti zamanında dikmeye çalıştığım etek, önden tek bir pilesi olan, arkası düz ve tek parça bir malzeme. Yandan gizli fermuarı, astarı, kemeri herşeyi tamam!!  Tabi bu eteği bambaşka bir kalıptan dönüştürmeye ..çalıştığım için, pile kısmı bi tuhaf duruyordu. Bu sebeple 1 kere giyip, dikiş odamın "kullanılabilecek parça kumaşlar" bölgesine atmıştım. (ha ha haayyt, ne havalı bi tanım oldu di mi, dikiş odam var, üstelik bölgelere ayrılmış, ve üstelik 'kullanılabilecek parça kumaş' isimli bir bölgesi bile var , düzene bak yaaa !!! )
Bu noktada bi parantez daha: (Yok öyle bir bölge  tabii, herşey üstüste yığılmış durumda, birinin gelip herşeyi balkondan fırlatmasını bekliyorum, ancak sıfırdan başlarsam düzenlenir o oda!!!)
Of amma konuştum, hala sadede gelemedim, pazenle nahoş ilişkimize!
Az kaldıı azz sonra..
Neyse efenim, bu eteği bulmamla, ışıyan beyin bölgemin işlemini bitirme süresi, benim eteği üstüme geçirip, pazenimi üzerine iğnelemem sırasında geçen süreyi tam hesaplayamadım, ama sanırım 3 dakikadan fazla değildir..
Oldu bu iş diyerek, hemen pazenimi kapıp kesmeye başladım. (Tabi öncesinde kadife eteğin pilesini yokedip normal çanımsı bir etek haline getirdim)  Pazenimden modeldeki 34 beden için verilen ölçülerle, ortası delik bir daire kestim. Oy oy oy, şimdi cııırt diye dikerim bunu kadife eteğime derken bi baktım ki o öyle olmazmış. Nasıl bir 34 bedense, kestiğim dairenin iç çevresi, benim kadife eteğin en geniş yerinden 5 cm daha geniş çıktı! bu 5 cm için  açı, çevre vs hesaplaymaya gerek yok diyerek, göz kararı, iki yandan daraltım  pazenimi. .
Ve işte bu işlemler sırasında o korkunç gerçekle karşılaştım! Pazenin kenarları kesildiği gibi kalmıyor, Overlok/sülfile(sürfile mi ya da:P) bişey yapmak lazım. Pıfffff, diyerek başladım overlok dikişine. Çok vakit kaybettiriyor bu tip işler işte, benim gibi tembele yapılır mı buuu:(
Beli, yan dikişleri, kadife eteğin kesilen kısmı derken  bayaa bi vakit geçti, ve sıkıldııımmm!
Ama kafaya koydum ya, bu iş bu akşam bitecek, ve yayınlanacak, mecbur bitirdim.
Ama işte, "Ne yapmamalı" ya da "neler öğrendim" başlıklı postlarıma bir ek geliyor: ACELE ETMEMELİİİ!!
Konu ile ilgili bir fotoğraf koymadım tabii ama eteğin arkasında fırfırın dikim hizası EĞRİ!!
Tabi bunu farkettiğimde çook geçti, ne o dikişleri sökecek, ne de baştan ölçüp dikecek gücüm kalmıştı:( "Aaaayyy, bu da böyle olsun" diyerek, bitirdim.
Bir sonraki pazen projemin süresini hesaplarken, bu maceramda şart olduğunu öğrendiğim overlok ile geçen süreyide göz önünde bulundurarak planlama yapacağım.. Tecrübe zor ve hoş birşey, eğitim şart ama deneyimle desteklenmediği sürece pek bi kıymeti yok gibi... Öğrendiğini ya da bildiğini deneyimlemediğin sürece havada kalıyor. Ne kadar deneme/yanılma o kadar tecrübe :)
Neyse ki seviyorum ben bu süreci :))

