3 Nisan 2016 Pazar

sakınılan göze batan çöpün çıkarılması operasyonu

Bu atalar hiç boş laf etmemiş valla, gerçekten de sakınılan göze çöp batıyor. Neyse ki bu çöp kumaşa diil de astara battı da, çok uğraşmadım.
Bu kumaşımı çok çok severek almıştım, tabii ki bursakumaşpazarından, yakında plaket vermeye gelecekler bana sanırım, en açgözlü müşteri plaketi ;)
Hem rengi, hem yünlü oluşu, hem hafif kırçıllı hali, çok beğenmiştim. Elbise yapmaktı hedefim ama sonra etek de olur dedim, o arada benzer renkli bir etek daha dikince elbiseye geri döndüm, ama bi türlü karar verip kıyıp kesemedim :) (Aaa, asıl o eteğin macerası süper , ben niye yayınlamadım ki onu, bi ara konuyla ilgileneyim;) )
Sonra baktım kış bitiyor, seneye kalsın istemiyorum, biran önce kararımı verip kesmeliyim dedim. Daha önce kullandığım bir kalıbım vardı (Burda 2015 Eylül sayısı). Siyah, kalın ama likralı bir kumaştan dikmiştim. Kumaş çok kalın olduğunda, hiç istediğim gibi durmadı. Ben de yanlardan daraltıp istediğim hale getirmiştim, pek içime sinen bir elbise olamamıştı. Annem sorunun kumaşta olduğunu iddia etmişti, ve tabii yine haklı çıktı. Aynı kalıbı bu kumaşla diktiğimde daraltmaya gerek kalmadan aynı modeldeki formatı yakaladım, istediğim gibi yani. Süper rahat bir elbise oldu.
Tabi bu elbise öyle, hoop kestim, hoop diktim tarzında bitmedi, macerasız dikiş olur mu benim evimde, hayır, olamaz :))
Kumaşımı çizdim kestim, herşey yolunda, 5 parça var zaten birleştirilecek, ne kadar zorlayabilir ki beni...
Ardından astar olarak kullanacağım ince pamuk viskonumsu kumaştan da aynı parçalar kesildi.
Fermuarı arkaya taktım. Astar parçalarını da fermuara diktim.
Üç adet ön parça birbirine dikildi.
Üç adet ön astar parçası birbirine dikildi. Evet. Üstelik hiç sökülmemecesine dikildi. Sağlam sağlam! Çokkk sağlam! Nereden bilebilirdim ki bir parçayı önden bir parçayı arkadan dikeceğimi!!! E görünce başımdan aşağı kaynar sular döküldü tabi.  O dikişleri sökmem mümkün değil! yeterli kumaş yok, yeniden kesemem. Astarlık başka kumaş bulayım desem, arka parçaları fermuara diktim bile, onları da sökemem. Bu durumda şansımı deneyecem, olursa ne ala, olmazsa arka astar da ön astar da sökülecek, başka bir astar kumaşı ile yeniden başlanacak. (o sökme işini düşünmek bile istemiyorum tabii, yarı sökülecek yarı kesilecek!!)
Şansımı denemekle kastım şu: ters diktiğim dikişlerden birini, yanılmıyorsam "fransız dikişi" tabir edilen şekle dönüştürdüm. Ne kadar dahiyane  di mi, eveeet, çoook! nasolsa dikiş paylarım var, iki taraf eşit olmasa da yakın olur dedim. İvit, öyle dedim!! Olmadı tabii.. Astarla kumaşı üstüste koyunca, çok net bi şekilde olmadığı ortaya çıktı :PP elbisenin bir kısmı açıkta kaldı! utancımdan fotoğraf da çekmedim :))
Ama pes ettim mi? tabii ki hayır! Artık kumaşlardan o eksik kalan bölgeye ek yaptım :))) Yokk artık diyenleri duyar gibiyim, ama evet, yaptım, bunu da yaptım :)))) Üstelik gayet de güzel oldu :D
Halimden memnun bi şekilde "amaaan, olan astara olsun, kumaşıma bişey olmasın" diyerek kaldığım yerden devam ettim. Ama tabi bu arada stres ve yorgunluk beni bitirmiş farkedemedim, devam ettim dikmeye. Veeee, tabi ki yepis yeni bir hatalı hareketle durmak ve isyan ederek dikiş odasından kaçmak zorunda kaldım!
Bu hatalı hareketime hala inanamıyorum, bir de uzunca bir süre nerde hata yaptığımı da bulamadım. Hareket şu: ön ve arka yakayı astarladım, omuz dikişini çektim, ve çevirdim.. Ve ta ta ta taaaaaam!! Açık kalan kollar, hiçbir şekilde astarla içten dikilme şansı yok! E herkes nasıl çeviriyor bu elbiseleri??? Biye mi geçirsem, yapıştırsam mı, üstten mi diksem, naapppsaammmm!! diye çığlık atarak kaçtım odadan! Yüksek doz dikiş macerası yaramıyor bana. Nasıl düşünemedim, ya da ne düşündüm de o omuzları birleştirdim hiç bilmiyorum :)
Astarı sökmemek için debelenirsen, acısı başka yerden çıkar işte, ilahi adalet :))) Ertesi gün oturdum bidik bidik söktüm omuzları da yakanın bi kısmını da!
Ama sonuçta astar azıcık ezik büzük olsa da dışarıdan hiç de bişey belli diil (omuz kısmında azıcık potluk var ama takılmıyorum:) )
Bu sene fazla giyemem  herhalde bu elbiseyi ama, seneye sonbaharda da kışın da çok giyecekmişim gibi bi his var içimde :))  --> bu son cümleyi yazışımın üzerinden yaklaşık 3 hafta geçti, ve şimdiden 3 kere giydim bile elbisemi ;)

