18 Temmuz 2017 Salı

krep kumaşla küçük siyah elbise


Krep kumaşa tela yapıştırmanın ne kadar eziyetli olabileceğini, ya da askıların  boyunu kendi üzerinde ve tek başına ayarlamaya çalışmanın ne kadar sinir bozucu olabileceğini şu gördüğünüz küçük siyah elbise öğretti bana..

Kumasfirsati sitesinden aldığım krep kumaşı kullandım.
Dergide yazan miktar ile benim kullandığım miktar arasında yine dağlar kadar fark var tabii :) Gerçi dergideki uzun bir elbiseydi, benimkinin iki katı kumaş kullanması normal :) (1,5 metre civarında kumaş yetti bana)


Üst parçalardan ikişer tane kestikten sonra, dışta kalacak olan parçaları telaladım. Ya da ben telaladığımı sandım. Çünkü üst parçaları birleştirme aşamasına geldiğimde, elimi attığım tüm telalı parçaların bağımsızlıklarını ilan ettiklerini gördüm. Direndim, bir kere daha ütüledim telaları. Ama bu sefer daha sıcak bir ütüyle! Tuttular gibi ama içime sinmedi benim. Üşenmeyip üst parçaların tamamını telalarına teğelledim. Teğelleme işlemini hiç sevmem, bir de sökmesi var teğelleri üstelik :(

Tela işleminden sonra askıları hazırladım. Üst parçaları birleştirdim. Eteği üst parçalara ilave ettim(sadece dıştaki telalı parçaya diktim, askıları üst parçaların arasından geçireceğim için). Sonra da sırtına gizli fermuar diktim. Sırt kısmı oldukça aşağıda olduğu için, uzun bir fermuara gerek kalmadı, eteklerde kullandığım gizli fermuarlardan (sanırım 17cm falan) diktim. 


 Bu aralar fermuar takmaktan hiç hoşlanmıyorum nedense, mümkün olduğunca fermuarsız kalıplara gidiyor elim, ya da kalıpları fermuarsız kullanmak için çabalıyorum, (bknz: Fil yakalı gömleğimsi) :))) İstediğim düzgünlükte takamadığımdan sanırım :((




Etek ve üst parçalar birleştikten sonra sıra geldi askıların ayarlanmasınaaa!!! Bu aşamaya gelene kadar bir iki askı ayar denemesi yapmıştım zaten. Eteği takmadan sadece üstü giyip bir ayar çektim, ama etek/fermuar operasyonları sırasında kayboldu o ayar :(
Bu arada üst parçaların sırt kısmına askıları sabitlemiştim. Ön parçalarda da, askıların dikileceği noktaları dikmeden, askıların geçebileceği kadar  boşluklu olarak bırakmıştım.
Ayarı tutturmak için elbiseyi kaç kere giyip çıkardığımı hatırlamıyorum.
  • Giy, askıları iğnele, çıkar, sonra bir bak ki: çıkarırken iğne de düşmüş!!
  • Tekrar giy, askıları iğnele, çıkar, sonra bir bak ki: askı kıvrık kıvrık gelmiş!!
  • Bi daha giy, askıları iğnele, çıkar, sonra bir bak ki: sağ askı ile soğ askı arasında 3 santim fark varmış!!
Daha sayarım da, saymayayım, sinirim bozuluyor!!
Gerçekten feci uğraştırıcı bir süreçti, en zor kısmıydı bu elbisenin diyebilirim!
En sonunda askılar eşit ve düzgün bir şekilde sabitlendi, sıra astara geldi. Ama övünmek gibi olmasın, astar montajım başarılıydı :)


Etek uçlarını iki kere yaptım, hem astar hem elbise için. İlk seansındaki etek boyunun daha kısa olması gerektiğine dair geri bildirimler alınca, mecbur 5 santim daha kısalttım.

Bayram tatilini ilk iki gününde tamamladığım elbisemi, ertesi hafta iş arkadaşlarımdan birinin düğününde giydim bile :)

Elbisenin sırt kısmı kesinlikle içime sindi, fakat göğüs kısmında bir daha bu tarz bir model kullanacağımı sanmıyorum. Siyah olduğu için fazla göze batmıyor ama potluklar var, tam oturtamadım üzerime. Sorun sanırım benim başarısız provalarımdan kaynaklandı. Gerçi büyük konuşmamam lazım, dayanamayıp yine deneyebilirim :))



