30 Ocak 2017 Pazartesi

biri bizi gözetliyor kumaşımla #wardrobebuilder etkinliği




Biri bizi gözetliyor kumaşımla #wardrobebuilder etkinliğine başladım.
The Petite Passions bloğunun evsahipliği yaptığı bir etkinlik olan #wardrobebuilder project etkinliğinde, her ay dolabımızda olması gereken temel giysilerden birini dikiyoruz. Kalıp sınırlaması yok.
27 Ocak Cuma günü keşfettiğim etkinliğe ilk parçayı yetiştirebilmek için mevcut kalıplarımdan birini kullandım. Takip edenler hatırlamıştır kalıbı:) Burda’nın pek bereketli bir sayısı olan Ekim sayısındaki 114 numaralı kazak modeli. Kumaşım ise penye stoklarımın arasından ‘hadi, hadi daha sıramız gelmedi miii’ bakışlarıyla sürekli beni taciz eden iki iplik penye.
E tabi tahmin edileceği üzere, bu arkadaşları evde bana eşlik etmeleri için diktim. Evde giyebileceğim uzun kollu ve sıcak tutacak kıyafet stoğumu arttırmam gerektiğine karar verdim. Bu sene daha mı soğuk geçiyor ne?
Cumartesi günü erkenden işe koyulup, bir çırpıda kestiğim kumaşımı, aynı hızla overloklayarak kazağın kabasını ortaya çıkardım. Bu arada nazar değdirmek istemiyorum ama, overloğumla şahane anlaşıyoruz. İlk zamanlar onu cezalandırıp masanın altında bekletmem işe yaradı sanırım;) Ama sanırım haksızlık etmişim kendisine. İğne ve iplik uyumu ile birlikte kumaş tipine göre gerginlik ayarlarını ve esnetme derecesini ayarlamak, aramızdaki buzları eritti:)
Bu kalıbı daha önce kullandığımda daraltmıştım, ama bu sefer kumaş kalın olduğundan belki gerek kalmaz diye düşünerek, önce standart haliyle birleştirdim. İyi ki öyle yapmışım, çünkü bir öncekine kıyasla daha az daralttım bunu. Ama daraltma işlemine geçmeden önce, ertesi güne kadar minnak bi, mola verdim. İçime sinmedi çünkü ortaya çıkan, neden olduğunu anlayamadım ama bişey eksikmiş gibime geldi. Biraz mola vermenin bana iyi geldiği kesin, kırmızı biyeler o mola sırasında aklıma geldi çünkü :)
Kırmızı biyeler aklıma geldi ama hazırda kırmızı penyem yok:( Çoook eskiden, overloğumu ilk aldığımda deneme yapmak için aldığım bir kırmızı penye vardı ama, onu kesip manasız bir hırkamsı, yeleğimsi bişey yapmaya çalıştığımı hatırlıyorum. Parça artmış mıdır diye artık kumaşlarımın olduğu yığına daldım. Aman da aman, ne parçalar varmış orda. Niye saklıyorum ben bunları, atayım bari diye bir kısmını ayırdım, fakat sonra instagramda Mevlüde’nin kayıp parçalarını okuyunca tırstım, vazgeçtim atmaktan. Fazla parça kumaş göz çıkarmaz, çıkarmamalı, lütfen yani…
Kumaş yığınından kırmızıdan artan parça değil, bahsi geçen anlamsız hırkanın kendisi çıktı :) Ve anında parçalanıp biye haline getirildi!
E tabi normal insan naapar, kolları bedenden ayırıp öyle biyeler di mi? Ama ben normal diil tembel insanım;) o kadar dikiş sökülür mü ? Tabii ki sökülmez, biyenin açık iki ucu dikişlerin üzerinde getirilerek üzerinden mümkün olduğunca birleşim noktasına yakın bir dikiş geçilir. Ardından, ters çevrilip, biyenin makul bir miktarı dışarıda kalacak şekilde bir dikiş daha geçilir, ve ta taaam, biyeler hazır.
Biyeledikten sonra da kol altlarından 3-3,5 santimetre kadar içeri aldım. Ama aşağı kadar daraltmadım, sadece kol altından 10 cm kadar sonra sıfırlanacak şekilde daralttım. Sonuç idare eder gibi ama bu kalıbımı tekrar kullanacağımı sanmıyorum. Yaka kısmını sevmedim çünkü, daha yuvarlak yakalı bir reglan kollu kalıp bulmak istiyorum.

