11 Ekim 2017 Çarşamba

piti piti kareli trençimsi


Eylül ayı dikiş projelerim açısından çok verimli geçti diyemem. Ama tamamen de boş oturmuş değilim tabii ki :)
İnstagramda @terzi_terazi, @gizlidikis ve @bluesewing üçlüsünün evsahipliği yaptığı #sonbahargiysileri etkinliği kapsamında, yıllardır ihtiyacım olan trençkotu nihayet diktim :)
Hem lacivert, hem içi piti piti kareli, hem istediğim boyda, hem de kendim diktim, daha ne olsun :))

Ocak ayında diktiğim kırmızı kabanın kalıbını çok sevmiş ve tekrar kullanmayı aklıma koymuştum.
Kırmızı kabanda kumaşım hiç artmadığı için beldeki ve kollardaki şeritleri yapamamıştım. Ama hedef,  kaban değil trenç olunca, o şeritleri yapmamak olmazdı. Kumaşım yine kıtı kıtına yetecek kadar az olsa da, ne yapıp edip o şeritlere yetecek şekilde kestim :)

Kumaş yine pazardan, yine parça kumaş (ve yine az), ve yine pazarcı abinin zorla aldırdığı bir parça :)) Çapa desenli lacivert bir kumaş beğenmiştim parçaların arasında(Yandaki fotoğrafta, Burda Aralık sayısından diktiğim mavi balinamı üzerinde yüzerken gördüğünüz kumaş :) ). Sadece onu alıp devam edecektim yoluma, ama abi bir reklam yaptı, bak bunlar şöyle güzel keten, böyle kaliteli falan derken, bir parça daha ketenimsi aldım, seneye dikerim bişeyler diyerek. Sonra da bu lacivert parça geldi elime, ve istemsizce onu da atıverdim poşetime. Eve gelince baktım baktım bi anlam veremedim bu parçaya. Niye aldım ki acaba, ne dikerim diye düşündüm ki dedim, bulamadım, hala hatırlamıyorum niye aldığımı. Ama ne etek, ne elbiseye uygun bir kumaş, pantolon dikilir heralde diyerek kaldırdım bir köşeye, ama pantolon için de hoş olmazdı..

Derken instagramdaki #sonbahargiysileri etkinliğini görünce, kumaş stoğumu incelemeye başladım, ama hala aklımda trenç yoktu. Ne zamanki bu kumaş elime geldi, işte dedim, "bunun için alınmışsın sen, gel buraya, sen bir trenç olacaksın!"

Astar olarak kullandığım kumaş da yine pazardan parça kumaşların arasında bulduğum pitipiti bişeydi (bu arada "pitikare değil o, pötikare pötiii!!" diye seslenenlerinizi duyar gibiyim, hayır efenim, benim için pitikare o, TDK yanlış biliyor :PP)
Astarın da metrelerce olmadığını söylememe gerek yok heralde, ama tam geldi, hiç ek falan yapmadan yettirdim astar kumaşımı da! 
Kumaşların fiyatını yazmadan geçemeyeceğim, dış 10, iç 2 lira :))
Kumaşları bu kadar ucuza edinince, düğmelerin tanesine verdiğim 1,5 lira çok üzüyor beni, sizce de şaka gibi değil mi ama :( Neyse ki düğmeler konusunda hiç sıkıntı yaşamadım bu sefer, tam istediğimi şak diye buluverdim, şaşkınım :)

Macera yok mu macera diyenlere gelsin şimdi bu paragraf:
En eğlenerek diktiğim parçalar kol ve bel şeritleriydi. Ama bu kadar eğlence bana fazla geldi tabii..  Şeritleri kolları birleştirirken araya alıp diktim. Kalıp üzerinde zaten şeritlerin yeri işaretliydi. Her iki kol parçasına da geçirmişim o işareti. Ölçmeden cırt diye dikiverdim işaretlerden. Ne zaman ki kollar takıldı, şeritlerin açık uçları yerlerine iğnelendi, giyildi, işte o zaman farkettim ki iki şerit arasında 1cm kadar bir fark var :(((
İsyiiaaaaaannnn!!! Hadiiii, sök bakalım. Bir de kendime sinir oluyorum, o kadar küçük dikiş aralığı kullanıyorum ki, sökene kadar canım çıkıyor. Söküp ölçülü biçili halde diktikten sonra, benzer bir sök/dik işlemini bel şeridinde de yapmak zorunda kaldım, neyse ki onu sadece düğme dikişi ile tutturduğum için çok sıkıntı yaşamadım. Fotoğraflarda fark edilmiyor ama, şeritlere ilik açmadım, direk düğmeyi üzerine diktim (bu yöntemi ne kadar sık kullanıyorum, nasıl bir tembel insanım ben yaaa :(( )