12 Temmuz 2017 Çarşamba

#wardrobebuilder ve #çiçeklielbiseler etkinlikleri için: kat kat kat elbise



#wardrobe builder etkinliğinde bu ayın konusu "yaz elbisesi"ydi.
Instagramdaki diğer bir etkinlik de, @madebymelos'un düzenlediği #çiçeklielbiseler 'di.
Çiçekli bir kumaş seçerek her ikisine de  uygun bir elbise çıkardım ortaya :) İtiraf edeyim, bilinçli bir birleştirme  değildi bu :) #Çiçeklilbiseler için diktim aslında, ertesi gün farkettim ki, #wardrobebuilder'a da uygun olmuş.
Gelelim macerasınaaaa…
Kumaşı, annem Amasra'dan almıştı. Farklı renklerinden ona da iki elbise dikmiştik yazlığa gitmeden. (Aslında bu kumaş da onundu ama ben göz koyunca itiraz etmedi:) ) İncecik ama kolay dikilen bir kumaş. Tek sıkıntısı kenarlarının çok çabuk atıyor olması.
Düz siyah kumaşı 2,5 metre kullandım , çiçekli 3 metreyi geçmiştir sanırım. Etek boyunu uzun kesmiştim ilk başta, direk kısa kesseydim 2,5 metre yeterdi büyük ihtimalle (kumaşın eni 90 cm falan)
Aklımdaki salaş elbiseye uygun kalıp bulamayınca, ortaya karışık bir kalıp operasyonu yaptım.

Fermuar takmak istemiyordum, o yüzden kolsuz bluz kalıplarına göz atarken aklıma son diktiğim fırfırlı kollu bluz geldi(2017 Şubat sayısı). Hemen buldum kalıbı. Öndeki pileyi iptal edince sıkıntı olmayacağından emin olunca, kestim gitti :) Siyah kumaşı astar olarak kullandım, yaka kol biyesi derdi de olmadı, şipşak bitti üstü..
Etekleri için de 2014 Eylül sayısındaki 123 numaralı modelin eteğini kullandım. Aslında pek kullandım denemez, kalıbı kumaşa koydum ama, ne boyunu ne enini kullandım, sadece bel kısmını çizdim kalıptan, hatta onu bile genişlettim, tam olarak kullanmadım :)) Verevlerini zaten göz kararı kestim. Eteği kalıpsız yapmışım aslında :)
Üç adet etek kestim, üçünü birbirine overlokla diktim, sonra da hangi akla hizmet bilmiyorum ama, üstü ve altı, kalın bir lastikle birleştirdim.
Veeee, facia!!
Nasıl bir kabus görüntü anlatamam!! Etekler o kadar pot duruyor ki, yanlar kabarık kabarık! Anladım ki en alt eteği diğerlerinden daha dar kesmek gerekiyormuş.
Söktüm tabii lastiği, çok eziyetli bir söküm işlemiydi :( iki parçayı da ayrı ayrı zigzaglamıştım, üstelik sıkı sıkı :(( 10 dakikada diktiğini 1 saatte sökmek korkunç bişey :(
Söktükten sonra en alttaki eteği hem daralttım, hem kısalttım. Üst eteklerden de siyah olanı sadece kısalttım. Lastik kullanmadan alt-üst birleştirmesini yaptım. Etek uçlarına overlok yaptım.
Ve ta taaam, sonuç böyle bir elbise oldu.
Kalıp bilgisi: üst 2017 Şubat


10 Temmuz 2017 Pazartesi

midyat! seyfo! gülün!

Fil yakalı bluz diktim. 
Siyah çizgili ceketle kombinlersem, kariyerim bambaşka bir yola girebilir :P 

Bu macerayı yazsam mı yazmasam mı bilemedim. Gerçekten bitmek bilmez bir çile şeklindeydi. Başlangıcı ve bitişi arasında neredeyse bir ay geçti, o arada çeşitli viskon bluzlar iki adet elbise, birkaç penye dikildi. O derece bitemedi yani!

Aslında amaç #wardrobebuilder etkinliği için kolsuz bluz dikmekti. Elimdeki dergilere bakarken, 2009 yılına ait bir Burda'da bu kalıpla karşılaştım. Elbise versiyonu da vardı. Niyeyse sevdim bu fil yakayı, mafya mıyım neyim :))) 
Elbisesini de dikerim ilerleyen zamanlarda diyerek, hemencecik çıkardım kalıbı. Stoğumdaki mavi poplin kumaşımı kullanmayı düşünüyordum bu arada..
Buraya kadar herşey çok hızlı ilerledi. Fakat o arada gidip bir grup viskon kumaş aldım Cumartesi pazarından. (bir önceki yayındaki iki bluzun kumaşı da bu aldığım viskonlardan) O kadar sevdim ki kumaşlarımı, hemen dikmeye başlamak istiyorum, fil yakalıyı biran önce bitirmeliyim ki sıra onlara gelsin! 
Ama fil yakalının yan tarafında gizli fermuar var, ve ben o fermuarı takmak istemiyorum. Fermuarsız giyip çıkarılıyor mu test etmek, ona göre fermuarsız yapmak falan, ohooo, çok uzun iş.. Ben en iyisi likralı kumaş kullanayım dedim. Bu şekilde görülen uçuk pembe kumaş likralı, fakat anlamsız biçimde sadece boyuna esniyor!!! 
Battı balık yan gider diyerek enini boy olarak kullandım :))
Bi gayret kestim, diktim, kolların biyelerini teğelledim, yakayı taktım, azıcık köşelerde sıkıntı var ama olsun, sıkı bir ütüyle bişeyciği kalmaz diyerek bi giyip bakayım dedim. 
Ve ta taaaam, benim fil yakalar bir hafif ki sorma!! 
Bir süre aynanın karşısında kala kaldım. 
Yakaya tela ütülemeyi nasıl unutabildim, hadi onu unuttum, pervazları nasıl telasız yaptım???!!! 
Şoku atlattıktan sonra, biraz direndim, bu yaka telasız da olur olur diye, kendimi ikna etmeye çalıştım. Ben en iyisi biyelerinin dikişini çekeyim, sonra yakayı bi daha ütülerim, bi daha bakarım duruma diyerek makinanın başına oturdum, ama şans, uygun renkli iplik yok! (iç dikişleri beyazla dikmiştim, üstlerde beyaz feci sırıtıyor.)
Zorlamanın alemi yok diyerek, katlayıp kenara koydum. 
Ve viskonlara geçtim :) O haftasonunu fırfırlı viskonu dikerek geçirdikten sonra, tekrar bu arkadaşa döndüm..
Bir akşam üşenmedim, yakayı söktüm!!
 
