18 Temmuz 2017 Salı

krep kumaşla küçük siyah elbise


Krep kumaşa tela yapıştırmanın ne kadar eziyetli olabileceğini, ya da askıların  boyunu kendi üzerinde ve tek başına ayarlamaya çalışmanın ne kadar sinir bozucu olabileceğini şu gördüğünüz küçük siyah elbise öğretti bana..

Kumasfirsati sitesinden aldığım krep kumaşı kullandım.
Dergide yazan miktar ile benim kullandığım miktar arasında yine dağlar kadar fark var tabii :) Gerçi dergideki uzun bir elbiseydi, benimkinin iki katı kumaş kullanması normal :) (1,5 metre civarında kumaş yetti bana)


Üst parçalardan ikişer tane kestikten sonra, dışta kalacak olan parçaları telaladım. Ya da ben telaladığımı sandım. Çünkü üst parçaları birleştirme aşamasına geldiğimde, elimi attığım tüm telalı parçaların bağımsızlıklarını ilan ettiklerini gördüm. Direndim, bir kere daha ütüledim telaları. Ama bu sefer daha sıcak bir ütüyle! Tuttular gibi ama içime sinmedi benim. Üşenmeyip üst parçaların tamamını telalarına teğelledim. Teğelleme işlemini hiç sevmem, bir de sökmesi var teğelleri üstelik :(

Tela işleminden sonra askıları hazırladım. Üst parçaları birleştirdim. Eteği üst parçalara ilave ettim(sadece dıştaki telalı parçaya diktim, askıları üst parçaların arasından geçireceğim için). Sonra da sırtına gizli fermuar diktim. Sırt kısmı oldukça aşağıda olduğu için, uzun bir fermuara gerek kalmadı, eteklerde kullandığım gizli fermuarlardan (sanırım 17cm falan) diktim. 


 Bu aralar fermuar takmaktan hiç hoşlanmıyorum nedense, mümkün olduğunca fermuarsız kalıplara gidiyor elim, ya da kalıpları fermuarsız kullanmak için çabalıyorum, (bknz: Fil yakalı gömleğimsi) :))) İstediğim düzgünlükte takamadığımdan sanırım :((




Etek ve üst parçalar birleştikten sonra sıra geldi askıların ayarlanmasınaaa!!! Bu aşamaya gelene kadar bir iki askı ayar denemesi yapmıştım zaten. Eteği takmadan sadece üstü giyip bir ayar çektim, ama etek/fermuar operasyonları sırasında kayboldu o ayar :(
Bu arada üst parçaların sırt kısmına askıları sabitlemiştim. Ön parçalarda da, askıların dikileceği noktaları dikmeden, askıların geçebileceği kadar  boşluklu olarak bırakmıştım.
Ayarı tutturmak için elbiseyi kaç kere giyip çıkardığımı hatırlamıyorum.
  • Giy, askıları iğnele, çıkar, sonra bir bak ki: çıkarırken iğne de düşmüş!!
  • Tekrar giy, askıları iğnele, çıkar, sonra bir bak ki: askı kıvrık kıvrık gelmiş!!
  • Bi daha giy, askıları iğnele, çıkar, sonra bir bak ki: sağ askı ile soğ askı arasında 3 santim fark varmış!!
Daha sayarım da, saymayayım, sinirim bozuluyor!!
Gerçekten feci uğraştırıcı bir süreçti, en zor kısmıydı bu elbisenin diyebilirim!
En sonunda askılar eşit ve düzgün bir şekilde sabitlendi, sıra astara geldi. Ama övünmek gibi olmasın, astar montajım başarılıydı :)


Etek uçlarını iki kere yaptım, hem astar hem elbise için. İlk seansındaki etek boyunun daha kısa olması gerektiğine dair geri bildirimler alınca, mecbur 5 santim daha kısalttım.