Kalıpla ilgili tek sıkıntım, kolları takarken çok uğraştırması oldu. Bir önceki kabanda, kaşe kumaşın daha esnek oluşundan ötürü bu kadar yormamıştı, ama bu seferki kumaşım sıfır esnek, kolların arka tarafındaki birkaç noktada, dışarıdan farkedilmeyecek kadar minnak büzgüler var. Ay aman, o kadar da oluversin diyerek söküp tekrar takmayı denemedim. Zaten olduğundan daha kötü hale getirme ihtimalim de vardı, o yüzden riske girmedim :) Hatasız trenç olmaz, hatasıyla seviyorum onu ;)

Kalıp bilgisi
Trenç: Burda 2006 Aralık sayısı 120 numaralı model
Mavi Balina: Burda 2016 Aralık sayısı 



6 Eylül 2017 Çarşamba

#wardrobebuilder için diktiğim pantolon Eylül ayı Burda'sından


#wardrobebuilder etkinliğinde geçen ayın teması "uyku kıyafetleri" idi. Aklımda şort/askılı üst şeklinde bir pijama takımı dikmek vardı, ama yapamadım. Bu ara bünyem, dikişe biraz ara vermem gerektiğinin sinyallerini veriyor. Sevimsiz bir bel ağrım var haftalardır. O yüzden dikiş odamla fazla haşır neşir olamıyorum. Aklımdaki pijamayı dikemeyince, iki yıl önce, bilinçsizce diktiğim bu geceliği yayınladım. Her ne kadar çok ve anlamsız hatalarla dolu olsa da, çok sık giydiğim bir geceliktir kendileri :)) Sanırım ilk diktiklerime ayrı bir bağlılığım var :) (bknz. İnstagramda #miymarch17 etkinliği kapsamında paylaştığım, giymelere doyamadığım viskon ev pantolonum)

  Ağustos ayında yaptığım sahtekarlığın vicdan azabıyla, Eylül ayının teması olan pantolonu hemencecik diktim ve yayınladım.
Hemencecik dediğime bakmayın, normalde bir günde bitecek pantolon, en az üç güne yayıldı, "belim ağrıyor, ondan" diyecem ama, yerseniz :)))

Pantolonun kalıbı Eylül 2017 Burda'sından. Dikişe başladığımdan beri aradığım pantolon kalıbını buldum diyeceğimi düşünüyordum ama, maalesef, bu da değilmiş.. Aslında istediğim tipe çok yakın olmakla birlikte, birkaç eksisi var benim açımdan.
Öncelikle fermuar… Pantolonda gizli fermuar ne kadar anlamsız bir seçimdir! Üstelik yandan!! Pantolon dediğinin önden standart fermuarı olur, di mi  ama!! Fermuar macerama birazdan geri döneceğim, kalıbı eleştirmeyi bitireyim önce:
İkinci eksisi, belinin yüksek olması. Üstelik kalıp açıklamasında "düşük belli" yazıyor. Belin düşük olması için göbek deliğinden en az 6-7 cm aşağıda olmalı bence, ama neredeyse göbekte bitiyor bu bel.
Son olarak da duble paça.. Seveni vardır elbet ama, ben hiç sevmem niyeyse. Neyse ki iptal etmek kolay.

Duble paçayı direk iptal ettim zaten, hatta ilk hedefim paçaları da uzun tutmaktı. Fakat sonra kısa paçayı daha sevimli buldum, kesiverdim :))

Kumaşımı yaz başında pazardan almıştım. Fil yakalı bluz maceramı hatırlayan var mı? Oradaki fotoğraflarda üzerimde olan eteği de (Burda 2017 Şubat sayısı) bu kumaştan dikmiştim. Kumaşçı abi zorla sattı bana, iki tane esnek keten buldum tezgahta, 80er cm istedim ikisinden de. (Valla cimrilikten değil yaa, dar ya da çan etek dikeceğim kesin, 1 metre alırsam en az 40 cm artıcak,  artınca atmaya  kıyamıyorum, kıyamayınca da minnak kumaş parçaları stoğum gittikçe devleşiyor!) Kumaşçı abi tutturdu , "bitiyor zaten, kesilmez bu al hepsini, şort yaparsın artanla da" diye, 180 cm falan hepsi. Mecbur aldım… Ama iyi ki de almışım. Hatta diğer kumaşı da fazla alsaydım keşke, ondan da pantolon dikermişim..

Kalıp üzerime tam oturdu diyebilirim, sadece kalça hizasıdan yukarı kadar 1er santimetre yanlardan daralttım, onun dışında hiç modifiye yok, sorunsuz..

