21 Haziran 2017 Çarşamba

#wardrobebuilder ve #güneştadındaelbiseler etkinlikleri için diktim, ama hava soğuk, giyemiyoruuum!!


Bu ay #wardrobebuilder etkinliğinde 3 seçeneğimiz vardı. Şort, tulum ya da kolsuz bluz.



Geçen sene diktiğim kolsuz blüzlerimin çoğu çektiği için(hayır, ben kilo almadım, kışın aldıklarımı da baharda geri verdim, yani o aklınızdan geçen "hı hııı, çekmiştir tabiii, biz de yedik" düşüncesini siliniz lütfen!), tam da yerinde bir etkinlik oldu bu. Üstelik viskon kumaşla dikersem #güneştadındaelbiseler etkinliğini de kapsar, daha ne isterim.



İki hafta üst üste iki adet viskon bluz diktim. Üçüncüsü de bu hafta dikilecek..

Fırfırlı olan, Burda'nın 2017 Şubat sayısının kapağındaki model. Pek fırfırsever bir şahsiyet olmamama rağmen, bu modeli çok sevmiştim, dikmesem olmazdı. Boyunu biraz uzattığım için alt kısmı rahatsız edecek kadar olmamakla birlikte, azıcık dar oldu.
 




Fırfırsız olanda da aynı kalıbı kullandım, ama bir parçacık modifiye ederek. Fırfırları iptal edip, yakaya da kollara da biye geçirdim. Önceki pensleri iptal edip, ön parçayı genişlettim. Arka parçayı da uzatıp genişlettim, sonuç böyle ifil ifil bir bluz oldu.


Fakat yağmur çamur bitmiyor buralarda, giyemedim bir türlü :( 


Kalıp Bilgisi: Burda 2017 Şubat Sayısı

5 Haziran 2017 Pazartesi

ince kot kumaşla kloş elbise


Türkan Hanım'ın #jeançıkarıyorum etkinliğini bir önceki yayınımdaki salopet ile bitirdiğimi sanıyordum ama daha bitmemiş :)





Haftasonu, ani bir kararla bu kloş etekli elbiseyi dikmeye karar verdim.
Bu kumaşı alalı 6 aydan fazla olmuştur. Dökümlü incecik bir kot olduğundan, aklımdaki elbise bu tarz birşeydi. Tam daire bir kloş değil de, yarım yaparım diye düşünür, modelleri karıştırırken, 2017 Şubat Burda'sında bu modeli gördüm. Bu kol tipini denemek istiyordum zaten, dergiyi ilk aldığımda da bu modeli bir ara dikeceğimi biliyordum, işte sırası geldi dedim :)








Tabi derginin açıklamalarını ve ihtiyaç listesindeki 5 metre(!!) kumaşı görünce önce bi vazgeçtim, ama sonra daha kısa versiyonunu yapacağım için belki yettiririm diyerek ölçtüm.  155 enli 2metre kumaşla çıkardım elbiseyi :)
Üstelik etekleri de 10-15 cm kısalttım bile :)
Dergide, üst kısmı kendi kumaşıyla astarlamıştı, ben sadece yakaya ve kollara pervaz yaptım. Kumaşım daha tiril olsaydı biye de yapılabilirdi, aslında bu bu kumaşa da yapılırdı ama biye hazırlamaktansa pervaz hazırlamak daha kolayıma geldi :))





Eteği ortası bütün bir daire şeklinde kestim. Kalıpla ilgili bir değişiklik de bu noktada yaptım. Derginin verdiği direktifler, bel kısmını üst bedene monte ederken büzdürmemizi söylüyor. Ben büzgü istemediğim için, bel yuvarlağının yarıçapını küçültüp büzdürmeden birleşebilir duruma getirdim.


Fermuar takmadan üstten giyip çıkarılabilir mi diye bir deneme yaptım ama maalesef :)) Dolayısıyla etek o şekilde tam daire kalamadı, fermuar için bir tarafını mecbur kesecektim, e bir taraf dikişli bir taraf dikişsiz olmaz, mecbur orayı da kestim. Her nasılsa evde lacivert uzun gizli fermuar varmış, genelde temel renkler yerine abuk subuk renklerde fermuar almayı tercih ettiğimden, şaşırdım :) (mesela çok ciddi siyah bir iş pantolonum var, ama fermuarı mor :))) En uygun o çıktı stoktan naapayım, çimen yeşili ya da fuşya da olabilirdi, iş pantolonu, bi ciddiyeti olsun diye mor tercih ettim :P )

Çok çok kolay dikilen bir kalıp, özellikle üst kısmını sık kullanırım gibime geliyor, alt eteğini değiştirip alternatif elbise modeli olarak, ya da biraz uzatıp, penslerle oynayıp bluz olarak da değerlendirebilirim. Ama ilk denemek istediğim, pensleri komple iptal edip, salaş bir penye denemesi yapmak.

