14 Haziran 2016 Salı

yaz üniformam



Mayıs ayında bir heves diktim, bir türlü giyemedim bu arkadaşı :( Haziranın sonunda, artık kar da yağsa giyiyorum diyip hem giydim, hem de yazısını yazıyorum :) 
Kalıp Eylül 2014 Burda'sının kapağındaki elbise. Aslında geçen sene niyetliydim bunu dikmeye. Ama uygun kumaş bulana kadar yaz bitti. İyi ki de bu seneye kalmış aslında. Bu arlar geçen yaz diktiğim bluzları giymeye başladım, her elime alışımda gözüme batıyor yalan yanlış dikişlerim :) Seviniyorum tabi buna, kendimi ne kadar geliştirdiğimi gözlerimle görmüş oluyorum :))
Bu elbiseyi de geçen sene dikseydim, yakası kimbilir nasıl olacaktı. Bir de tela mevzusu var tabi yakın zamana kadar hiiç sallamadığım. Bu elbisede de tüm pervazları telaladım. Yakası hiç beklemediğim kadar güzel oldu. "Aferim bana, aferim bana" diye diye açtım ilikleri. Mesela geçen yaz diksem bu ilikler de kimbilir nasıl olurdu. Eski makinem ilik konusunda çok başarılı değildi, e tabi ben de pek başarılı değildim o zamanlar , ikimiz biraraya gelince de iliklerin kaderi pek parlak olmazdı :))


Sıkıntısız bir dikiş etkinliği oldu benim için, tek maceralı kısım kollarıydı. Aslında böyle büzgülü falan değil orjinal model, ama büzmeden bırakınca o kadar saçma bir görüntü oldu ki, bir çözüm arayışına girmem gerekti. Komple kolu sökeyim dedim önce. Sonra kolun üst kısmından minik bir fiyonk koyuup büzeyim diye düşündüm. Sonra da en pratik bulduğum çözümü uyguladım: kola boydan boya bebe lastiği geçirdim (o incecik lastiklerin adı bebe lastiğidir di mi, yoksa bambaşka bişey mi, neyse, anladınız siz onu;) Kumaş biraz daha dökümlü olsaydı bu atraksiyona gerek kalmayabilirdi belki. 
Kumaşın cinsi tencel, Kumaş Fırsatı sitesinden aldım. Bence yaz için ideal. Hem içi görünmüyor, astara gerek yok, hem de dökümlü. İki farklı rengini almıştım bu kumaşın. Diğeriyle bol paça pantolon diktim, sonra söktüm, şu an sökük halde bekliyor, cezalı! Ondan artan 80-90 santimden de etek dikilecek, sırasını bekliyor.
Bu kalıbı geçen yaz çıkartmıştım, o yüzden üst kısım bir parça dar. Yakın zamanda aynı kalıbı tekrar kullanmayı düşünüyorum, puantiyeli siyah bir viskon aldım, bu elbisenin etek boyunun az daha kısa olan versiyonunu dikmeyi düşünüyorum. Acaba 36 beden kalıp mı çıkartsam yeniden, yoksa bu kalıbın dikiş payını biraz fazla tutarak mı kessem? Viskon esner m ki zamanla, ya da çeker mi ki yıkanınca ? 

6 Haziran 2016 Pazartesi

neye niyet neye kısmet

Bu elbiseyi dikmeye başladığımda aklımda herhangi bir kalıpsal değişiklik yapmak yoktu. Gayet macerasız, kurallara uygun bir dikiş olacaktı. Nitekim herşey aynen planladığım şekilde gelişmeye başlamıştı. Ama bir noktadan sonra işler çığrından çıktı :)