Tek sorun gizli fermuarda çıktı. Evdeki fermuar stoğumun renk durumundan daha önce de bahsetmiştim, mesela şuradaki son derece ciddi pantolonun fermuarı ne renk sizce ;)))) Kesinlikle siyah değil :)))
Bu kumaşa asker yeşili ya da benzer tonda bir yeşil lazım. Ama elimdeki tek yeşil, anlamsız fosforlu gibi bir fıstık yeşili… Nasıl olsa gizlenecek dedim, dikiverdim. Ama tabi fermuarların gizliliği de bir yere kadar. Özellikle böyle esnek ve üzerime oturan bir pantolona (ve de yan tarafına(!!!)) montelendiğinde, gizeminden eser kalmıyor… Sol taraftan, ince bir çizgi halinde göz kırpıyor afacan!!
Ama o kadar uğraşmışım, dikmişim, söker miyim ben onu, assslaaa…. Bende çare bitmez :) Kumaşın renginin tıpkısının aynısı bir oje ilişiverdi gözüme, "yok artık, abartma istersen" dedim önce kendi kendime, sonra düşündüm, biran kendimi o fermuarı sökerken getirdim gözümün önüne, ardından, bu sıcakta tuhafiyeciye gitmeye çalışırken gördüm kendimi, sonra bi baktım fermuarın bi tarafı ojelenmiş bile, bi de güzel olmuş ki , tam rengi de tutmuş, devam diyip diğer tarafı da bitirdim.
Fermuar macerasını başarıyla tamamladıktan sonra kemerini taktım, kemerin üzerinde dikiş görünsün istemedim, içten makineye çektikten sonra el dikişiyle tamamladım. Kemer kısmındaki düğmeler tabii ki işlevsiz, benim gibi bir tembel ilik açar mı sizce :)))

Bu kalıp için kumaşın biraz esnek olması avantaj oldu sanırım. Kış sezonu için yünlü kumaş ile de aynı kalıbı kullanmayı düşünüyorum. Ama iki minik değişiklik var aklımda. Yandaki fermuarı öne alıp gizlemeyeceğim. Kemerini de üst taraftan en az 3 santimetre daraltacağım.
Bakalım sonuç nasıl olacak…

Kalıp bilgisi:
Pantolon:   Burda 2017 Eylül sayısı
Bluz:            Burda 2017 Şubat sayısı

18 Temmuz 2017 Salı

krep kumaşla küçük siyah elbise


Krep kumaşa tela yapıştırmanın ne kadar eziyetli olabileceğini, ya da askıların  boyunu kendi üzerinde ve tek başına ayarlamaya çalışmanın ne kadar sinir bozucu olabileceğini şu gördüğünüz küçük siyah elbise öğretti bana..

Kumasfirsati sitesinden aldığım krep kumaşı kullandım.
Dergide yazan miktar ile benim kullandığım miktar arasında yine dağlar kadar fark var tabii :) Gerçi dergideki uzun bir elbiseydi, benimkinin iki katı kumaş kullanması normal :) (1,5 metre civarında kumaş yetti bana)


Üst parçalardan ikişer tane kestikten sonra, dışta kalacak olan parçaları telaladım. Ya da ben telaladığımı sandım. Çünkü üst parçaları birleştirme aşamasına geldiğimde, elimi attığım tüm telalı parçaların bağımsızlıklarını ilan ettiklerini gördüm. Direndim, bir kere daha ütüledim telaları. Ama bu sefer daha sıcak bir ütüyle! Tuttular gibi ama içime sinmedi benim. Üşenmeyip üst parçaların tamamını telalarına teğelledim. Teğelleme işlemini hiç sevmem, bir de sökmesi var teğelleri üstelik :(

Tela işleminden sonra askıları hazırladım. Üst parçaları birleştirdim. Eteği üst parçalara ilave ettim(sadece dıştaki telalı parçaya diktim, askıları üst parçaların arasından geçireceğim için). Sonra da sırtına gizli fermuar diktim. Sırt kısmı oldukça aşağıda olduğu için, uzun bir fermuara gerek kalmadı, eteklerde kullandığım gizli fermuarlardan (sanırım 17cm falan) diktim. 