Kalıp bilgisi: Burda Dergisi 2017 Şubat 114 numaralı model

24 Mayıs 2017 Çarşamba

#wardrobebuilder etkinliğinde bu ay: etek


Uzun zamandır ilk defa önce fotoğraf çekip sonra yazısını hazırlıyorum bir yayınımın. 
Gayet macerasız, tıkır tıkır dikilen, kolay bir proje oldu.


Kumaşımı ben çok severek almıştım, yine pazarda, parça kumaşların arasında karşılaşmıştım kendisiyle. Bir metre civarında, ve muhtemelen perde kumaşı falandı :))) Ama ben bununla etek dikerim, olmadı plaj çantası dikerim diye kapmıştım hemen.
#wardrobebuilder kapsamında etek oldu kendisi :)

Üzerimdeki bluz da Mukaddes Yenge bluzu bu arada ;)


Kalıp bilgisi yok, yani var da yok. Şöyle ki, 2 yıl önce 34 bedenken çıkardığım kemersiz dar etek kalıbına, yine 34 bedenken çıkardığım kemerli ve ön yandan yırtmaçlı başka bir etek kalıbının kemerini monte ettim, yanlardan 2 şer santim ekledim, sonra prova yapıp bel kalça arasını bir parçacık daralttım, aşağı doğru düüümdüz indirdim, oldu bitti :)





Desenin düzgün olması için kumaşın yüzünden desene paralel bir çizgi çektim, ön ve arka kalıbı o çizgiye göre hizalayarak yerleştirdim. Ön-arka birleşimine denk gelen desenlerin de birbirini tamamlamasını istedim ama desen tekrarı yeterli gelmedi maalesef..

Astar yapmayınca, kolaycacık bitiverdi. Havalar ısınsa da giysem :))

Bir de instagramda çok ilgi çeken pens videomu ekliyorum bu yayına, özellikle elbiselerdeki her iki ucu da kapalı olan pensler için klasik yöntemim, kumaşın düzüne çizip teğellemek, teğele üşenirsem benzer şekilde tersine çizip toplu iğneyle yapıyorum ama ilk yöntem daha düzgün sonuç veriyor. Bu yöntemi nerden öğrendiğimi hatırlamıyorum, çok dikiş bloğu okuyup çok video izlediğim dönemlerden kalma bir bilgi sanırım..

19 Mayıs 2017 Cuma

baaahçeeevan geldiiii: #jeançıkarıyorum etkinliği için dikildi :)


Türkan Hanımın #jeançıkarıyorum etkinliğini duyduğumda, aklıma geçtiğimiz aylarda #wardrobebuilder etkinliğinde kot pantolon dikmek için aldığım kumaşlar geldi. Sadece birini kullanabildiğim üç farklı kot kumaşı sipariş etmiştim. Likralı siyah olanla dar ve hiç içime sinmeyen  bir pantolon dikmiştim(ilgili yayın bir TIK ötede). Likralı açık mavimsi olan parçayı da bu etkinlikte kulanmaya karar verdim ama bu sefer pantolon için değil..


Nisan 2017 Burda'sındaki bahçıvan eteğe taa Mart ayındaki önizlemelerden göz koymuştum, hatta Nisan sayısındaki tek ihtiyacım olan kalıp buydu diyebilirim. (Gerçi hiçbir kalıbına ihtiyaç duymadığım Mayıs sayısını da aldım ama, neyse, bu kumaş ve kalıp bağımlılığımdan nasıl kurtulacağım bilmiyorum:( )

Modeli ve kumaşı seçince sadece kesip dikmek kaldı :)
Bu sefer çok kararlıydım macera yaşamamaya, nitekim minnak bir hatayı saymazsak olaysız geçti diyebilirim.
Kalıbı çıkardım, kumaşa çizdim, ama nasıl bir enerjisiz günümde yaptım bunu anlatamam. İnstagramda paylaştığım fotoğrafın altına yapılan "kes, kes, kes!!" tezahüratları bile aynı gün içinde kumaşı kesmemi sağlayamadı.





Gerçi elimin makasa gitmeme sebebi de ertesi sabah kesimi tamamlayınca çıktı ortaya, bazen hisseder ya insan , "ben bunu yaptım ama bi terslik var bunda, ama acaba ne, normal de görünüyor ama, cık cık cık, enteresan" şeklinde, hem enerjisizdim o gün, hem de öyle bi his vardı içimde :) Sonuncu parçayı keserken, "ya aynı parçadan ne çok kestim böyle" dedim, ve dank!
Üst parçalar kumaş katında ikişer ikişer kesilecekti, ama ben nasıl başardıysam, bir arka, üç ön parça çizmişim o enerjisiz günümde, ve de sonrasında kıtır kıtır kesmişim :)) Burdan feci bi macera çıkardı aslında ama neyse ki (hatta ilginçtir ki) bu sefer kumaşım fazlaydı :) Evet evet, aynen öyle, her zaman kumaşı yettirmek için takla atarım, bu sefer de, artacağı tuttu :) Eksik parçayı da kesip, dikişe başladım.