E kol birleşimlerini biyeledikten sonra yaka kol ve etek ucunu kırmızısız bırakamazdım, hemen onları da renklendirdim. Yaka kol ve etek ucu biyelerini overlokla diktim. Ama ütüledikten sonra bile sabit duramadılar, ben de üzerinden dikiş geçmeye karar verdim. Ve bir süredir denemek istediğim gizli dikiş ayağı ile biye dikimini denedim. Süper pratik bir uygulama. O ayağı aldığım için çok pişman olmuştum aslında, hiç kullanılmadı çünkü bugüne kadar. Meğer alternatif kullanım alanını bekliyormuş! Hemen kendisini sık kullanılan ayaklar kutusuna yerleştirdim :)

Biyelerin üst dikişleri de bittikten sonra fotoğraflamak için hemen giydim, sonra da çıkarmadım :)) Kış bitene kadar birileri beni sık sık gözetleyecek;)

Kalıp bilgisi: Burda 2016/10 114 numaralı model


















21 Ocak 2017 Cumartesi

2016'ya veda elbisesi, Burda Aralık sayısından


Burda Aralık sayısında dikmeyi planladığım 3 modelden bir tanesi bu elbiseydi.
Evet, farkındayım, benim üzerimdeki elbise ve modeldeki elbise bambaşkaymış gibi duruyor :)) Yine bir "neye niyet neye kısmet" projesi oldu benim için bu kalıp :))
Her seferinde, böyle basitçecik dikilecekmiş gibi duran kalıplar, benim canımı çıkarıyor niyeyse! (Bakınız: 2016 Ekim sayısındaki salopet)


Aslında bu modeldeki en sevdiğim bölüm kollardı, fakat elimdeki kumaş uzun kollu elbiseye yetecek kadar değildi maalesef. Ne amaçla bu kadar az aldım siyah kadife kumaşımı hatırlamıyorum. sadece 1 metre vardı elimde(yoksa 1,5 muydu??). Bir yıldan fazla olmuştu alalı, hatta bir metre daha sipariş ettim aynı kumaştan ama aynısı değilmiş, daha kalın bir kadife geldi:( (1 metrelik o daha kalın olan kadifeyle ne yapacağımı düşünüyorum şimdi de, bende macera hiç bitmez :)) )





Sonuçta, bu yumuşacık ve dökümlü kadifeyle, Aralık sayısındaki 112 numaralı modelin, kolsuz, ya da kısa kollu versiyonunu yapmaya karar verdim.

Cumartesi günü keser, diker bitiririm, yeni yılı da bu elbiseyle karşılarım diye düşünürken, 1 hafta süründü elbise elimde.. 31 Aralıkta çektim yandaki fotoğrafı, etekleri elimde bastırmaya çalışırken :))



İlk kesim dikim aşamasında hiç sıkıntı yok, hızla ilerledi proje. Fakat ilk provada, yine hüsran.. Çok büyük geldi. Yanlardan daralttım, bu sefer sırt kısmında acaip bir potluk var. Benim kumaşım fazla esnek geldiği için sanırım tüm bu sorunlar.





Sırttaki dikişi (esnek kumaşa güvenerek fermuarı iptal etmiştim, iyi ki de öyle yapmışım), 2 santimetre kadar içeri aldım, ama bu arada sırt ve kalçadaki kavisle de oynamam gerekti. Bu arada giy çıkar giy çıkar içim bayıldı!! Mankene giydirip yapayım dedim, o da olmadı, Zarife Tultan'nın sırt kısmı benden farklı sanırım, hem zaten elbiseyi ona giydirmek de ayrı bir eziyet..





Öyle böyle, en sonunda sırtını oturttum. Sonra yanlarına da son halini verdim. Kolları takmadan önce astar kesmem lazım, ama pilim bitti. Ertesi güne kalsın dedim. Bu arada ilk hedefim astarsız yapmaktı ama içime sinmedi, elimde siyah esnek astarımsı bir kumaş da vardı, hadi dedim, kuralına uygun olsun herşey:) İyi ki de öyle yapmışım, yapış yapış duruyordu astarsız hali, şimdi gayet düzgün..




Kolların montajını hafta içine bıraktım, ama uzadıkça uzadı o iş de.. Aslında kolları şifon kumaşla modeldeki gibi devam ettirecektim fakat elimdeki siyah şifon elbisenin parlak kadifesiyle hiç uyum sağlamadı. Yanlardan daraltma yaptığım için kol boşlukları da küçülmüş oldu, kolları da aynı oranda daraltınca, fotoğraflarda görüldüğü üzere streç kolların modeldeki kollarla uzak yakın bir ilgisi kalmadı.


Yakayı da 2 santim kadar yukarı kaldırıp azıcık yuvarlatmıştım.

Şimdi düşünüyorum da, aslında kalıpla benim elbisemin tek ortak noktası, pensleri :)))
Yeni yıla çok az bir zaman kala elbisem bitti ve 2017'yi birlikte karşıladık...

Bu arada, fotoğraflarda Zarife Tultan'ın üzerinde gördüğünüz kaşe kabanımsı, ceketimsi arkadaşla bir süredir vakit geçirmekteyiz. Diğer bir "neye niyet neye kısmet" procem olur kendileri. Aslında bitti sayılır, astarın etekleri ve kolları birleştirilecek sadece. Ama bir haftadır hiçbir ilerleme yok, umarım haftaya biter ve yayınlanır;)


Kalıp bilgisi: Burda Aralık 2016 112 numaralı model.