24 Kasım 2017 Cuma

yer misin yemez misin :)))



Kol takarken en son yaklaşık 1,5 yıl önce mor kadife ceketimi dikerken bu kadar zorlanmıştım. Ki maceralarımı takip eden bilir, ceket, hele ki kadife ceket dikmek için çok acemiydim henüz. Şimdi çok mu ustasın demeyin, tabii ki değilim, ama o bilinçsizce kafa göz yararak başlayıp biten maceralarım çok azaldı (tabii ki bitmedi, ama azaldı) :)) En azından kol takarken sorun yaşamıyorum artık. Ya da iki hafta öncesine kadar öyle sanıyordum :D:D
Kuzenim dümdüz bir kaban istiyorum dediğinde, Kasım ayındaki #wardrobebuilder etkinliğinin konusu geldi aklıma: kaban ve ceket. Ve hemen ben dikerim sana diyerek kendim için de bir ilke imza attım :)) Kendim ve annem hariç kimseye kaban dikmemiştim daha önce. Anneme dikerken de, bir hafta bende kalacağı zamana  denk getirmiş, durmadan giy/çıkar yaptırmış, istediği değişiklikleri de kendi gözetiminde ve tüm sorumluluğu ona yükleyerek yapmıştım :):):)
Bunda ise durum bambaşka. Kuzimle yakın oturmuyoruz, öyle zırt pırt "gel bi şunu giy bakiim nasıl olmuş" yapamam. Ayrıca dikişten de anlamıyor, "şöyle yap, olur o, tüm sorumluluk bende" de demez bana. "Ben dikerim" dedikten sonra hafiften bi tırsma durumu başladı bende, ama çaktırmıyorum. Kalıp seçimini, en minnakı hariç tüm teyzelerin bir arada olduğu bir güne denk getirdik. Funt'un istediği çok bol olmaması, heyetin isteği de çok dar olmaması, sonuçta alınan ortak karar, Burda Dergisi 2017 Şubat sayısındaki trençkot kalıbıydı. Ben genişliğinden endişeliydim aslında biraz. Yakanın da biraz dar olduğunu düşünüyordum. Ama her ikisinin sonucu da beni memnun etti. Sahibinin durumu nedir bilmiyorum :)))

İlk hafta her şey çok yolunda gitti. Bir hafta sonu kalıp çıkarma, kesim ve tela olayını hallettim, ön, arka parçaları yanlardan ve omuzlardan teğelledim, ve ertesi hafta sonu yapılacak ilk ve tek provayı beklemeye başladım.
Bu arada bir gece ansızın Aycan Ulus'u "hadi sana bi uzmanlık sorusu" şeklinde dürtükleyerek, nerde ve ne zaman okuduğumu hatırlamadığım tela bilgisini teyit ettirdim. "Evet" dedi o da, "Kollar hariç her yeri telalamak iyidir. Belden aşağısını boşver ama bel çizgisine kadar yapıştır telayı gitsin" dedi. Aynen dediği gibi yaptım ben de :)
Sonra yaklaşık 5 gün süren sancılı bekleyiş sonunda, prova vakti geldi çattı.
Ödüm kopuyor ki bol olacak diye… Ama çaaat diye oturdu üzerine , tek bir iğne/iplik yerini değiştirmeme gerek kalmadı :) (Bu arada kalıbın orijinalinde pensler var belde. Heyet, onların iptaline karar vermişti, beline kuşak takılacak olduğu için pense gerek yokmuş.
Başarılı provanın ardından, misafirlerimi yolcu eder etmez oturdum makinemin başına. Çıtır pıtır dikmeye başladım. "Yarın akşama biter yaaa", diyorum bi yandan da, o ne özgüven o!!!
Kabanın kollarında yaşadığım eziyet olmasa biterdi gerçi :(
Pazar sabahı kabanın en çok korktuğum yeri olan yakayı bitirdim. Daha önce Mevlüde Sultanın paylaştığı video'yu adım adım takip ettim.  Tek zorlandığım nokta, astarı ve pervazı birbirine dikmiş olmamdı. Aycan'ın bloğundan öğrenmiştim bu şekilde astarlama yöntemini, ilk defa mor peluş kabanımda denemiş ve sevmiştim.
Bi de kaşe kumaşı ütüleyince dikiş payları olduğu gibi iz yaptı, aman dikkat, ütü bezi bile kullanmıştım oysa ki :(  Neyse ki sonra tekrar sadece buhar basınca izler hemen hemen yok oldu.