Bu arada, bu kalıbı dikmek isteyenler bedene ve boya dikkat etsin derim. Çünkü kalıp kısa bedende verilmiş ve 17'den (yani 34'den) başlıyor.  Ben kalıbı çıkarmadan ölçtüm, 17'nin genişliği bana uygun geldi(normalde dar gelir 34 beden etek).
Sonrasında, herşey bitene kadar da eteğin bol geldiğini farkedemedim. Evet, 34 beden ve bana bol geldi :( Çok çok bol değil aslında ama yanlardan 1'er cm daraltılırsa daha hoş duracak.
Etek boyuna da 8 cm kadar ekledim. Kıvırma payı dahil bu 8 cm'e , 1 cm de içe kıvırdım, net olarak 7cm uzatmış oldum eteğin boyunu. 

Modelde askıları 4 cm eninde hazırlamış ve birleştirmek için yarım halka kullanmış, benim elimde yarım halka yoktu, askıları 2,5 cm enine düşürdüm ve uzunluğunu 2 katına çıkardım, ve şekilde görüldüğü gibi ön köprülerden geçirip düğümledim. Uygun yarım halka geçerse elime, askıları değiştirebilirim. Bir de eteğin yan kenarlarında çıtçıtlar vardı. Önce ben de gider bastırırım çıt çıt diye düşündüm ama, baktım ki o çıtlar kapalıyken de giyilip çıkarılabiliyor, ne gerek var şimdi çıtçıtla uğraşmaya diyerek , çıtçıt yerlerinden diktim, üstüne de metal düğme kondurdum, oldu bitti :))
Üst kısmındaki tüm dikişleri 0,2 cmlik çift iğne ile yaptım. Üstteki cebin çevresindeki dikişlerde, ilk dikişi çektikten sonra baktım ki cep kenarından baya bi uzak olmuş dikişler, sökmeye üşendim, bir tur daha diktim, çift iğne oldu sana iki-çift iğne :P
Üst dikişler için renkli iplik kullanmayı düşünmüştüm(kırmızı ya da açık mavi vardı aklımda) ama o kadar cılız durdu ki alternatif renkli ipler, vazgeçtim ben de, klasik lacivertle diktim geçtim. Bu üst dikişler için farklı bir iplik kullanılıyor sanırım, geçen kot pantolon dikişimde de aynı şekilde düşünmüştüm, sonra da araştırmayı unuttum :( İlk fırsatta araştıracağım bu konuyu, bu sefer kesin :)


Sonuç olarak etek kısmını daraltmaya üşeneceğim garanti, bi ihtimal yeğenime olabilir, "tam da bahçıvan etek arıyordu" dedi annesi, olursa sevineceğiz hepbirlikte :) Kendim için bir daha aynından dikmeyeceğim de garanti, bu tarz birşey dikecek olursam şurada yayınladığım Burda 2016 Ekim sayısındaki salopet kalıbını kullanmayı tercih ederim.

Bu arada, son zamanlarda ya fotoğraf makinemde bi sorun var, ya da mevsimsel bir sıkıntı yaşıyorum, bütün diktiklerim sanki ütülenmemiş gibi duruyor. Tamam tembelim ama o kadar da değil, valla ütülüyorum fotoğraf öncesi :)) Her zamanki köşem fazla mı ışık alıyor bu mevsimde, makinem mi kendini kaybetti bilmiyorum :(( Özetle: ütüsüzmüş izlenimi veren kıyafetler kesinlikle ütülü, geçici bir teknik aksaklık sadece :P ;)

Kalıp Bilgisi: Burda 2017 Nisan sayısı, 115 numaralı model

30 Nisan 2017 Pazar

bahar kokulu bluzlarım...


Ornitorenk Handmade bloğunun sahibesi Gonca'nın başlattığı #baharkokulugiysiler etkinliği için üç tane bluz diktim.
İlk olarak turuncu fisto bluzumun macerasından bahsedeyim. En olaysız, sıkıntısız olanı oydu. Tek sorun elimdeki kumaşım sadece 57 santim olmasıydı, ki tanıyanlar bilir, yetersiz miktarda kumaşla çalışmak benim için sıradan bir olay haline gelmiş durumda :)
Bu parçayla da uzun kollu gömlek dikebilirdim aslında ama o kadar zorlamadım kendimi :P))
Bu kalıbı bu yaz daha dökümlü bir kumaşla kesin kullanacaktım zaten, ama fisto kumaşımın da yeterince ince oluşundan cesaret alıp kestim gitti :)) Kalıpta askılar sabitti aslında, ama ben kendi kendime prova yaptığım için o askı boylarını ayarlamak tam bir eziyete dönüyor, o yüzden şekilde görüldüğü gibi kol altlarına geçirdiğim biyeleri devam ettirip arkada brit olarak bitirdim. Ön yakaya geçirdiğim biyeleri de uzun tutup britlerden geçirip fiyongumu attım, ve askı ölçüsü derdinden kurtuldum :))