Sonra pişman oldum, yine katladım kaldırdım!!
Başka bir akşam telaları kestim, üşenmedim ütüledim hatta,
Sonra yine "öfff, ne gerek var yaa" dedim katladım koydum..
İnanılmaz bir şekilde süründü yani elimde!!
Sonra hadi dedim şu yaka artık takılsın. Bu sefer köşeler kabus oldu! Bi de kumaş likralı, sök-dik-sök-dik esniyor garibim :( Islak bezle ütüleyip kendine getirmeye çalışıyorum esneyen yerleri. Tam kendine geliyor, üst dikişlerini eğri çekiyorum, hadiiii, bi daha sök!
Tabi tüm bu olayların 2-3 haftaya yayıldığını düşünün.
En sonunda bayram tatilimin başında, yepisyeni projelere gönül rahatlığıyla başlayabilmek için, sakin sakin, yavaş yavaş, sinirlenmeden, acele etmeden, diktim bitirdim.
Bir süre fil yaka görmek istemiyorum!
(Ama güzel oldu sanki, ben giyerim bunu bol bol, mavi poplinle de uzun kollusunu mu diksem, lacivert çizgili ceket ve yumurta topuk ayakkabıyla giyerim :))) :DD )
(Fotoğrafları çoook sonradan çektim, eteğimi de bu yaz için üniformam olarak diktim. )

Kalıp bilgisi:
Bluz: Burda 2009 Temmuz sayısı
Etek: Burda 2017 Şubat sayısı

21 Haziran 2017 Çarşamba

#wardrobebuilder ve #güneştadındaelbiseler etkinlikleri için diktim, ama hava soğuk, giyemiyoruuum!!


Bu ay #wardrobebuilder etkinliğinde 3 seçeneğimiz vardı. Şort, tulum ya da kolsuz bluz.



Geçen sene diktiğim kolsuz blüzlerimin çoğu çektiği için(hayır, ben kilo almadım, kışın aldıklarımı da baharda geri verdim, yani o aklınızdan geçen "hı hııı, çekmiştir tabiii, biz de yedik" düşüncesini siliniz lütfen!), tam da yerinde bir etkinlik oldu bu. Üstelik viskon kumaşla dikersem #güneştadındaelbiseler etkinliğini de kapsar, daha ne isterim.



İki hafta üst üste iki adet viskon bluz diktim. Üçüncüsü de bu hafta dikilecek..

Fırfırlı olan, Burda'nın 2017 Şubat sayısının kapağındaki model. Pek fırfırsever bir şahsiyet olmamama rağmen, bu modeli çok sevmiştim, dikmesem olmazdı. Boyunu biraz uzattığım için alt kısmı rahatsız edecek kadar olmamakla birlikte, azıcık dar oldu.
 




Fırfırsız olanda da aynı kalıbı kullandım, ama bir parçacık modifiye ederek. Fırfırları iptal edip, yakaya da kollara da biye geçirdim. Önceki pensleri iptal edip, ön parçayı genişlettim. Arka parçayı da uzatıp genişlettim, sonuç böyle ifil ifil bir bluz oldu.


Fakat yağmur çamur bitmiyor buralarda, giyemedim bir türlü :( 


Kalıp Bilgisi: Burda 2017 Şubat Sayısı

5 Haziran 2017 Pazartesi

ince kot kumaşla kloş elbise


Türkan Hanım'ın #jeançıkarıyorum etkinliğini bir önceki yayınımdaki salopet ile bitirdiğimi sanıyordum ama daha bitmemiş :)





Haftasonu, ani bir kararla bu kloş etekli elbiseyi dikmeye karar verdim.
Bu kumaşı alalı 6 aydan fazla olmuştur. Dökümlü incecik bir kot olduğundan, aklımdaki elbise bu tarz birşeydi. Tam daire bir kloş değil de, yarım yaparım diye düşünür, modelleri karıştırırken, 2017 Şubat Burda'sında bu modeli gördüm. Bu kol tipini denemek istiyordum zaten, dergiyi ilk aldığımda da bu modeli bir ara dikeceğimi biliyordum, işte sırası geldi dedim :)