İlk sıkıntı yaşamaya başladığım nokta yaka patı kısmıydı. Bir saat düşündüm taşındım, bu pat parçasını nasıl yerleştirip nerden dikmeli nerden kesmeli şeklinde. Tam “hah tamam işte aynen böyle, şurayı dikecem, şurayı kesince, bu parça da hoop diye arkaya dönüverecek” diye düşünüp aksiyona geçiyorum, sonra çlinkkk şeklinde bir düşünce balonu çıkıyor “ama şimdi burayı kesersem nasıl ortalanacak bu pat, cık, olmaz öyle”. Hadiii, sil baştan!! Öyle böyle, 1 saatte doğru formatı buldum, bi dahaki sefer çok kolay olacak :)
Patı yaptıktan sonra yakayı, yaka köprüsünü hazırladım. Cepleri hazırladım. Cepleri dikmek üzereyken bir baktım ki cep yerlerini işaretlememişim kalıba. Tekrar kalıbı açmaya üşendim, göz kararı yerleştirip dikiverdim cepleri. Fermuar falan yok ya, arka dikişi çek, yan dikşleri çek, e kumaş kalın zaten, astara da gerek yok, yakayı da takınca olay bitecek. Yakasız halini giyip genel duruşa bir bakayım dedim. Aman tanrım didim, o nasıl bir duruş öyle! Bildiğin un çuvalı! Pişmanlıktan kıvranmaya başladım, neden şu patı yapmadan önce bi şekilde prova etmedim kendimde diye. Ama o kadar uğraştım o patla, benim bu çuvalı adam etmem lazım! Önce önden arkadan pens koymayı düşündüm. Ama kumaş kalın, tamamen üzerime oturtmam lazım pensli halinin güzel durması için. Öyle yaparsam da giyip çıkarmam imkansız olabilir, yaka açıklığı  yeterince açık değil çünkü. Arkayı söküp fermuar takmam lazım. Hem benim hayalim öyle üzerime oturan bir elbise de değildi, daha bol rahat bir tarzdı aklımdaki (ve dergide gördüğüm)

O arada kumaşların arasından bir kemer göz kırptı bana, “şşt, sen beni pek sevmezsin ama, bazen çok faydalı olabilirim biliyorsun, hadi bi dene beni” diyerek. Kırmadım tabi, denedim, cidden doğru diyormuş. İlk düşüncem beş altı adet kemer briti yapıp, hazır bir kemer kullanmaktı. Sonra aynı kumaştan kemer de yapayım dedim. Ama en faydalı ve pratik düşünce en son aklıma geldi: Beline tünel yapıp lastik geçirmek. Tüneli elbiseye dikip, lastiği geçirdikten sonra  kendimden emin bir şekilde bir daha giydim elbiseyi. Ve yine delirmeme ramak kaldı! Nasıl aldıysam bel yerinin ölçüsünü, bel aşağıda kaldı! Lastikli bölgeyi bel hizama getirince de elbisenin üst kısmı balon gibi duruyor, çünkü kumaş kalınnn! En az 3 santim yukarıdan dikmem lazımmış tüneli.
Umutsuzca aynaya bakarken farkettim ki, bu elbisenin kol açıklığı oldukça fazla. Neden olması dedim, olur bu iş! Omuz dikişlerini söktüm, kalıbın ön ve arka yaka kısmını tekrar elbisenin üzerine koyup omuzları ve yakayı aşağı çektim:) Kollar dar olursa kolları da aşağıdan açıveririm, olur biter. Annemi arayıp kıkırdayarak zihni sinir procemi anlattım, “bana olmaz öyle deme, bana gaz ver, olur öyle de” diyerek konuya girdiğim için itiraz edemedi, gerçek düşüncesi mi, yoksa beni hoş tutmak için mi bilmiyorum ama, “aaa, tabii tabi, olur aynen öyle” dedi :)
Sonuçta kollarla oynamama hiç gerek kalmadı, lastik tüneli de tam istediğim yere oturdu. Veee mutlu son sanıyorsunuz di mi, hayır, daha değil!
Yakayı takıp giydikten sonra yine korkunç bir manzarayala karşılaştım. Yelken yakalarımla 70lerden fırlamış gibiydim! Benim gibi bir tembel, o yakayı söker mi sizce?? Tabii ki hayır, tembel insan yaratıcı olur derler, yakanın sivri uçlarını bir kürdan yardımıyla içeri ittirip istediğim genişliğe getirdim, sonra da dışından dikiş çektim. Ütüyü de basınca, ohhh, miss, safari elbisem hazır!
(Bu arada elbisenin orjinal modeli: Burda 2003 Mayıs sayısı 117 numaralı model.)




1 Haziran 2016 Çarşamba

#MMMAY16 dördüncü ve son hafta





Ne yaptım ettim, etkinlik hedefimi tutturdum :)
Son iki gün hava düzelmemiş olsa tutmuyordu. Bir de tabi cuma günü kesip, cumartesi dikip, pazar giydiğim trikomsu uzun kollu tshirt var :)
Sonuncu parça olarak giydiğim bol cepli kahverengi elbisemi dikerken yine maceradan maceraya sürüklendim, başka bir yayında anlatıcam;)
Sonuç olarak, #MMMAY16 benim çok eğlendiğim bir etkinlik oldu :) Seneye de katılırım büyük ihtimalle. Bu sene eksiklerimi görmüş oldum. Mesela mevsim geçişleri için fazla seçeneğim yok diktiklerimin arasında. Bir de renk konusu var eksik olarak gördüğüm, biraz daha canlı renkli, neşeli ve uzun kollu bluzler dikebilirim :)