Kalıpla ilgili tek sıkıntı, kol altlarının biraz geniş kalması, ki bu aslında benim genel sıkıntım, diktiğim üstlerin %80'inde kol altlarından birer ikişer santim daraltmam gerekiyor. Aslında biyeleri geçirmeden bu genişliği tespit edebilmiş olsam tabii ki daha güzel olacaktı, ama maalesef teğelleyip prova yapmak gibi bir ön çalışmayı genelde atladığım için, ilik sökücü aparatım elimden hiç düşmüyor!! Bu sefer biyeleri sökmeden daralttım, sanki ön ve arka parça ayrı ayrı biyelenmiş gibi oldu, içten de kötü görünmüyor, cidden bak, inanın bana, sıkıntı yoook :)))

İkinci diktiğim bluz, dantelli mavi pırıltılı gri penye. Vay bee, isme bak, "mavi dantelle harmanlanmış, içinden yer yer mavi pırıltılar geçmekle birlikte aslında gri olan penye" :))) 
İsim çok janjanlı oldu, ama beni bitirdi bu sıradan penye. İki saatte diker bitiririm diye başlayıp iki gün uğraştım!! Sonlara doğru vazgeçmek üzereydim, instagramdan "şöyle olsun, böyle olsun, hadi bitir, olur bu olur, olmadı alıcısı bulunur(teyzem)" yorumları gelince son bi gayretle ikinci günde bitirdim neyse ki.
Uğraşının tüm sebebi yanlış kalıp seçimiydi aslında. Şurada yayınladığım beyaz fiyonklu yakalı bir penye bluz dikmiştim, Mevlüde'nin "Mukaddes Yenge Bluzu" tabir ettiği bluz. Yakadaki bağlama detayını iptal ederim, kollarına dantel geçiririm, olur biter diye düşünmüştüm. Ama maalesef o iş o kadar kolay diilmiş. Beyaz penye incecik ve dökümlüydü bir kere, tamam gri de ince ama onun gibi dökümlü değil. Fiyongu iptal edince ortaya çıkan yaka tam bir kabus oldu!   Degaje yaka ama öyle degaje olmaz olsun!! Dantelleri de kollara geçirince, 80lerden fırlamış yaşlı teyzelere benzedim. "Evladım" dedim kendi kendime "çıkar şunu, bu tarz için henüz erken", yaşlı teyzenin sözünü ikiletmedim hemen çıkardım tabii. O arada fotoğraf çekip anneme gönderdim, tiksineceğini tahmin ediyorum ama neyse ki kibar bir kadın benim annem, "o danteli kısalt biraz istersen" dedi sadece :)) Tamam dedim, sakin, o yaka öyle olmayacak , rahatladı tabii, inceden bir "ohhh" sesi duyar gibi oldum hatta :))
Sonra aldım elime makası, dantelleri kısalttım, yakayı bir güzel yuvarlattım. (tabi bu süreç de öyle anlattığım gibi olmadı, ölç, iğnele, giy çıkar, bi daha ölç, olmamış, az daha derin olsun, falan derken 1 saatten fazla uğraştım, sinirler laçka tabii! İğneledim bıraktım, cezalısın dedim, tek başına otur bu odada,  ben dışarı çıkıyorum!! :))
Ertesi sabah cezası bittiğinde, yakaya bir bant, etek ucuna bir bant şeklinde hızlıca tamamladım.

Bu iki bluz bittikten sonra, bir önceki yayında görülen puantiyeli elbiseyle oyalandım bir süre. Elimde beyaz bir fisto kumaşım daha var, ama ne yapacağıma karar veremiyorum bir türlü. Nihayet cuma akşamı kararımı verdim, eski dergilerimden birinde bir tunik kalıbı vardı, bunu kısaltır kullanırım dedim, yakası da daha önce hiç denemediğim yuvarlağımsı yakalardan. Sık sık da giyilebilir bir bluz olur üstelik, Gonca öyle demişti ya (gerçi iki dikiş bir lastik basitliğinde olmasın da demişti ama olsun, en basit kalıplar bile benim canımı çıkardığı için, bu kısmı duymazdan geldim:P )
Her şey pek bi yolunda gidiyordu bu bluzda da, fakat bi noktada saçma bir  hata yapıp, bir de aynı hatada ısrar edince, işin rengi değişti. Ama bu hatalı sürecin sorumluluğunu da yine bir güzel Burda Dergisine atma niyetindeyim. Şöyle ki: Kalıp sadece 4 parçadan oluşuyor: arka parça, ön parça, ön pervaz, yaka. Evet sadece bu kadar. E yaka varsa arkada da pervaz olmalı, o yakayı nasıl temiz monte edicem yoksa? Haksız mıyım ama yaa :(
Bu noktadan sonra sorumluluk bana geçiyor tabii.. Madem Burda vermemiş arka pervazı, sen kendin çiz de kes, eline mi yapışır! Yok ama, bünye macera peşinde ya, yaka montajı baştan keşfedilecek!! Pervazın arasına yakayı almak yerine yakanın arasına pervazlı ön parça ve pervazsız arka parçayı almaya karar verdim!! Ve bu kararımda ısrar ettim!! E olmadı tabi! Bu arada yaka parçasının uçlarını da kesmiş bulundum, başka türlü içeri dönmüyor çünkü!!