Tabi derginin açıklamalarını ve ihtiyaç listesindeki 5 metre(!!) kumaşı görünce önce bi vazgeçtim, ama sonra daha kısa versiyonunu yapacağım için belki yettiririm diyerek ölçtüm.  155 enli 2metre kumaşla çıkardım elbiseyi :)
Üstelik etekleri de 10-15 cm kısalttım bile :)
Dergide, üst kısmı kendi kumaşıyla astarlamıştı, ben sadece yakaya ve kollara pervaz yaptım. Kumaşım daha tiril olsaydı biye de yapılabilirdi, aslında bu bu kumaşa da yapılırdı ama biye hazırlamaktansa pervaz hazırlamak daha kolayıma geldi :))





Eteği ortası bütün bir daire şeklinde kestim. Kalıpla ilgili bir değişiklik de bu noktada yaptım. Derginin verdiği direktifler, bel kısmını üst bedene monte ederken büzdürmemizi söylüyor. Ben büzgü istemediğim için, bel yuvarlağının yarıçapını küçültüp büzdürmeden birleşebilir duruma getirdim.


Fermuar takmadan üstten giyip çıkarılabilir mi diye bir deneme yaptım ama maalesef :)) Dolayısıyla etek o şekilde tam daire kalamadı, fermuar için bir tarafını mecbur kesecektim, e bir taraf dikişli bir taraf dikişsiz olmaz, mecbur orayı da kestim. Her nasılsa evde lacivert uzun gizli fermuar varmış, genelde temel renkler yerine abuk subuk renklerde fermuar almayı tercih ettiğimden, şaşırdım :) (mesela çok ciddi siyah bir iş pantolonum var, ama fermuarı mor :))) En uygun o çıktı stoktan naapayım, çimen yeşili ya da fuşya da olabilirdi, iş pantolonu, bi ciddiyeti olsun diye mor tercih ettim :P )

Çok çok kolay dikilen bir kalıp, özellikle üst kısmını sık kullanırım gibime geliyor, alt eteğini değiştirip alternatif elbise modeli olarak, ya da biraz uzatıp, penslerle oynayıp bluz olarak da değerlendirebilirim. Ama ilk denemek istediğim, pensleri komple iptal edip, salaş bir penye denemesi yapmak.

Kalıp bilgisi: Burda Dergisi 2017 Şubat 114 numaralı model

24 Mayıs 2017 Çarşamba

#wardrobebuilder etkinliğinde bu ay: etek


Uzun zamandır ilk defa önce fotoğraf çekip sonra yazısını hazırlıyorum bir yayınımın. 
Gayet macerasız, tıkır tıkır dikilen, kolay bir proje oldu.


Kumaşımı ben çok severek almıştım, yine pazarda, parça kumaşların arasında karşılaşmıştım kendisiyle. Bir metre civarında, ve muhtemelen perde kumaşı falandı :))) Ama ben bununla etek dikerim, olmadı plaj çantası dikerim diye kapmıştım hemen.
#wardrobebuilder kapsamında etek oldu kendisi :)

Üzerimdeki bluz da Mukaddes Yenge bluzu bu arada ;)


Kalıp bilgisi yok, yani var da yok. Şöyle ki, 2 yıl önce 34 bedenken çıkardığım kemersiz dar etek kalıbına, yine 34 bedenken çıkardığım kemerli ve ön yandan yırtmaçlı başka bir etek kalıbının kemerini monte ettim, yanlardan 2 şer santim ekledim, sonra prova yapıp bel kalça arasını bir parçacık daralttım, aşağı doğru düüümdüz indirdim, oldu bitti :)





Desenin düzgün olması için kumaşın yüzünden desene paralel bir çizgi çektim, ön ve arka kalıbı o çizgiye göre hizalayarak yerleştirdim. Ön-arka birleşimine denk gelen desenlerin de birbirini tamamlamasını istedim ama desen tekrarı yeterli gelmedi maalesef..

Astar yapmayınca, kolaycacık bitiverdi. Havalar ısınsa da giysem :))

Bir de instagramda çok ilgi çeken pens videomu ekliyorum bu yayına, özellikle elbiselerdeki her iki ucu da kapalı olan pensler için klasik yöntemim, kumaşın düzüne çizip teğellemek, teğele üşenirsem benzer şekilde tersine çizip toplu iğneyle yapıyorum ama ilk yöntem daha düzgün sonuç veriyor. Bu yöntemi nerden öğrendiğimi hatırlamıyorum, çok dikiş bloğu okuyup çok video izlediğim dönemlerden kalma bir bilgi sanırım..