Sonra sıra geldi kolların montajına. Bu arada astarın kollarını montelemiştim. Her zamanki klasik yöntemle, yedirme işaretlerinin arasına en geniş dikiş aralığı ile, biri kenara çok yakın, biri de ona 7mm uzaklıkta olacak şekilde iki sıra dikişimi çektim. Beden ve kollardaki birleşim yerlerini iğneledim, yedirilecek yerleri çektiğim dikişi büzdürerek bedendeki işaretlerin arasına sığdırdım. İğneledim, makinaya çektim. Birkaç yerde hafif bi büzüşme oldu sadece, onları da kaale almadım açıkçası.. Ama ne zaman ki gerçek kollarda aynı yöntemi uyguladım, sonuç facia!!



İlk elin günahı olmaz dedim, söktüm, bi daha büzdürdüm, iğneledim/teğelledim, yok, yine aynı. Yedirilmesi gereken parça o kadar büyük ki, beden onu yemiyor!! Bi daha söktüm!!! Bu sefer sadece büzüklü kısımları söktüm.. Ve ara verdim..
Pazartesi günü cepleri hazırladım. Kollara hiiç bulaşmadım.
Salı günü kemerin britlerini hazırladım, ama aklım kollarda.
İşaretleri tekrar kalıptan kumaşa aktardım, ve yaşadığım sıkıntının temel sebebi belli oldu. Kol kalıbındaki omuz işaretini kumaşa yanlış geçirmişim. 1 cm fark var!! Sanırım omuz çizgisi ile iplik yolu çizgisini karıştırmışım :(

Bu arada internette de araştırma halindeyim. Şu adreste (https://www.craftsy.com/blog/2014/02/sewing-in-set-in-sleeves/)
bulduğum püf noktalarından bir kısmını zaten uyguluyordum, tek fark burada geniş aralıklı dikiş çekmiyor, direk iğnelerle yedirmeyi yapıyordu. Kaybedecek bir şeyim olmadığına göre, bir de sadece iğneyle denemeli dedim. Yazıda anlatılan yöntemde kürdan kullanmıyordu, kürdan tamamen benim cin fikrim :PP

(Bu arada kalıptaki işaretleri tekrar kontrol ettim kumaşın üzerine doğru mu aktarmışım diye, ve sanırım sorunun sebebi buymuş, omuz işaretini 1 santimetre kadar kaydırmışım. Nasıl bilmiyorum ama yapmışım :(( )
Önce kol ve gövdedeki işaretleri birbirine iğneledim.
Yuvarlak yedirme işaretlerine gelene kadar normal iğnelemeye devam ettim.
Sonra zaten yedirmem gereken yerler kendini belli ediyor.
Yazıdaki öneri, koldaki yedirilecek hattın tam ortasını, gövdedeki karşılık gelen hattın tam ortasına iğnelemek. Sonra oluşan iki ayrı hattı da aynı şekilde ortalayıp iğnelemeye devam etmek.
Önce bu şekilde başladım iğnelemeye, sonra düşündüm ki, bu yöntemle elde edilen eşit iğne aralıklarını, bir şekilde elde edersem, sanki daha hızlı ilerler iş. Ve en uygun malzeme olarak aklıma kürdan geldi :)
Kürdanımı alıp başladım iğnelemeye, çok da zevkli bir işlem oldu, ister misiniz şimdi kol takmayı sever hale geleyim :D





İğneleme işi bittikten sonra, teğel yaparak devam etmek en iyisi aslında ama ben makinanın iğnesini kırmayı göze alarak direk makine dikişine geçtim. Şekilde görüldüğü gibi, iğneler altta kalacak şekilde makinaya yerleştirdim ve en yavaş modda dikmeye başladım.
Sonuç gayet başarılı oldu :))