Aklım başıma gelip tamamen yanlış bir yolda ilerlediğimi görünce söktüm doğal olarak!! Arka pervaz yerine bir bir parça beyaz biye kullanarak yakayı pervazların arasına sokup diktim. En başta yapmam gerekeni yaptım yani. Ama sonuç en başta olacağı gibi olmadı, çünkü yaka parçasının uçlarını budadığım için(!!) yaka kısa kaldı. Aslında yeniden yaka kesebilecek kadar fazla kumaşım var ama annem ve teyzemin "böyle de güzel olmuş, belli olmuyor zaten" yorumları üzerine yeniden yaka kesip dikmekten vazgeçtim. Bir süre böyle giyilsin, sonrasında belki yeniden yaka keserim..


Kalıp Bilgisi:
Turuncu fisto bluz: Burda Dergisi 2016  Mayıs Sayısı 113 numaralı model
Gri penye bluz: Burda Dergisi 2016 Ağustos Sayısı 125 numaralı model
Beyaz fisto bluz: Burda Dergisi 1997 Nisan Sayısı 113 numaralı model

15 Nisan 2017 Cumartesi

iki adet gömlek elbise (#wardrobebuilder ve #sewtogetherforsummer için)


 Etkinlikten etkinliğe koşuyorum yine. Ama artık bir süre mevcutlarla idare etmeyi düşünüyorum.

Kendimi özellikle #sewprecious etkinliğine adayıp, kumaş stoğumu eritme hedefindeyim :) #sewprecious etkinliğinin hedefi, uzun süredir birlikte olduğumuz, göz göze gelip, sevip okşayıp, kesmeye kıyamadığımız, kumaşlarımızı kullanmak.

O kadar çok kumaşım var ki kıyamadığım, kıysam da dikmeye sıra gelmeyen, o yüzden bu etkinlik benim ilacım olur diye düşündüm. Fakat katılalı 1 ay oldu neredeyse, ben en az 3 seans kumaş alışverişi yaptım!! Geçen gün kumaş dolabımı düzenlemeye çalıştığımda olayın çığrından çıkmak üzere olduğunu farkettim. Bu defa çok kararlıyım, o stok eriyeceeeek!!

#pazenlerefısıldayankadınlar etkinliğinin peşisıra , Gonca bu sefer de fisto, dantel, şifon içerikli #baharkokulugiysiler etkinliğini başlattı. Tam da yeni iki parça fisto kumaş almışım, kaçırır mıyım, asssla :)






Bir de yine Instagram'da #sewtogetherforsummer isimli, gömlek-elbise formatında herhangi bir kalıp kullanmanın serbest olduğu bir etkinlik daha buldum. Ona da atladım. Ama bi sorun bi niye atladım;) Çünkü bütün sene sürecek olan #wardrobebuilder projesinin Nisan ayı konusu "Elbiseler".  Yani bir taşla iki kuş vururum ben dedim, ve de vurdum :) Hatta fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere ikinci elbiseyi de diktim. Oldu mu sana üç kuş :))






Aslında ikinci elbise, yani puanlı olan zaten dikili sayılırdı. Geçen sene Bu viskon kumaşı pek severek alıp, ne yapmalı, ne yapmalı diye uzun uzun düşünüp, yeni bir kalıp yerine zaten daha önce kullandığım, huyunu suyunu bildiğim, Eylül 2014 sayısının kapağındaki modeli yapmaya karar vermiştim. Dikmeye başladım, Ve neredeyse tamamladım. Ama sonuçtan hiç memnun kalmadım. Öncelikle viskon çok sarktı, etek ve üstün birleşim yeri bi tuhaf , tam düzgün değil. Etek boyu bi tuhaf, kimi yerleri çok uzun kimi yerleri kısa, boy almak eziyet olacak belli. Amaaan, zaten o arada havalar da soğudu, derken elbise benim gözümün önünden yokoluvermiş :))
Aylar sonra bu etkinlik için kalıp düşünürken  geldi aklıma düğmeli oluşundan dolayı. Hemen buldum tabi saklandığı yerde onu. Sonra giydim denedim, beline kuşağımsı bir şey ve birkaç brit yaparak o tuhaf görüntüyü toparlarım dedim, e etek boyunu da Zarife Tultanın yardımıyla aldım, açıkçası başka da bir şey yapmama gerek kalmadı :) Etkinlik için ikinci elbisem oldu.