19 Mayıs 2017 Cuma

baaahçeeevan geldiiii: #jeançıkarıyorum etkinliği için dikildi :)


Türkan Hanımın #jeançıkarıyorum etkinliğini duyduğumda, aklıma geçtiğimiz aylarda #wardrobebuilder etkinliğinde kot pantolon dikmek için aldığım kumaşlar geldi. Sadece birini kullanabildiğim üç farklı kot kumaşı sipariş etmiştim. Likralı siyah olanla dar ve hiç içime sinmeyen  bir pantolon dikmiştim(ilgili yayın bir TIK ötede). Likralı açık mavimsi olan parçayı da bu etkinlikte kulanmaya karar verdim ama bu sefer pantolon için değil..


Nisan 2017 Burda'sındaki bahçıvan eteğe taa Mart ayındaki önizlemelerden göz koymuştum, hatta Nisan sayısındaki tek ihtiyacım olan kalıp buydu diyebilirim. (Gerçi hiçbir kalıbına ihtiyaç duymadığım Mayıs sayısını da aldım ama, neyse, bu kumaş ve kalıp bağımlılığımdan nasıl kurtulacağım bilmiyorum:( )

Modeli ve kumaşı seçince sadece kesip dikmek kaldı :)
Bu sefer çok kararlıydım macera yaşamamaya, nitekim minnak bir hatayı saymazsak olaysız geçti diyebilirim.
Kalıbı çıkardım, kumaşa çizdim, ama nasıl bir enerjisiz günümde yaptım bunu anlatamam. İnstagramda paylaştığım fotoğrafın altına yapılan "kes, kes, kes!!" tezahüratları bile aynı gün içinde kumaşı kesmemi sağlayamadı.





Gerçi elimin makasa gitmeme sebebi de ertesi sabah kesimi tamamlayınca çıktı ortaya, bazen hisseder ya insan , "ben bunu yaptım ama bi terslik var bunda, ama acaba ne, normal de görünüyor ama, cık cık cık, enteresan" şeklinde, hem enerjisizdim o gün, hem de öyle bi his vardı içimde :) Sonuncu parçayı keserken, "ya aynı parçadan ne çok kestim böyle" dedim, ve dank!
Üst parçalar kumaş katında ikişer ikişer kesilecekti, ama ben nasıl başardıysam, bir arka, üç ön parça çizmişim o enerjisiz günümde, ve de sonrasında kıtır kıtır kesmişim :)) Burdan feci bi macera çıkardı aslında ama neyse ki (hatta ilginçtir ki) bu sefer kumaşım fazlaydı :) Evet evet, aynen öyle, her zaman kumaşı yettirmek için takla atarım, bu sefer de, artacağı tuttu :) Eksik parçayı da kesip, dikişe başladım.

Bu arada, bu kalıbı dikmek isteyenler bedene ve boya dikkat etsin derim. Çünkü kalıp kısa bedende verilmiş ve 17'den (yani 34'den) başlıyor.  Ben kalıbı çıkarmadan ölçtüm, 17'nin genişliği bana uygun geldi(normalde dar gelir 34 beden etek).
Sonrasında, herşey bitene kadar da eteğin bol geldiğini farkedemedim. Evet, 34 beden ve bana bol geldi :( Çok çok bol değil aslında ama yanlardan 1'er cm daraltılırsa daha hoş duracak.
Etek boyuna da 8 cm kadar ekledim. Kıvırma payı dahil bu 8 cm'e , 1 cm de içe kıvırdım, net olarak 7cm uzatmış oldum eteğin boyunu. 

Modelde askıları 4 cm eninde hazırlamış ve birleştirmek için yarım halka kullanmış, benim elimde yarım halka yoktu, askıları 2,5 cm enine düşürdüm ve uzunluğunu 2 katına çıkardım, ve şekilde görüldüğü gibi ön köprülerden geçirip düğümledim. Uygun yarım halka geçerse elime, askıları değiştirebilirim. Bir de eteğin yan kenarlarında çıtçıtlar vardı. Önce ben de gider bastırırım çıt çıt diye düşündüm ama, baktım ki o çıtlar kapalıyken de giyilip çıkarılabiliyor, ne gerek var şimdi çıtçıtla uğraşmaya diyerek , çıtçıt yerlerinden diktim, üstüne de metal düğme kondurdum, oldu bitti :))
Üst kısmındaki tüm dikişleri 0,2 cmlik çift iğne ile yaptım. Üstteki cebin çevresindeki dikişlerde, ilk dikişi çektikten sonra baktım ki cep kenarından baya bi uzak olmuş dikişler, sökmeye üşendim, bir tur daha diktim, çift iğne oldu sana iki-çift iğne :P
Üst dikişler için renkli iplik kullanmayı düşünmüştüm(kırmızı ya da açık mavi vardı aklımda) ama o kadar cılız durdu ki alternatif renkli ipler, vazgeçtim ben de, klasik lacivertle diktim geçtim. Bu üst dikişler için farklı bir iplik kullanılıyor sanırım, geçen kot pantolon dikişimde de aynı şekilde düşünmüştüm, sonra da araştırmayı unuttum :( İlk fırsatta araştıracağım bu konuyu, bu sefer kesin :)


Sonuç olarak etek kısmını daraltmaya üşeneceğim garanti, bi ihtimal yeğenime olabilir, "tam da bahçıvan etek arıyordu" dedi annesi, olursa sevineceğiz hepbirlikte :) Kendim için bir daha aynından dikmeyeceğim de garanti, bu tarz birşey dikecek olursam şurada yayınladığım Burda 2016 Ekim sayısındaki salopet kalıbını kullanmayı tercih ederim.