 Bu aralar fermuar takmaktan hiç hoşlanmıyorum nedense, mümkün olduğunca fermuarsız kalıplara gidiyor elim, ya da kalıpları fermuarsız kullanmak için çabalıyorum, (bknz: Fil yakalı gömleğimsi) :))) İstediğim düzgünlükte takamadığımdan sanırım :((




Etek ve üst parçalar birleştikten sonra sıra geldi askıların ayarlanmasınaaa!!! Bu aşamaya gelene kadar bir iki askı ayar denemesi yapmıştım zaten. Eteği takmadan sadece üstü giyip bir ayar çektim, ama etek/fermuar operasyonları sırasında kayboldu o ayar :(
Bu arada üst parçaların sırt kısmına askıları sabitlemiştim. Ön parçalarda da, askıların dikileceği noktaları dikmeden, askıların geçebileceği kadar  boşluklu olarak bırakmıştım.
Ayarı tutturmak için elbiseyi kaç kere giyip çıkardığımı hatırlamıyorum.
  • Giy, askıları iğnele, çıkar, sonra bir bak ki: çıkarırken iğne de düşmüş!!
  • Tekrar giy, askıları iğnele, çıkar, sonra bir bak ki: askı kıvrık kıvrık gelmiş!!
  • Bi daha giy, askıları iğnele, çıkar, sonra bir bak ki: sağ askı ile soğ askı arasında 3 santim fark varmış!!
Daha sayarım da, saymayayım, sinirim bozuluyor!!
Gerçekten feci uğraştırıcı bir süreçti, en zor kısmıydı bu elbisenin diyebilirim!
En sonunda askılar eşit ve düzgün bir şekilde sabitlendi, sıra astara geldi. Ama övünmek gibi olmasın, astar montajım başarılıydı :)


Etek uçlarını iki kere yaptım, hem astar hem elbise için. İlk seansındaki etek boyunun daha kısa olması gerektiğine dair geri bildirimler alınca, mecbur 5 santim daha kısalttım.

Bayram tatilini ilk iki gününde tamamladığım elbisemi, ertesi hafta iş arkadaşlarımdan birinin düğününde giydim bile :)

Elbisenin sırt kısmı kesinlikle içime sindi, fakat göğüs kısmında bir daha bu tarz bir model kullanacağımı sanmıyorum. Siyah olduğu için fazla göze batmıyor ama potluklar var, tam oturtamadım üzerime. Sorun sanırım benim başarısız provalarımdan kaynaklandı. Gerçi büyük konuşmamam lazım, dayanamayıp yine deneyebilirim :))



12 Temmuz 2017 Çarşamba

#wardrobebuilder ve #çiçeklielbiseler etkinlikleri için: kat kat kat elbise



#wardrobe builder etkinliğinde bu ayın konusu "yaz elbisesi"ydi.
Instagramdaki diğer bir etkinlik de, @madebymelos'un düzenlediği #çiçeklielbiseler 'di.
Çiçekli bir kumaş seçerek her ikisine de  uygun bir elbise çıkardım ortaya :) İtiraf edeyim, bilinçli bir birleştirme  değildi bu :) #Çiçeklilbiseler için diktim aslında, ertesi gün farkettim ki, #wardrobebuilder'a da uygun olmuş.
Gelelim macerasınaaaa…
Kumaşı, annem Amasra'dan almıştı. Farklı renklerinden ona da iki elbise dikmiştik yazlığa gitmeden. (Aslında bu kumaş da onundu ama ben göz koyunca itiraz etmedi:) ) İncecik ama kolay dikilen bir kumaş. Tek sıkıntısı kenarlarının çok çabuk atıyor olması.
Düz siyah kumaşı 2,5 metre kullandım , çiçekli 3 metreyi geçmiştir sanırım. Etek boyunu uzun kesmiştim ilk başta, direk kısa kesseydim 2,5 metre yeterdi büyük ihtimalle (kumaşın eni 90 cm falan)
Aklımdaki salaş elbiseye uygun kalıp bulamayınca, ortaya karışık bir kalıp operasyonu yaptım.

Fermuar takmak istemiyordum, o yüzden kolsuz bluz kalıplarına göz atarken aklıma son diktiğim fırfırlı kollu bluz geldi(2017 Şubat sayısı). Hemen buldum kalıbı. Öndeki pileyi iptal edince sıkıntı olmayacağından emin olunca, kestim gitti :) Siyah kumaşı astar olarak kullandım, yaka kol biyesi derdi de olmadı, şipşak bitti üstü..
Etekleri için de 2014 Eylül sayısındaki 123 numaralı modelin eteğini kullandım. Aslında pek kullandım denemez, kalıbı kumaşa koydum ama, ne boyunu ne enini kullandım, sadece bel kısmını çizdim kalıptan, hatta onu bile genişlettim, tam olarak kullanmadım :)) Verevlerini zaten göz kararı kestim. Eteği kalıpsız yapmışım aslında :)
Üç adet etek kestim, üçünü birbirine overlokla diktim, sonra da hangi akla hizmet bilmiyorum ama, üstü ve altı, kalın bir lastikle birleştirdim.
Veeee, facia!!
Nasıl bir kabus görüntü anlatamam!! Etekler o kadar pot duruyor ki, yanlar kabarık kabarık! Anladım ki en alt eteği diğerlerinden daha dar kesmek gerekiyormuş.
Söktüm tabii lastiği, çok eziyetli bir söküm işlemiydi :( iki parçayı da ayrı ayrı zigzaglamıştım, üstelik sıkı sıkı :(( 10 dakikada diktiğini 1 saatte sökmek korkunç bişey :(
Söktükten sonra en alttaki eteği hem daralttım, hem kısalttım. Üst eteklerden de siyah olanı sadece kısalttım. Lastik kullanmadan alt-üst birleştirmesini yaptım. Etek uçlarına overlok yaptım.
Ve ta taaam, sonuç böyle bir elbise oldu.
Kalıp bilgisi: üst 2017 Şubat


10 Temmuz 2017 Pazartesi

midyat! seyfo! gülün!