17 yorum:

  1. Evladım dikiş değil savaş yapıyorsun resmen.Ben yoruldum okurken.Getir dikişleri yavaş yavaş dikerim ben.Ben seni yolda bulamadım. Bu arada çok güzel olmuş öpüyorum seni ellerine sağlık. ..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayyy, çokk güldüm :)
      Mor ceketimin yazısını okurken daha çok yorulacaksın :))
      Bi dahaki ceketin astarını sana diktirecem, sen kaşındınn :))))

      Sil
  2. En masum savaş dikişle olan,annesi.
    İyi gelen kapıyı kapatıp meseleleri dışarıda bırakmak mı
    birazda Çıtır Hanım.

    YanıtlaSil
  3. Pelmoşum, meseleler içimizde, kapıyı kapatsan ne fayda :( Ama tabii içimizdeki kötülüklerin hacmini azaltmak için güzelliklerin hacmini arttırmak pratik bi çözüm diil mi ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çooook katılıyorum.Yaratıcılığını ayrıca kutluyorum.

      Sil
  4. Hahahahahahha,okurken yıllar önceki dikişlerim aklıma geliyor hep.Ben geçen zaman içinde olmadığında zorlamayıp başından kalkmayı öğrendim.Sen de öğreneceksin ama süreç böyle acılı işliyor.İlla bitirip kalkacağız başından.Oysa ki,bırakıp bir iki dolanıp gelince olmayanı oldurmak daha kolay oluyor.Yok yok,sen çok usta dikişçi olacaksın,var sende o ışık.A be prenses,iki tane jile diktim ve ikisini de farklı farklı astarladım ve de ayrıntılı bir şekilde anlattım.Bir baksaydın ya.Neyse yaparak öğrenmek kalıcı hasar ay pardon,kalıcı öğrenme bırakıyor.Devam devam,her diktiğin bir olay ama netice hep süper oluyor.Yok öyle anneye astarlatmak ama götür anneciğinin yanına,o tarif etsin sen de yap.Hem de sohbet edersiniz.En zevkli dikiş biriyle beraber dikerken yapılıyor,hele de anne olursa.Öpüp kucaklıyorum seni kocaman,anneciğine de selamlar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ​Ya evet, aslında iki dolanıp hava alsam herşey daha düzgün ilerleyecek belki de ama kafam takılınca kalkmak istemiyorum başından hiçç:(
      Okudum o jile astarlama postlarını ben, sözde senin gibi her parçayı ayrı astarladım hatta, içi ayrı dışı ayrı dikmedim. Ama o omuz kısmını nasıl atladım bilmiyorum. Hadi atladım, nasıl uzunca bi süre ayılamadım, onu hiç bilmiyorum :) Aslında başlamadan önce açıp bir daha okumam gerekiyordu, acelecilikten geliyor başıma ne geliyorsa :(
      Yok yok, astarımı kendim yaparım ben, annemi yormam :)) Annem de selam söyler sana :))
      Çok teşekkür ederim motive edici yorumların için, ben de ben de çok öpüyorum :))