Aaa, bi de ilk elbise var tabii. Şekilde görünen gri elbisenin kalıbını tanımışsınızdır, Madam Rottenmeier elbisesi tabir ettiğim, Burda'nın 2016 Vintage sayısındaki siyah elbisenin kalıbı. Kalıbın üst kısmı zaten düğmeliydi. Ön eteğine üst kısımla aynı olacak şekilde ek yaptım. Bir de normalde o kalıpta bebe yaka vardı. Ben onu kaldırıp, yerine yine daha önce diktiğim elbiselerden birinin yaka köprülü erkek yakasını taktım. Bahsettiğim yakalı elbisemin  macerasını okuyanlar bilir, tam bütün sorunlar bitti dediğim noktada, yakaların yelken şeklinde olduğunu farketmiş, bir süre de yaka küçültmekle uğraşmıştım! Neyse ki aklıma geldi de o acılarım, yakayı elbiseye takmadan önce, hatta daha kesme aşamasında küçülttüm :)

Kendime nazar değdirmek istemiyorum, fakat söylemek zorundayım, bu gri elbisede herhangi bir macera yaşamadım. Tıkır tıkır kesilip dikilen, neredeyse bir günde biten bir elbise oldu (neredeyse diyorum  çünkü bir hafta kadar düğme bekledi). Bu kalıpla daha önce diktiğim kumaş kalın olduğu için, kalıbın kıymetini yeterince bilememişim ben. Yaka kısmıyla biraz oynayıp, alternatif kumaşlarla deneme niyetim var.

Ay bu arada söylemeden geçemiycem, düğmelerim çok güzel değil miii, metaller üstelik :))) Pazardan aldım onları, süper komik bir fiyata!!  Birkaç çeşit daha aldım onlarla birlikte. Şimdi biran önce onları da kullanmam lazım. Düğmeli başka etkinlik var mı bildiğiniz :)))


Puanlı elbisenin düğmelerine de ayrıca dikkatinizi çekmek isterim, tek tek elle kaplandı o düğmeler! Güzide kasabamdaki tuhafiyeciler o kadar geniş ürün çeşitliliğine sahip ki(!) basit, düz bir siyah düğme bulamadım! Pazardan bulurdum aslında ama beklemek istemedim (gerçi elbise bir yıl bekledi neredeyse, bir haftacık daha bekleyebilirmiş, ama tabi o günlerde ben bunu bilmiyordum:)) ). Sonuçta artık kumaşları ve evdeki alakasız renkteki düğmeleri kullandım, tuhafiyecideki tuhaf düğmelerden daha başarılı olduğu kesin ;)


Kalıp bilgisi:
Gri Elbise: Burda 2016 Vintage 1 numaralı model

Puanlı Elbise: Burda 2014 Eylül 123 numaralı model

27 Mart 2017 Pazartesi

#wardrobebuilder'da Mart ayı: Kot ve T-shirt

Veee karşınızda ilk kot denemem!! 
İkinci denemeyi yapar mıyım emin değilim. Ama detaylarıyla uğraşırken çok eğlendim. Minik çakmak cebi, arka cepler (hatta arka ceplere dekoratif dikiş de yapacaktım ama unutmuşum), kemer britleri, arkasındaki üçgenimsi parça, hepsini çok eğlenerek yaptım :)
Ama ne zamanki arkayı önü birleştirdim, işte macera o noktada başladı. 

Öncelikle "hadi bir de kot dikeyim" diyerek başlamadım bu parçaya. Sene boyunca sürecek olan #wardrobebuilder etkinliğinin bu ayki konusu "Kot ve T-shirt". Aslında "Jeans and T-Shirts" olan başlığı ben kot pantolon olarak yorumlamamıştım. Jean diyince kot, yani ister kot etek, ister kot pantolon olur gibi düşünmüştüm. Hatta siyah kot kumaşım vardı küçük bir parça, salopet dikerim diye planlıyordum. Fakat etkinlik sahibi @petitepassions kot dikimiyle ilgili çeşitli paylaşımlar yapmaya başlayınca anladım ki kastedilen kot pantolonmuş :))
Neden olmasın dedim, kaybedecek neyim var ki dedim, evde bir yığın kot kumaş var zaten dedim, ve başladım araştırmaya. 
Kot dikimi ile ilgili okuduğum yazıların bazılarında, eğer ilk defa deneyecekseniz likralı bir kumaşla denemeniz daha iyi olur deniyordu. Bir de kot pantolonların kalıplarının normal pantolon kalıplarından farklı olduğunu öğrendim. Yani illa ki bir kot pantolon kalıbına ihtiyacım var. Aslında bir yandan da kaşınıyorum, kendim çıkarsam kalıbı, sevdiğim bir pantolonu kullansam, istediğim modifiyeleri yapsam falan diye ama, cesaret edemedim. 
Burda'nın 2014 Mart sayısında dar kesim ve likralı kumaş öneren, kot pantolon detaylarına sahip bir kalıp buldum. Bu arada evdeki kot kumaşlar likralı değillermiş, mecbur yeni kumaş sipariş ettim. Mecburiyetten yani, yoksa normalde hiç sevmem kumaş alışverişini hiiiç !! İki tane likralı ince, bir tane de likrasız ince kot. Likralılardan siyah olanını hiç sevmedim ve ilk deneme için onu feda etmeye karar verdim. (Başta sevmememe rağmen dikerken baya bi ısındım siyah kumaşa :)) )