Fil yakalı bluz diktim. 
Siyah çizgili ceketle kombinlersem, kariyerim bambaşka bir yola girebilir :P 

Bu macerayı yazsam mı yazmasam mı bilemedim. Gerçekten bitmek bilmez bir çile şeklindeydi. Başlangıcı ve bitişi arasında neredeyse bir ay geçti, o arada çeşitli viskon bluzlar iki adet elbise, birkaç penye dikildi. O derece bitemedi yani!

Aslında amaç #wardrobebuilder etkinliği için kolsuz bluz dikmekti. Elimdeki dergilere bakarken, 2009 yılına ait bir Burda'da bu kalıpla karşılaştım. Elbise versiyonu da vardı. Niyeyse sevdim bu fil yakayı, mafya mıyım neyim :))) 
Elbisesini de dikerim ilerleyen zamanlarda diyerek, hemencecik çıkardım kalıbı. Stoğumdaki mavi poplin kumaşımı kullanmayı düşünüyordum bu arada..
Buraya kadar herşey çok hızlı ilerledi. Fakat o arada gidip bir grup viskon kumaş aldım Cumartesi pazarından. (bir önceki yayındaki iki bluzun kumaşı da bu aldığım viskonlardan) O kadar sevdim ki kumaşlarımı, hemen dikmeye başlamak istiyorum, fil yakalıyı biran önce bitirmeliyim ki sıra onlara gelsin! 
Ama fil yakalının yan tarafında gizli fermuar var, ve ben o fermuarı takmak istemiyorum. Fermuarsız giyip çıkarılıyor mu test etmek, ona göre fermuarsız yapmak falan, ohooo, çok uzun iş.. Ben en iyisi likralı kumaş kullanayım dedim. Bu şekilde görülen uçuk pembe kumaş likralı, fakat anlamsız biçimde sadece boyuna esniyor!!! 
Battı balık yan gider diyerek enini boy olarak kullandım :))
Bi gayret kestim, diktim, kolların biyelerini teğelledim, yakayı taktım, azıcık köşelerde sıkıntı var ama olsun, sıkı bir ütüyle bişeyciği kalmaz diyerek bi giyip bakayım dedim. 
Ve ta taaaam, benim fil yakalar bir hafif ki sorma!! 
Bir süre aynanın karşısında kala kaldım. 
Yakaya tela ütülemeyi nasıl unutabildim, hadi onu unuttum, pervazları nasıl telasız yaptım???!!! 
Şoku atlattıktan sonra, biraz direndim, bu yaka telasız da olur olur diye, kendimi ikna etmeye çalıştım. Ben en iyisi biyelerinin dikişini çekeyim, sonra yakayı bi daha ütülerim, bi daha bakarım duruma diyerek makinanın başına oturdum, ama şans, uygun renkli iplik yok! (iç dikişleri beyazla dikmiştim, üstlerde beyaz feci sırıtıyor.)
Zorlamanın alemi yok diyerek, katlayıp kenara koydum. 
Ve viskonlara geçtim :) O haftasonunu fırfırlı viskonu dikerek geçirdikten sonra, tekrar bu arkadaşa döndüm..
Bir akşam üşenmedim, yakayı söktüm!!
 
Sonra pişman oldum, yine katladım kaldırdım!!
Başka bir akşam telaları kestim, üşenmedim ütüledim hatta,
Sonra yine "öfff, ne gerek var yaa" dedim katladım koydum..
İnanılmaz bir şekilde süründü yani elimde!!
Sonra hadi dedim şu yaka artık takılsın. Bu sefer köşeler kabus oldu! Bi de kumaş likralı, sök-dik-sök-dik esniyor garibim :( Islak bezle ütüleyip kendine getirmeye çalışıyorum esneyen yerleri. Tam kendine geliyor, üst dikişlerini eğri çekiyorum, hadiiii, bi daha sök!
Tabi tüm bu olayların 2-3 haftaya yayıldığını düşünün.
En sonunda bayram tatilimin başında, yepisyeni projelere gönül rahatlığıyla başlayabilmek için, sakin sakin, yavaş yavaş, sinirlenmeden, acele etmeden, diktim bitirdim.
Bir süre fil yaka görmek istemiyorum!
(Ama güzel oldu sanki, ben giyerim bunu bol bol, mavi poplinle de uzun kollusunu mu diksem, lacivert çizgili ceket ve yumurta topuk ayakkabıyla giyerim :))) :DD )
(Fotoğrafları çoook sonradan çektim, eteğimi de bu yaz için üniformam olarak diktim. )