Sonrası zaten, ceplerin ve kemer britlerinin montajı, kol ve etek ucunun kapatılması, sorunsuz adımlar… (yani tabii tamamen sorunsuz demiyelim de, benim için ne kadar sorunsuz olabilirse diyelim:D )





Bu maceradan aldığın ders ne oldu derseniz, şöyle özetleyeyim:
Kaşe gibi kalın kumaşlarda, kola geniş dikiş çekip büzdürme yaparak yedirmek sıkıntı çıkarabiliyor. Bu yüzden, direk toplu iğne yardımıyla yedirme yapmak daha düzgün sonuç veriyor. Bu sırada minnak bir kürdandan yardım almak ise, olayı pratik ve eğlenceli hale getiriyor :)

Kabanı sahibine teslim ettim, ama üzerinde fotoğraflamayı unuttum:( İyi ki kendi üzerimde fotoğraflamışım vermeden önce.

Bir sonraki maceramda görüşmek üzere diyor, Pazenlere Fısıldayan Kadınlar/Çiçekler ve Kadınlar etkinliği için pazen picişimin bitmek üzere olduğunu da belirtmeden geçemiyorum :)

Kalıp Bilgisi: Burda Şubat 2017 103 numaralı model

12 yorum:

  1. Çok başarılı olmuş sonuç, ellerine sağlık! Ben üşendiğimden kolları iple büzmek yerine hep iğneleyerek dikiyorum, bugüne kadar büyük bir sorun yaşamadım henüz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim ☺️ Sanırım bundan sonra ben de ip kullanmayacağım, acılı anlatıma bakma, eğlendim iğneleme olayında gerçekten 😀😀

      Sil
  2. Valla Gokce kollarda yemis bizde yedik:)))
    Kurdanla ayarlama gercekten cin fikir ve eglenceli. Tabi izlerken eglenceli, yaparken de eglenceli olurmu bana, denemem lazim.
    Ama sonuc cok cok cooookkkk basarili. Maceralarin azalsin ama bitmesin, yoksa biz ne okuyacagiz:))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle eğlenceli, dene bak, kollu bişeyler dikesin gelecek sürekli 😀😀 Sonucu beğenmene çoook sevindim, senin blogdaki video olmasa bu tarz yakayı bir daha asla dikme niyetim yoktu 😀 Pazen pijama diktim bu kabandan sonra, onun da yakalar aynı tarz, aylarca korktuğuma değmedi 😀😀
      Maceralarımın biteceği yok zaten, daha çoook malzeme çıkar bloğa🤣🤣

      Sil
  3. Geldim, gördüm, çok beğendim. Öyle kalın bir kumaşla, hemi de telalı, süper çıkmış o kollar. Hadi darısı başıma...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çook teşekkür ederim :) Darısı başına tabii, ama benim gibi yapma, işaretleri kumaşa geçirirken dikkat et :))

      Sil
  4. Kaban dikmek helede kaşe kumaştan bana çok zor gelmişti sen üstesinden harika bir şekilde gelmişin alkışlıyorum seniii..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederimmm :)) Hatalarım var ama bir sonraki kaban daha iyi olacak diye avutuyorum kendimi :))

      Sil
  5. Ehehehehehe, manto kaban kolu demonstrasyonu da başarıyla bitirildi, gelsin sıradaki zor işlem 😁😁😁 Yüksek terzi ( yüksek miyendis gibü ) Garfiyıldım benim 😘😘😘 Not,bu sefer tüm yazım hataları bilinçli yapılmıştır,komük olsun deyin 😂😂😂. Yaşa, var ol Gökçe ❤️

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ammaaan, ben terzi sıfatını hakedeyim de yüksekliği kalsın :)))) Kol takamayan terzi mi olur :D:D
      Teşekkür ederimmm :**

      Sil
  6. Bu arada bir şey soracağım, bunlar da ilginizi çekebilir gedgetını ben bir türlü ekleyemiyorum Gökçe, neden ki yav 🤗🤗

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. engageya.com diye bi siteden eklemiştim ben. Direk site üzerinden(engageya'dan yani) ayar çekiliyor diye hatırlıyorum. sen nerdeki gadget'ı kullanıyorsun aceba?
      Ekran görüntüsü falan gönderebilirim istersen?

      Sil