Önce ön cepleri ve çakmak cebini hallettim. Sonra arka üçgen. Arka cepler. 
Bu arada hatalarımdan biri, arka cepleri pantolona dikerken yeterince kenara yanaşmadan diktim. Aslında 2-3 milim boşluk kalmalıymış. 
Bu arada sanırım kotlardaki üst/süs dikişleri için daha kalın iplik kullanmak gerekiyor. İlk önce üst dikişleri kırmızı ya da yeşille yapmayı düşündüm, ama o kadar cılız durdular ki, içime sinmedi. Siyahla devam ettim. Sonra ön bacakları birleştirip fermuarı taktım. Tamamen dergideki direktifleri izledim ve maalesef korkunç oldu. Yani korkunç değil de, fermuarın üzerinde kalan kısım o kadar küçük ki, fermuar göründü görünecek şeklinde duruyor:( Bildiğim yöntemle yapsaydım çok daha iyi duracaktı eminim. 
Ardından bacak arası dikişlerini çektim. Bu arada, ön bacak birleşimleri de arka bacak birleşimleri de, dikiş sonrasında birlikte overloklanıp, bir yöne yatırılıyor, üzerinden dış dikiş çekiliyor. Bacak arası dikişlerinde de aynı yöntem uygulamacaktı, Sadece dış bacak dikişleri ayrı overloklanıp ortaya yatırılıyor. 
Fakat ben (neyse ki) bacak arası dikişlerini birlikte overloklamama rağmen üst dikiş çekmemiştim. İyi ki de çekmemişim, çünkü teğelleyip prova yapmak gibi bi alışkanlığım olmadığından, tüm dikişler çekildikten sonra ilk provayı yaptım, ve facia! Dehşet bol geldi. Sözde streç olacaktı, nerdee??!! 
Feci moralim bozuldu tabii, "nerede nerede neredeeee, ben nerde yanlış yaptımmmmm!!!" şarkısı eşliğinde evirdim çevirdim , ve en sonunda kalıbı çıkarır çıkarmaz  yapmam gereken hareketi yaptım. Mevcut dar kotumla, kalıbı karşılaştırdım, ve  hata karşımda. Bu kalıbın ağ kısmı çok geniş, bol durması normal. Muhtemelen kot (üstelik çok esnek bir kot ) kumaş için uygun değil benim kalıbım...

Teğelleyerek prova yapmamamın cezasını bir kere daha çektim böylelikle. Bacak arası dikişlerini ve overloklarını sökmem yaklaşık 1 saatimi aldı!!
Sonra, arka pantolonun ve ön pantolonun öndeki dikiş uzunluklarıyla orantılı bir biçimde toplamda 8 santimetre daralttım, ve teğelledim :))
Denediğimdem önden ve arkadan ikişer santim daha daraltırsam bu işin olacağına karar verdim,  ve diktim. Toplamda 12 santimetre kadar daralmış oldu. Bu arada daraltma miktarını paçalara indikçe azalttım, paçalar toplamda 6 santim falan daralmış oldu. 

Sonuçta kalça kısmının oturuşu fena görünmemekle birlikte bacaklarda sorun var. Aslında yapmam gereken bacakları da ön/arka  dengeli bir biçimde daraltmaktı. 
Ah, bi de 36 değil 34 beden kalıp çıkarmam gerekiyormuş, böylelikle daha az daraltmam gerekirdi. 
Ama ilk deneme için beni tatmin eden bir pantolon oldu. Giyer miyim? emin değilim, ama kot pantolon diktim mi? Diktim :)))

Bu kadar acılı bir süreçten sonra basit bir t-shirt dikmek ilaç gibi geldi :)
Bu t-shirtün kalıbı 2016 Ağustos sayısından. Dikiş okulu bölümünde dikimi çok ayrıntılı anlatmış. Tek beni zorlayan noktası, ön yaka ve bağcıkları 0,5 milimetre kalınlığında iki kat içe kıvırmak oldu. Overloğum maalesef kumaşı sevmedi, Elimdeki en ince iğneyi kullanmamam rağmen tek kat kumaşı overloklamadı. Sadece bel bandını takarken 3 kat haline gelen kumaşı overloklayabildim. 
Aynı kalıbı desenli kumaşlarla da denemek istiyorum müsait bir zamanımda.
#wardrobebuilder etkinliğinde Mart ayını da böylece bitirmiş oldum. Kotu bilemiyorum ama t-shirt'ü sık sık giyerim heralde yazın :)