Kalıp bilgisi:
Bluz: Burda 2009 Temmuz sayısı
Etek: Burda 2017 Şubat sayısı

21 Haziran 2017 Çarşamba

#wardrobebuilder ve #güneştadındaelbiseler etkinlikleri için diktim, ama hava soğuk, giyemiyoruuum!!


Bu ay #wardrobebuilder etkinliğinde 3 seçeneğimiz vardı. Şort, tulum ya da kolsuz bluz.



Geçen sene diktiğim kolsuz blüzlerimin çoğu çektiği için(hayır, ben kilo almadım, kışın aldıklarımı da baharda geri verdim, yani o aklınızdan geçen "hı hııı, çekmiştir tabiii, biz de yedik" düşüncesini siliniz lütfen!), tam da yerinde bir etkinlik oldu bu. Üstelik viskon kumaşla dikersem #güneştadındaelbiseler etkinliğini de kapsar, daha ne isterim.



İki hafta üst üste iki adet viskon bluz diktim. Üçüncüsü de bu hafta dikilecek..

Fırfırlı olan, Burda'nın 2017 Şubat sayısının kapağındaki model. Pek fırfırsever bir şahsiyet olmamama rağmen, bu modeli çok sevmiştim, dikmesem olmazdı. Boyunu biraz uzattığım için alt kısmı rahatsız edecek kadar olmamakla birlikte, azıcık dar oldu.
 




Fırfırsız olanda da aynı kalıbı kullandım, ama bir parçacık modifiye ederek. Fırfırları iptal edip, yakaya da kollara da biye geçirdim. Önceki pensleri iptal edip, ön parçayı genişlettim. Arka parçayı da uzatıp genişlettim, sonuç böyle ifil ifil bir bluz oldu.


Fakat yağmur çamur bitmiyor buralarda, giyemedim bir türlü :( 


Kalıp Bilgisi: Burda 2017 Şubat Sayısı

5 Haziran 2017 Pazartesi

ince kot kumaşla kloş elbise


Türkan Hanım'ın #jeançıkarıyorum etkinliğini bir önceki yayınımdaki salopet ile bitirdiğimi sanıyordum ama daha bitmemiş :)





Haftasonu, ani bir kararla bu kloş etekli elbiseyi dikmeye karar verdim.
Bu kumaşı alalı 6 aydan fazla olmuştur. Dökümlü incecik bir kot olduğundan, aklımdaki elbise bu tarz birşeydi. Tam daire bir kloş değil de, yarım yaparım diye düşünür, modelleri karıştırırken, 2017 Şubat Burda'sında bu modeli gördüm. Bu kol tipini denemek istiyordum zaten, dergiyi ilk aldığımda da bu modeli bir ara dikeceğimi biliyordum, işte sırası geldi dedim :)








Tabi derginin açıklamalarını ve ihtiyaç listesindeki 5 metre(!!) kumaşı görünce önce bi vazgeçtim, ama sonra daha kısa versiyonunu yapacağım için belki yettiririm diyerek ölçtüm.  155 enli 2metre kumaşla çıkardım elbiseyi :)
Üstelik etekleri de 10-15 cm kısalttım bile :)
Dergide, üst kısmı kendi kumaşıyla astarlamıştı, ben sadece yakaya ve kollara pervaz yaptım. Kumaşım daha tiril olsaydı biye de yapılabilirdi, aslında bu bu kumaşa da yapılırdı ama biye hazırlamaktansa pervaz hazırlamak daha kolayıma geldi :))





Eteği ortası bütün bir daire şeklinde kestim. Kalıpla ilgili bir değişiklik de bu noktada yaptım. Derginin verdiği direktifler, bel kısmını üst bedene monte ederken büzdürmemizi söylüyor. Ben büzgü istemediğim için, bel yuvarlağının yarıçapını küçültüp büzdürmeden birleşebilir duruma getirdim.