Bu arada, son zamanlarda ya fotoğraf makinemde bi sorun var, ya da mevsimsel bir sıkıntı yaşıyorum, bütün diktiklerim sanki ütülenmemiş gibi duruyor. Tamam tembelim ama o kadar da değil, valla ütülüyorum fotoğraf öncesi :)) Her zamanki köşem fazla mı ışık alıyor bu mevsimde, makinem mi kendini kaybetti bilmiyorum :(( Özetle: ütüsüzmüş izlenimi veren kıyafetler kesinlikle ütülü, geçici bir teknik aksaklık sadece :P ;)

Kalıp Bilgisi: Burda 2017 Nisan sayısı, 115 numaralı model

30 Nisan 2017 Pazar

bahar kokulu bluzlarım...


Ornitorenk Handmade bloğunun sahibesi Gonca'nın başlattığı #baharkokulugiysiler etkinliği için üç tane bluz diktim.
İlk olarak turuncu fisto bluzumun macerasından bahsedeyim. En olaysız, sıkıntısız olanı oydu. Tek sorun elimdeki kumaşım sadece 57 santim olmasıydı, ki tanıyanlar bilir, yetersiz miktarda kumaşla çalışmak benim için sıradan bir olay haline gelmiş durumda :)
Bu parçayla da uzun kollu gömlek dikebilirdim aslında ama o kadar zorlamadım kendimi :P))
Bu kalıbı bu yaz daha dökümlü bir kumaşla kesin kullanacaktım zaten, ama fisto kumaşımın da yeterince ince oluşundan cesaret alıp kestim gitti :)) Kalıpta askılar sabitti aslında, ama ben kendi kendime prova yaptığım için o askı boylarını ayarlamak tam bir eziyete dönüyor, o yüzden şekilde görüldüğü gibi kol altlarına geçirdiğim biyeleri devam ettirip arkada brit olarak bitirdim. Ön yakaya geçirdiğim biyeleri de uzun tutup britlerden geçirip fiyongumu attım, ve askı ölçüsü derdinden kurtuldum :))

Kalıpla ilgili tek sıkıntı, kol altlarının biraz geniş kalması, ki bu aslında benim genel sıkıntım, diktiğim üstlerin %80'inde kol altlarından birer ikişer santim daraltmam gerekiyor. Aslında biyeleri geçirmeden bu genişliği tespit edebilmiş olsam tabii ki daha güzel olacaktı, ama maalesef teğelleyip prova yapmak gibi bir ön çalışmayı genelde atladığım için, ilik sökücü aparatım elimden hiç düşmüyor!! Bu sefer biyeleri sökmeden daralttım, sanki ön ve arka parça ayrı ayrı biyelenmiş gibi oldu, içten de kötü görünmüyor, cidden bak, inanın bana, sıkıntı yoook :)))

İkinci diktiğim bluz, dantelli mavi pırıltılı gri penye. Vay bee, isme bak, "mavi dantelle harmanlanmış, içinden yer yer mavi pırıltılar geçmekle birlikte aslında gri olan penye" :))) 
İsim çok janjanlı oldu, ama beni bitirdi bu sıradan penye. İki saatte diker bitiririm diye başlayıp iki gün uğraştım!! Sonlara doğru vazgeçmek üzereydim, instagramdan "şöyle olsun, böyle olsun, hadi bitir, olur bu olur, olmadı alıcısı bulunur(teyzem)" yorumları gelince son bi gayretle ikinci günde bitirdim neyse ki.
Uğraşının tüm sebebi yanlış kalıp seçimiydi aslında. Şurada yayınladığım beyaz fiyonklu yakalı bir penye bluz dikmiştim, Mevlüde'nin "Mukaddes Yenge Bluzu" tabir ettiği bluz. Yakadaki bağlama detayını iptal ederim, kollarına dantel geçiririm, olur biter diye düşünmüştüm. Ama maalesef o iş o kadar kolay diilmiş. Beyaz penye incecik ve dökümlüydü bir kere, tamam gri de ince ama onun gibi dökümlü değil. Fiyongu iptal edince ortaya çıkan yaka tam bir kabus oldu!   Degaje yaka ama öyle degaje olmaz olsun!! Dantelleri de kollara geçirince, 80lerden fırlamış yaşlı teyzelere benzedim. "Evladım" dedim kendi kendime "çıkar şunu, bu tarz için henüz erken", yaşlı teyzenin sözünü ikiletmedim hemen çıkardım tabii. O arada fotoğraf çekip anneme gönderdim, tiksineceğini tahmin ediyorum ama neyse ki kibar bir kadın benim annem, "o danteli kısalt biraz istersen" dedi sadece :)) Tamam dedim, sakin, o yaka öyle olmayacak , rahatladı tabii, inceden bir "ohhh" sesi duyar gibi oldum hatta :))
Sonra aldım elime makası, dantelleri kısalttım, yakayı bir güzel yuvarlattım. (tabi bu süreç de öyle anlattığım gibi olmadı, ölç, iğnele, giy çıkar, bi daha ölç, olmamış, az daha derin olsun, falan derken 1 saatten fazla uğraştım, sinirler laçka tabii! İğneledim bıraktım, cezalısın dedim, tek başına otur bu odada,  ben dışarı çıkıyorum!! :))
Ertesi sabah cezası bittiğinde, yakaya bir bant, etek ucuna bir bant şeklinde hızlıca tamamladım.