Bayram tatilini ilk iki gününde tamamladığım elbisemi, ertesi hafta iş arkadaşlarımdan birinin düğününde giydim bile :)

Elbisenin sırt kısmı kesinlikle içime sindi, fakat göğüs kısmında bir daha bu tarz bir model kullanacağımı sanmıyorum. Siyah olduğu için fazla göze batmıyor ama potluklar var, tam oturtamadım üzerime. Sorun sanırım benim başarısız provalarımdan kaynaklandı. Gerçi büyük konuşmamam lazım, dayanamayıp yine deneyebilirim :))



12 Temmuz 2017 Çarşamba

#wardrobebuilder ve #çiçeklielbiseler etkinlikleri için: kat kat kat elbise



#wardrobe builder etkinliğinde bu ayın konusu "yaz elbisesi"ydi.
Instagramdaki diğer bir etkinlik de, @madebymelos'un düzenlediği #çiçeklielbiseler 'di.
Çiçekli bir kumaş seçerek her ikisine de  uygun bir elbise çıkardım ortaya :) İtiraf edeyim, bilinçli bir birleştirme  değildi bu :) #Çiçeklilbiseler için diktim aslında, ertesi gün farkettim ki, #wardrobebuilder'a da uygun olmuş.
Gelelim macerasınaaaa…
Kumaşı, annem Amasra'dan almıştı. Farklı renklerinden ona da iki elbise dikmiştik yazlığa gitmeden. (Aslında bu kumaş da onundu ama ben göz koyunca itiraz etmedi:) ) İncecik ama kolay dikilen bir kumaş. Tek sıkıntısı kenarlarının çok çabuk atıyor olması.
Düz siyah kumaşı 2,5 metre kullandım , çiçekli 3 metreyi geçmiştir sanırım. Etek boyunu uzun kesmiştim ilk başta, direk kısa kesseydim 2,5 metre yeterdi büyük ihtimalle (kumaşın eni 90 cm falan)
Aklımdaki salaş elbiseye uygun kalıp bulamayınca, ortaya karışık bir kalıp operasyonu yaptım.

Fermuar takmak istemiyordum, o yüzden kolsuz bluz kalıplarına göz atarken aklıma son diktiğim fırfırlı kollu bluz geldi(2017 Şubat sayısı). Hemen buldum kalıbı. Öndeki pileyi iptal edince sıkıntı olmayacağından emin olunca, kestim gitti :) Siyah kumaşı astar olarak kullandım, yaka kol biyesi derdi de olmadı, şipşak bitti üstü..
Etekleri için de 2014 Eylül sayısındaki 123 numaralı modelin eteğini kullandım. Aslında pek kullandım denemez, kalıbı kumaşa koydum ama, ne boyunu ne enini kullandım, sadece bel kısmını çizdim kalıptan, hatta onu bile genişlettim, tam olarak kullanmadım :)) Verevlerini zaten göz kararı kestim. Eteği kalıpsız yapmışım aslında :)
Üç adet etek kestim, üçünü birbirine overlokla diktim, sonra da hangi akla hizmet bilmiyorum ama, üstü ve altı, kalın bir lastikle birleştirdim.
Veeee, facia!!
Nasıl bir kabus görüntü anlatamam!! Etekler o kadar pot duruyor ki, yanlar kabarık kabarık! Anladım ki en alt eteği diğerlerinden daha dar kesmek gerekiyormuş.
Söktüm tabii lastiği, çok eziyetli bir söküm işlemiydi :( iki parçayı da ayrı ayrı zigzaglamıştım, üstelik sıkı sıkı :(( 10 dakikada diktiğini 1 saatte sökmek korkunç bişey :(
Söktükten sonra en alttaki eteği hem daralttım, hem kısalttım. Üst eteklerden de siyah olanı sadece kısalttım. Lastik kullanmadan alt-üst birleştirmesini yaptım. Etek uçlarına overlok yaptım.
Ve ta taaam, sonuç böyle bir elbise oldu.
Kalıp bilgisi: üst 2017 Şubat


10 Temmuz 2017 Pazartesi

midyat! seyfo! gülün!

Fil yakalı bluz diktim. 
Siyah çizgili ceketle kombinlersem, kariyerim bambaşka bir yola girebilir :P 

Bu macerayı yazsam mı yazmasam mı bilemedim. Gerçekten bitmek bilmez bir çile şeklindeydi. Başlangıcı ve bitişi arasında neredeyse bir ay geçti, o arada çeşitli viskon bluzlar iki adet elbise, birkaç penye dikildi. O derece bitemedi yani!