Fermuar takmadan üstten giyip çıkarılabilir mi diye bir deneme yaptım ama maalesef :)) Dolayısıyla etek o şekilde tam daire kalamadı, fermuar için bir tarafını mecbur kesecektim, e bir taraf dikişli bir taraf dikişsiz olmaz, mecbur orayı da kestim. Her nasılsa evde lacivert uzun gizli fermuar varmış, genelde temel renkler yerine abuk subuk renklerde fermuar almayı tercih ettiğimden, şaşırdım :) (mesela çok ciddi siyah bir iş pantolonum var, ama fermuarı mor :))) En uygun o çıktı stoktan naapayım, çimen yeşili ya da fuşya da olabilirdi, iş pantolonu, bi ciddiyeti olsun diye mor tercih ettim :P )

Çok çok kolay dikilen bir kalıp, özellikle üst kısmını sık kullanırım gibime geliyor, alt eteğini değiştirip alternatif elbise modeli olarak, ya da biraz uzatıp, penslerle oynayıp bluz olarak da değerlendirebilirim. Ama ilk denemek istediğim, pensleri komple iptal edip, salaş bir penye denemesi yapmak.

Kalıp bilgisi: Burda Dergisi 2017 Şubat 114 numaralı model

24 Mayıs 2017 Çarşamba

#wardrobebuilder etkinliğinde bu ay: etek


Uzun zamandır ilk defa önce fotoğraf çekip sonra yazısını hazırlıyorum bir yayınımın. 
Gayet macerasız, tıkır tıkır dikilen, kolay bir proje oldu.


Kumaşımı ben çok severek almıştım, yine pazarda, parça kumaşların arasında karşılaşmıştım kendisiyle. Bir metre civarında, ve muhtemelen perde kumaşı falandı :))) Ama ben bununla etek dikerim, olmadı plaj çantası dikerim diye kapmıştım hemen.
#wardrobebuilder kapsamında etek oldu kendisi :)

Üzerimdeki bluz da Mukaddes Yenge bluzu bu arada ;)


Kalıp bilgisi yok, yani var da yok. Şöyle ki, 2 yıl önce 34 bedenken çıkardığım kemersiz dar etek kalıbına, yine 34 bedenken çıkardığım kemerli ve ön yandan yırtmaçlı başka bir etek kalıbının kemerini monte ettim, yanlardan 2 şer santim ekledim, sonra prova yapıp bel kalça arasını bir parçacık daralttım, aşağı doğru düüümdüz indirdim, oldu bitti :)





Desenin düzgün olması için kumaşın yüzünden desene paralel bir çizgi çektim, ön ve arka kalıbı o çizgiye göre hizalayarak yerleştirdim. Ön-arka birleşimine denk gelen desenlerin de birbirini tamamlamasını istedim ama desen tekrarı yeterli gelmedi maalesef..

Astar yapmayınca, kolaycacık bitiverdi. Havalar ısınsa da giysem :))

Bir de instagramda çok ilgi çeken pens videomu ekliyorum bu yayına, özellikle elbiselerdeki her iki ucu da kapalı olan pensler için klasik yöntemim, kumaşın düzüne çizip teğellemek, teğele üşenirsem benzer şekilde tersine çizip toplu iğneyle yapıyorum ama ilk yöntem daha düzgün sonuç veriyor. Bu yöntemi nerden öğrendiğimi hatırlamıyorum, çok dikiş bloğu okuyup çok video izlediğim dönemlerden kalma bir bilgi sanırım..

19 Mayıs 2017 Cuma

baaahçeeevan geldiiii: #jeançıkarıyorum etkinliği için dikildi :)


Türkan Hanımın #jeançıkarıyorum etkinliğini duyduğumda, aklıma geçtiğimiz aylarda #wardrobebuilder etkinliğinde kot pantolon dikmek için aldığım kumaşlar geldi. Sadece birini kullanabildiğim üç farklı kot kumaşı sipariş etmiştim. Likralı siyah olanla dar ve hiç içime sinmeyen  bir pantolon dikmiştim(ilgili yayın bir TIK ötede). Likralı açık mavimsi olan parçayı da bu etkinlikte kulanmaya karar verdim ama bu sefer pantolon için değil..


Nisan 2017 Burda'sındaki bahçıvan eteğe taa Mart ayındaki önizlemelerden göz koymuştum, hatta Nisan sayısındaki tek ihtiyacım olan kalıp buydu diyebilirim. (Gerçi hiçbir kalıbına ihtiyaç duymadığım Mayıs sayısını da aldım ama, neyse, bu kumaş ve kalıp bağımlılığımdan nasıl kurtulacağım bilmiyorum:( )

Modeli ve kumaşı seçince sadece kesip dikmek kaldı :)
Bu sefer çok kararlıydım macera yaşamamaya, nitekim minnak bir hatayı saymazsak olaysız geçti diyebilirim.
Kalıbı çıkardım, kumaşa çizdim, ama nasıl bir enerjisiz günümde yaptım bunu anlatamam. İnstagramda paylaştığım fotoğrafın altına yapılan "kes, kes, kes!!" tezahüratları bile aynı gün içinde kumaşı kesmemi sağlayamadı.