Bu iki bluz bittikten sonra, bir önceki yayında görülen puantiyeli elbiseyle oyalandım bir süre. Elimde beyaz bir fisto kumaşım daha var, ama ne yapacağıma karar veremiyorum bir türlü. Nihayet cuma akşamı kararımı verdim, eski dergilerimden birinde bir tunik kalıbı vardı, bunu kısaltır kullanırım dedim, yakası da daha önce hiç denemediğim yuvarlağımsı yakalardan. Sık sık da giyilebilir bir bluz olur üstelik, Gonca öyle demişti ya (gerçi iki dikiş bir lastik basitliğinde olmasın da demişti ama olsun, en basit kalıplar bile benim canımı çıkardığı için, bu kısmı duymazdan geldim:P )
Her şey pek bi yolunda gidiyordu bu bluzda da, fakat bi noktada saçma bir  hata yapıp, bir de aynı hatada ısrar edince, işin rengi değişti. Ama bu hatalı sürecin sorumluluğunu da yine bir güzel Burda Dergisine atma niyetindeyim. Şöyle ki: Kalıp sadece 4 parçadan oluşuyor: arka parça, ön parça, ön pervaz, yaka. Evet sadece bu kadar. E yaka varsa arkada da pervaz olmalı, o yakayı nasıl temiz monte edicem yoksa? Haksız mıyım ama yaa :(
Bu noktadan sonra sorumluluk bana geçiyor tabii.. Madem Burda vermemiş arka pervazı, sen kendin çiz de kes, eline mi yapışır! Yok ama, bünye macera peşinde ya, yaka montajı baştan keşfedilecek!! Pervazın arasına yakayı almak yerine yakanın arasına pervazlı ön parça ve pervazsız arka parçayı almaya karar verdim!! Ve bu kararımda ısrar ettim!! E olmadı tabi! Bu arada yaka parçasının uçlarını da kesmiş bulundum, başka türlü içeri dönmüyor çünkü!!


Aklım başıma gelip tamamen yanlış bir yolda ilerlediğimi görünce söktüm doğal olarak!! Arka pervaz yerine bir bir parça beyaz biye kullanarak yakayı pervazların arasına sokup diktim. En başta yapmam gerekeni yaptım yani. Ama sonuç en başta olacağı gibi olmadı, çünkü yaka parçasının uçlarını budadığım için(!!) yaka kısa kaldı. Aslında yeniden yaka kesebilecek kadar fazla kumaşım var ama annem ve teyzemin "böyle de güzel olmuş, belli olmuyor zaten" yorumları üzerine yeniden yaka kesip dikmekten vazgeçtim. Bir süre böyle giyilsin, sonrasında belki yeniden yaka keserim..


Kalıp Bilgisi:
Turuncu fisto bluz: Burda Dergisi 2016  Mayıs Sayısı 113 numaralı model
Gri penye bluz: Burda Dergisi 2016 Ağustos Sayısı 125 numaralı model
Beyaz fisto bluz: Burda Dergisi 1997 Nisan Sayısı 113 numaralı model

15 Nisan 2017 Cumartesi

iki adet gömlek elbise (#wardrobebuilder ve #sewtogetherforsummer için)


 Etkinlikten etkinliğe koşuyorum yine. Ama artık bir süre mevcutlarla idare etmeyi düşünüyorum.

Kendimi özellikle #sewprecious etkinliğine adayıp, kumaş stoğumu eritme hedefindeyim :) #sewprecious etkinliğinin hedefi, uzun süredir birlikte olduğumuz, göz göze gelip, sevip okşayıp, kesmeye kıyamadığımız, kumaşlarımızı kullanmak.

O kadar çok kumaşım var ki kıyamadığım, kıysam da dikmeye sıra gelmeyen, o yüzden bu etkinlik benim ilacım olur diye düşündüm. Fakat katılalı 1 ay oldu neredeyse, ben en az 3 seans kumaş alışverişi yaptım!! Geçen gün kumaş dolabımı düzenlemeye çalıştığımda olayın çığrından çıkmak üzere olduğunu farkettim. Bu defa çok kararlıyım, o stok eriyeceeeek!!