Aslında amaç #wardrobebuilder etkinliği için kolsuz bluz dikmekti. Elimdeki dergilere bakarken, 2009 yılına ait bir Burda'da bu kalıpla karşılaştım. Elbise versiyonu da vardı. Niyeyse sevdim bu fil yakayı, mafya mıyım neyim :))) 
Elbisesini de dikerim ilerleyen zamanlarda diyerek, hemencecik çıkardım kalıbı. Stoğumdaki mavi poplin kumaşımı kullanmayı düşünüyordum bu arada..
Buraya kadar herşey çok hızlı ilerledi. Fakat o arada gidip bir grup viskon kumaş aldım Cumartesi pazarından. (bir önceki yayındaki iki bluzun kumaşı da bu aldığım viskonlardan) O kadar sevdim ki kumaşlarımı, hemen dikmeye başlamak istiyorum, fil yakalıyı biran önce bitirmeliyim ki sıra onlara gelsin! 
Ama fil yakalının yan tarafında gizli fermuar var, ve ben o fermuarı takmak istemiyorum. Fermuarsız giyip çıkarılıyor mu test etmek, ona göre fermuarsız yapmak falan, ohooo, çok uzun iş.. Ben en iyisi likralı kumaş kullanayım dedim. Bu şekilde görülen uçuk pembe kumaş likralı, fakat anlamsız biçimde sadece boyuna esniyor!!! 
Battı balık yan gider diyerek enini boy olarak kullandım :))
Bi gayret kestim, diktim, kolların biyelerini teğelledim, yakayı taktım, azıcık köşelerde sıkıntı var ama olsun, sıkı bir ütüyle bişeyciği kalmaz diyerek bi giyip bakayım dedim. 
Ve ta taaaam, benim fil yakalar bir hafif ki sorma!! 
Bir süre aynanın karşısında kala kaldım. 
Yakaya tela ütülemeyi nasıl unutabildim, hadi onu unuttum, pervazları nasıl telasız yaptım???!!! 
Şoku atlattıktan sonra, biraz direndim, bu yaka telasız da olur olur diye, kendimi ikna etmeye çalıştım. Ben en iyisi biyelerinin dikişini çekeyim, sonra yakayı bi daha ütülerim, bi daha bakarım duruma diyerek makinanın başına oturdum, ama şans, uygun renkli iplik yok! (iç dikişleri beyazla dikmiştim, üstlerde beyaz feci sırıtıyor.)
Zorlamanın alemi yok diyerek, katlayıp kenara koydum. 
Ve viskonlara geçtim :) O haftasonunu fırfırlı viskonu dikerek geçirdikten sonra, tekrar bu arkadaşa döndüm..
Bir akşam üşenmedim, yakayı söktüm!!
 
Sonra pişman oldum, yine katladım kaldırdım!!
Başka bir akşam telaları kestim, üşenmedim ütüledim hatta,
Sonra yine "öfff, ne gerek var yaa" dedim katladım koydum..
İnanılmaz bir şekilde süründü yani elimde!!
Sonra hadi dedim şu yaka artık takılsın. Bu sefer köşeler kabus oldu! Bi de kumaş likralı, sök-dik-sök-dik esniyor garibim :( Islak bezle ütüleyip kendine getirmeye çalışıyorum esneyen yerleri. Tam kendine geliyor, üst dikişlerini eğri çekiyorum, hadiiii, bi daha sök!
Tabi tüm bu olayların 2-3 haftaya yayıldığını düşünün.
En sonunda bayram tatilimin başında, yepisyeni projelere gönül rahatlığıyla başlayabilmek için, sakin sakin, yavaş yavaş, sinirlenmeden, acele etmeden, diktim bitirdim.
Bir süre fil yaka görmek istemiyorum!
(Ama güzel oldu sanki, ben giyerim bunu bol bol, mavi poplinle de uzun kollusunu mu diksem, lacivert çizgili ceket ve yumurta topuk ayakkabıyla giyerim :))) :DD )
(Fotoğrafları çoook sonradan çektim, eteğimi de bu yaz için üniformam olarak diktim. )

Kalıp bilgisi:
Bluz: Burda 2009 Temmuz sayısı
Etek: Burda 2017 Şubat sayısı