Gerçi elimin makasa gitmeme sebebi de ertesi sabah kesimi tamamlayınca çıktı ortaya, bazen hisseder ya insan , "ben bunu yaptım ama bi terslik var bunda, ama acaba ne, normal de görünüyor ama, cık cık cık, enteresan" şeklinde, hem enerjisizdim o gün, hem de öyle bi his vardı içimde :) Sonuncu parçayı keserken, "ya aynı parçadan ne çok kestim böyle" dedim, ve dank!
Üst parçalar kumaş katında ikişer ikişer kesilecekti, ama ben nasıl başardıysam, bir arka, üç ön parça çizmişim o enerjisiz günümde, ve de sonrasında kıtır kıtır kesmişim :)) Burdan feci bi macera çıkardı aslında ama neyse ki (hatta ilginçtir ki) bu sefer kumaşım fazlaydı :) Evet evet, aynen öyle, her zaman kumaşı yettirmek için takla atarım, bu sefer de, artacağı tuttu :) Eksik parçayı da kesip, dikişe başladım.

Bu arada, bu kalıbı dikmek isteyenler bedene ve boya dikkat etsin derim. Çünkü kalıp kısa bedende verilmiş ve 17'den (yani 34'den) başlıyor.  Ben kalıbı çıkarmadan ölçtüm, 17'nin genişliği bana uygun geldi(normalde dar gelir 34 beden etek).
Sonrasında, herşey bitene kadar da eteğin bol geldiğini farkedemedim. Evet, 34 beden ve bana bol geldi :( Çok çok bol değil aslında ama yanlardan 1'er cm daraltılırsa daha hoş duracak.
Etek boyuna da 8 cm kadar ekledim. Kıvırma payı dahil bu 8 cm'e , 1 cm de içe kıvırdım, net olarak 7cm uzatmış oldum eteğin boyunu. 

Modelde askıları 4 cm eninde hazırlamış ve birleştirmek için yarım halka kullanmış, benim elimde yarım halka yoktu, askıları 2,5 cm enine düşürdüm ve uzunluğunu 2 katına çıkardım, ve şekilde görüldüğü gibi ön köprülerden geçirip düğümledim. Uygun yarım halka geçerse elime, askıları değiştirebilirim. Bir de eteğin yan kenarlarında çıtçıtlar vardı. Önce ben de gider bastırırım çıt çıt diye düşündüm ama, baktım ki o çıtlar kapalıyken de giyilip çıkarılabiliyor, ne gerek var şimdi çıtçıtla uğraşmaya diyerek , çıtçıt yerlerinden diktim, üstüne de metal düğme kondurdum, oldu bitti :))
Üst kısmındaki tüm dikişleri 0,2 cmlik çift iğne ile yaptım. Üstteki cebin çevresindeki dikişlerde, ilk dikişi çektikten sonra baktım ki cep kenarından baya bi uzak olmuş dikişler, sökmeye üşendim, bir tur daha diktim, çift iğne oldu sana iki-çift iğne :P
Üst dikişler için renkli iplik kullanmayı düşünmüştüm(kırmızı ya da açık mavi vardı aklımda) ama o kadar cılız durdu ki alternatif renkli ipler, vazgeçtim ben de, klasik lacivertle diktim geçtim. Bu üst dikişler için farklı bir iplik kullanılıyor sanırım, geçen kot pantolon dikişimde de aynı şekilde düşünmüştüm, sonra da araştırmayı unuttum :( İlk fırsatta araştıracağım bu konuyu, bu sefer kesin :)


Sonuç olarak etek kısmını daraltmaya üşeneceğim garanti, bi ihtimal yeğenime olabilir, "tam da bahçıvan etek arıyordu" dedi annesi, olursa sevineceğiz hepbirlikte :) Kendim için bir daha aynından dikmeyeceğim de garanti, bu tarz birşey dikecek olursam şurada yayınladığım Burda 2016 Ekim sayısındaki salopet kalıbını kullanmayı tercih ederim.

Bu arada, son zamanlarda ya fotoğraf makinemde bi sorun var, ya da mevsimsel bir sıkıntı yaşıyorum, bütün diktiklerim sanki ütülenmemiş gibi duruyor. Tamam tembelim ama o kadar da değil, valla ütülüyorum fotoğraf öncesi :)) Her zamanki köşem fazla mı ışık alıyor bu mevsimde, makinem mi kendini kaybetti bilmiyorum :(( Özetle: ütüsüzmüş izlenimi veren kıyafetler kesinlikle ütülü, geçici bir teknik aksaklık sadece :P ;)

Kalıp Bilgisi: Burda 2017 Nisan sayısı, 115 numaralı model