#pazenlerefısıldayankadınlar etkinliğinin peşisıra , Gonca bu sefer de fisto, dantel, şifon içerikli #baharkokulugiysiler etkinliğini başlattı. Tam da yeni iki parça fisto kumaş almışım, kaçırır mıyım, asssla :)






Bir de yine Instagram'da #sewtogetherforsummer isimli, gömlek-elbise formatında herhangi bir kalıp kullanmanın serbest olduğu bir etkinlik daha buldum. Ona da atladım. Ama bi sorun bi niye atladım;) Çünkü bütün sene sürecek olan #wardrobebuilder projesinin Nisan ayı konusu "Elbiseler".  Yani bir taşla iki kuş vururum ben dedim, ve de vurdum :) Hatta fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere ikinci elbiseyi de diktim. Oldu mu sana üç kuş :))






Aslında ikinci elbise, yani puanlı olan zaten dikili sayılırdı. Geçen sene Bu viskon kumaşı pek severek alıp, ne yapmalı, ne yapmalı diye uzun uzun düşünüp, yeni bir kalıp yerine zaten daha önce kullandığım, huyunu suyunu bildiğim, Eylül 2014 sayısının kapağındaki modeli yapmaya karar vermiştim. Dikmeye başladım, Ve neredeyse tamamladım. Ama sonuçtan hiç memnun kalmadım. Öncelikle viskon çok sarktı, etek ve üstün birleşim yeri bi tuhaf , tam düzgün değil. Etek boyu bi tuhaf, kimi yerleri çok uzun kimi yerleri kısa, boy almak eziyet olacak belli. Amaaan, zaten o arada havalar da soğudu, derken elbise benim gözümün önünden yokoluvermiş :))
Aylar sonra bu etkinlik için kalıp düşünürken  geldi aklıma düğmeli oluşundan dolayı. Hemen buldum tabi saklandığı yerde onu. Sonra giydim denedim, beline kuşağımsı bir şey ve birkaç brit yaparak o tuhaf görüntüyü toparlarım dedim, e etek boyunu da Zarife Tultanın yardımıyla aldım, açıkçası başka da bir şey yapmama gerek kalmadı :) Etkinlik için ikinci elbisem oldu.




Aaa, bi de ilk elbise var tabii. Şekilde görünen gri elbisenin kalıbını tanımışsınızdır, Madam Rottenmeier elbisesi tabir ettiğim, Burda'nın 2016 Vintage sayısındaki siyah elbisenin kalıbı. Kalıbın üst kısmı zaten düğmeliydi. Ön eteğine üst kısımla aynı olacak şekilde ek yaptım. Bir de normalde o kalıpta bebe yaka vardı. Ben onu kaldırıp, yerine yine daha önce diktiğim elbiselerden birinin yaka köprülü erkek yakasını taktım. Bahsettiğim yakalı elbisemin  macerasını okuyanlar bilir, tam bütün sorunlar bitti dediğim noktada, yakaların yelken şeklinde olduğunu farketmiş, bir süre de yaka küçültmekle uğraşmıştım! Neyse ki aklıma geldi de o acılarım, yakayı elbiseye takmadan önce, hatta daha kesme aşamasında küçülttüm :)

Kendime nazar değdirmek istemiyorum, fakat söylemek zorundayım, bu gri elbisede herhangi bir macera yaşamadım. Tıkır tıkır kesilip dikilen, neredeyse bir günde biten bir elbise oldu (neredeyse diyorum  çünkü bir hafta kadar düğme bekledi). Bu kalıpla daha önce diktiğim kumaş kalın olduğu için, kalıbın kıymetini yeterince bilememişim ben. Yaka kısmıyla biraz oynayıp, alternatif kumaşlarla deneme niyetim var.

Ay bu arada söylemeden geçemiycem, düğmelerim çok güzel değil miii, metaller üstelik :))) Pazardan aldım onları, süper komik bir fiyata!!  Birkaç çeşit daha aldım onlarla birlikte. Şimdi biran önce onları da kullanmam lazım. Düğmeli başka etkinlik var mı bildiğiniz :)))


Puanlı elbisenin düğmelerine de ayrıca dikkatinizi çekmek isterim, tek tek elle kaplandı o düğmeler! Güzide kasabamdaki tuhafiyeciler o kadar geniş ürün çeşitliliğine sahip ki(!) basit, düz bir siyah düğme bulamadım! Pazardan bulurdum aslında ama beklemek istemedim (gerçi elbise bir yıl bekledi neredeyse, bir haftacık daha bekleyebilirmiş, ama tabi o günlerde ben bunu bilmiyordum:)) ). Sonuçta artık kumaşları ve evdeki alakasız renkteki düğmeleri kullandım, tuhafiyecideki tuhaf düğmelerden daha başarılı olduğu kesin ;)


Kalıp bilgisi:
Gri Elbise: Burda 2016 Vintage 1 numaralı model

Puanlı Elbise: Burda 2014 Eylül 123 numaralı model