1 Ocak 2016 Cuma

the-2015-vintage-sewing-pattern pledge

Follow my blog with Bloglovin
2015 bitmek üzereyken, ben verdiğim sözü ancak yerine getirebildim:) Fotoğraflar yılbaşı akşamından, ama topuz geçici, vintage konseptine uysun diye :)
Aslında elimde hiç vintage kalıp olmadan verdim bu sözü, en eski dergim 1997 yılından kalma bir Burda, 18 yıl geçmiş dergi yayınlanalı, yeterince vintage sayılır bence :P
Hedefim 125 numaralı model, beyaz dümdüz bir elbiseydi aslında. Ama sonra çok benzer bir modeli(Burda 2015 Eylül sayısındaki elbise) diktim kendime ve hiç de hayalimdeki gibi durmadı. Gerçi benim kumaş seçimim yanlıştı, hayalimdeki gibi durmayış sebebi o aslında. Bu modeli bir kere daha denemek istiyorum daha uygun bir kumaşla. Bir iki haftaya denerim muhtemelen, kış bitmeden;)

Neyse, gelelim söz verdiğim vintage’a. Düşündüm taşındım, çizgili kumaşımla, 105 numaralı modeldeki dar ve parçalı eteği dikmeye karar verdim. Tabii ki etek boyunu kısaltarak. Uzun etek yakışmıyor bana, topuklu da giysem altına, yere yakın hissediyorum kendimi..
Bu modeldeki cepler aklımı çeldi daha çok. Kalıbı çıkardım, kumaşı serdim, çizmeye başladım falan ama, hiç heves yok içimde. Pileli etek giyesim yok bu aralar. Yok dedim, olmaz, vintage'ı falan boşver, ben bu kumaşımla haftanın iki günü giyeceğim, standart bir arkadan yırtmaçlı dar etek yapayım.
Böylece benim #vintagepledge yine belirsizliğe gömüldü..
İnternette dolaşmaya başladım fikir almak için. Önce bir pinterest board'u buldum (https://www.pinterest.com/Retrofifties/1950s-casual-wear/) sonra da board'un sahibinin bloğunu. 
Google'a "1960 dress patterns" yazınca zilyon tane görsel ve pattern çıkıyor. onların arasında dolaşırken farkettim ki, benim ilk aldığım Burda'lardan birinde olan, dikişe yeni başladığımda kalıbını çıkartıp bir köşeye attığım bir model, taa 50'lerden beri varmış. Etsy'de satılan vintage kalıplardan bir örnek mesela 1960s Dress Pattern Bust 36 Simplicity 6457 Evening A Line Maxi Dress Bell Sleeve Empire Waist Scoop Neck Womens Vintage Sewing Patterns adresinde.
E artık vaktidir diyerek çıkarıdm kalıbımı piyasaya: ) Açık gri, ince yünlü bir kumaşım vardı stoğumda. Hemen çıkardım, başladım kesmeye. 
Ama tabi bu kalıpla da oynamasam olmaz:) Öndeki pile beni hiç sarmadı. Onu kaldırdım, yakayı yuvarlattım. Kolların o karpuz haline hiç tahammül edemezdim. Onları da normale döndürdüm. Kolların kalıbını çıkarmamışım niyeyse. (Sanırım kalıbı çıkardığı zaman dilimi yaz sezonuna denk geldiği için) Mevcut bir kol kalıbını kullanırım diye düşündüm. En son Burda Pratik Dikiş dergisindeki kabanın kolunu kullandım. Biraz daraltırım diye düşünmüştüm, bayaa daralttım :))
Aslında modeldeki kolların karpuz oluşunun da sebebi varmış sanırım :) Şekilde görülüğü gibi benim elbisemin yakası omuzlara doğru oldukça açık oldu :) Oysa ki kolları takmadan önce bu kadar omuzları açıkta bırakmamıştı yaka. Sanırım omuzları aşağı çeken kolların dar yapısı oldu. Yok ama şikayetçi değilim, değişik oldu böyle de ;)
Yakada yaklaşık 2cm'lik tela var. Elbisenin içinde de elastik beyaz astar var. Elimdeki en uygun renk beyazdı. Gidip yenisini almaya üşendim. Tembel miyim neyim!
Vee her zamanki gibi astarla yine sorun yaşadım :) Elastik olduğu için kestikten sonra aşağı sarktı, ve astar ile elbisenin dikiş yerleri denk gelemedi :) Ama tabi dışardan farkediliyor mu? Haayır :)) Ve önemli olan da bu :P Astarın eteklerini de kıvırma ayağı ile dikmeye çalıştım ama korkunç oldu. Çareler tükenmez diyerek, çok çok bol miktarda dantel stoğu olan bir arkadaşımdan istediğim beyaz danteli de etek ucuna geçirdim, ve ta taaaa.. İşlem tamam..