      Sil
  5. Ay! ben senii yerim koptum Gökçe allah iyiliğini versin emi dikiş seni yorsa da vazgeçmiyorsun ya valla devam ,her zorluğun arkası ferahlıktır ;) ve sonuca bakmak lazım .... bıkmayarak senelerce sağlıcakla giy elbiseni :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ​:))) vazgeçsem daha kolay olacak aslında ama yok işte, bünye huzur bulmuyor ara verince :))
      ​Çook teşekkür ederim :))

      Sil
  6. Ben simdi birsey soyleyecegim de korkuyorum terlik yada oklavayla kovalarsin diye:)) Ben anlamadim!!! Bir parca onden, bir parca arkadan dikilecek derken?
    Kolsuz elbise en kolay astarlanan giysi. Yakinda bunlarin hepsine gulup, ay ne kolay seylerde ne hatalar yapmisim diyeceksin. Azmine hayranim. Benim manteau bir kosede bekliyor. Olmayinca nadasa birakiyorum. Sende oyle yap. Kafayi toparlayinca daha cabuk sonuclandiriyorsun cunku. Elbisenin rengi cok guzelmis. Guzel gunlerde kullan hayatim.
    O etek macerani bekliyoruz en kisa zamanda:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ​yok yaa ne kovalayacam, o kadar anlamsız bir iş yaptım ki, anlamaman normal. Utanmayıp fotoğraf çekseydim anlayacaktın :) Astarın ön parçası 3 parçalı, bir orta, iki yan şeklinde. İlk yan parçayı orta parçaya normal diktim, diğer yan parçayı ortaya parçaya dikerken kumaşın arkasını önünü karıştırmışım aceleyle. dikişlerin biri önde biri arkada kaldı :))
      Bi daha sakin sakin yapıcam, arada mola vericem (umarım!) Çook teşekkür ederim, sevindim beğenmene :)

      Sil
  7. Öncelikle merhebalar,Aysel Hanım'ın düzenlediği dikiş etkinliği aracılıyla dikiş sever blogger arkadaşları ve sizi tanıma şansım oldu..
    Yazıya gelince :)) Ben okurken yoruldum :) sizi yaparken düşünemiyorum..Ama bu harika sonuça değmiş çekilen zorluklar,ellerinize emeğinize sağlık,güle güle keyifle giyin..Sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ​Merhaba aktüelmoda :) Ben sizin bloğunuzu yeni gördüm, alıyorum hemen takibe:)
      Çok memnun olduğum beğeninize, çok yordu gerçekten, acemi olunca en basit modeller bile olay haline geliyor böyle :))
      Görüşmek üzere..

      Sil
  8. Ayyy anlatıma güleyimmi verdiginiz bu savaşa ağlıyımmı bilemedim. Allahım bu ne azap bu ne kabus. Ama bir güzel yanı varsa bu işin bu elbiseden bir tane daha dikseniz asla hata olmaz. İnsan böyle böyle ustalaşıyor. Güle güle giyin. Ellerinize sağlık. 😄😘😘

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gül gül, hiç sıkıntı yok, olay süresince sürekli ağlamaklı moddaydım ben ama bi süre geçince üzerinden gülüyorum artık :)) Ve aynen dediğiniz gibi, bi tane daha dikecem aynı modelden ve "çizdim, kesim diktim" şeklinde kısa bir yazı ile yayınlayacağım :)))) (çok büyük konuşuyorum bak, yine başıma gelecek var :D)
      Teşekkür ederim :))

      Sil
  9. Sevgli Gökçe kendi m yapmışım da bir görüp yazmış onu okuyor gibi hissettim:))))
    ahh benim bir de kloş etek dikerken aklımca kumaşı artıracağım maceram yüzünden(kumaşın havını dikkate almayınca) rezil olan bir olayım var ki evlere şenlik hala bir kenar da duruyor bakalım neye dönüşecek:))
    Sonuç çok güzel olmuş sağlıkla giy. En güzeli Sevdacığımın dediği gibi arada bir dikkati farklı yere vermek gerekiyor:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hatice Hanımmm, siz de mii :)) Ama ben artık dersimi aldım:) Mesela bugün yoruldum ve bıraktım, aklım dikiş odasında kaldı ama devam edersem yeni bir macera bekleyecek beni biliyorum :)) Kloş etek dönüşümünüzü de sabırsızlıkla bekliyorum :))
      Teşekkür ederim :)

      Sil