Önemli Not: Bu tshirt'ün kalıbı 34 bedenden başlıyor. Ben 36 olmama rağmen kalıbı çıkartırken enini ölçtüm ve 34'ün daha uygun olacağına karar verdim, ki sanırım doğru kararmış. Zira Instagram'da gelen yorumlardan biri yakasının çok açık olduğuydu. Sonrasında Mevlüde'den gelen ikinci yaka yorumu beni dağıttı:)) "Mukaddes yenge bile bu kadarına cesaret edemez!" Bi de toparlaması da zormuş açıklığı, kalıbın ruhuna sinmiş yenge :))) Denemek isterseniz, Mevlüde'nin deyimiyle "içinizdeki Mukaddesi ortaya çıkarmak istemiyorsanız", yakayı ölçüp hesaplayıp öyle kesin bence :))

Kalıp Bilgisi:
Pantolon: Burda 2014 Mart Sayısı 115 numaralı model
T-shirt: Burda 2016 Ağustos Sayısı 125 numaralı model

21 Mart 2017 Salı

her sene bir pazen etkinliği şart: #pazenlerefısıldayankadınlar


Etkinlik duyunca katılmasam olmaz. Hele ki pazen etkinliği, renkli çiçekli çok eğlenceli olacağı garanti. Ornitorenk Gonca, ve Meri #pazenlerefısıldayankadınlar etkinliğini başlatınca, ben de atladım tabi her zamanki gibi. 

Geçen seneden artan pazenim de vardı, hemen başladım etek modelleri arayışına. Çok zamandır aklımda olan olan bir etek kalıbı vardı (Burda Ağustos 2016). Geçen sene de pazen ve deriyi birlikte kullanmıştım ve çok hoşuma gitmişti. Tamam dedim, olur bu iş, geçen seneki pazen elbiseden artan siyah mavi çiçekli kumaş, biraz deri, ve 129 numaralı kalıp.


Fakat bu arada aklıma geçen sene çook sevdiğim bir arkadaşımın bana gönderdiği pazen düştü. Aslında kendine dikersin diye yollamıştı bana onu ama, benim hedefim ona bir elbise dikip geri  yollamaktı pazeni :) Tam da vaktidir diyerek, o kumaşla da bir elbise dikip etkinliğe iki parçayla katılmaya karar verdim 😊 (Gerçi sonrasında etkinlik sahibesiyle anlaştık, söküp  tekrar dikersek, üç parça dikmiş sayılıyoruz 😉) 




Eteği zaten artık parçalardan çıkaracağım için kumaş miktarım kısıtlı, elbise için kullanacağım kumaş da 2,5 metre falan, ve hedefim uzun kollu elbise, yani her zamanki gibi zorlu bir puzzle şeklinde geçicek kesim aşaması..

Elbise için, daha önce de şu yayındaki elbisede kullandığım  Burda Aralık 2016 sayısındaki 112 numaralı modeli kullanmaya karar verdim. Elbisenin bitmiş halinin bana bir parça bol gelmesi gerekiyor çünkü. Bu kalıbı da daralta daralta bi hal olmuştum hatırlarsanız. Bu sefer aksine hiç daraltmayıp, dikiş payını da normalimden yarım milim kadar fazla kestim. Pazen esnemeyeceği için sırtına fermuar koymam şarttı. En zor kısım fermuarı takmaktı, onun dışında çok pratik dikilen bir kalıp (daraltmadığım sürece tabii:) ), ve sonuç da çok başarılı. 

Fakat ne kadar çabalarsam çabalayayım, elbiseyi uzun kollu yapamadım. yarım metrecik daha kumaşım olsaydı çok güzel olacaktı. Gerçi bu tipini de sevdim ben. Yine kumaşsızlıktan yakaya pervaz yapamadım, onun yerine elbisenin içindeki çiçeklerin pembemsi kırmızısından biye geçirdim. Yakayı biyelemişken, kolları da biyeledim.. 

Zarife Tultan'da fena durmadı, henüz sahibinin üzerinde göremedim, ama nasılolsa benim arkadaşım çok güzeldir, çuval giyse yakışır ;) 

Etekle ilgili dikiş aşamaları da sıkıntısız geçti. Öndeki eğimli parçaları deriye dikerken biraz sıkıntı yaşadım tabi, bir tur söktüm ama çok can sıkıcı değildi. Bel bandını da deriden yaptım (iç tarafı pazen, dışı deri)

Asıl can sıkıcı kısım, her şeyi bitirip giydiğim zaman ortaya çıktı.
Fotoğraflardan da anlaşılıyordur eminim, deri kısımlar çok fena potluk yapıyor. Belki az daha bol olsaydı etek bu kadar pot durmayacaktı ama yine de hareketli kısma gelen deri hep sıkıntı olacaktır. Hatta geçen seneki etkinlikte galiba Gonca Hanım da bu konuda uyarmıştı beni. Ama işte, bir musibet bin nasihat olayı :( 



Sonuç, tabii ki o deri sökülecek. Yerine yine siyah yünlü bir kumaş kullanılacak. Parça değişimi henüz gerçekleşemedi, maalesef uygun kumaş bulamadım. Sanırım seneye giyebileceğim pazen eteğimi. 

Kalıp bilgileri:
Etek: Burda Ağustos 2016, 129 numaralı model 
Elbise: Burda Aralık 2016, 112 numaralı model