6 Eylül 2017 Çarşamba

#wardrobebuilder için diktiğim pantolon Eylül ayı Burda'sından


#wardrobebuilder etkinliğinde geçen ayın teması "uyku kıyafetleri" idi. Aklımda şort/askılı üst şeklinde bir pijama takımı dikmek vardı, ama yapamadım. Bu ara bünyem, dikişe biraz ara vermem gerektiğinin sinyallerini veriyor. Sevimsiz bir bel ağrım var haftalardır. O yüzden dikiş odamla fazla haşır neşir olamıyorum. Aklımdaki pijamayı dikemeyince, iki yıl önce, bilinçsizce diktiğim bu geceliği yayınladım. Her ne kadar çok ve anlamsız hatalarla dolu olsa da, çok sık giydiğim bir geceliktir kendileri :)) Sanırım ilk diktiklerime ayrı bir bağlılığım var :) (bknz. İnstagramda #miymarch17 etkinliği kapsamında paylaştığım, giymelere doyamadığım viskon ev pantolonum)

  Ağustos ayında yaptığım sahtekarlığın vicdan azabıyla, Eylül ayının teması olan pantolonu hemencecik diktim ve yayınladım.
Hemencecik dediğime bakmayın, normalde bir günde bitecek pantolon, en az üç güne yayıldı, "belim ağrıyor, ondan" diyecem ama, yerseniz :)))

Pantolonun kalıbı Eylül 2017 Burda'sından. Dikişe başladığımdan beri aradığım pantolon kalıbını buldum diyeceğimi düşünüyordum ama, maalesef, bu da değilmiş.. Aslında istediğim tipe çok yakın olmakla birlikte, birkaç eksisi var benim açımdan.
Öncelikle fermuar… Pantolonda gizli fermuar ne kadar anlamsız bir seçimdir! Üstelik yandan!! Pantolon dediğinin önden standart fermuarı olur, di mi  ama!! Fermuar macerama birazdan geri döneceğim, kalıbı eleştirmeyi bitireyim önce:
İkinci eksisi, belinin yüksek olması. Üstelik kalıp açıklamasında "düşük belli" yazıyor. Belin düşük olması için göbek deliğinden en az 6-7 cm aşağıda olmalı bence, ama neredeyse göbekte bitiyor bu bel.
Son olarak da duble paça.. Seveni vardır elbet ama, ben hiç sevmem niyeyse. Neyse ki iptal etmek kolay.

Duble paçayı direk iptal ettim zaten, hatta ilk hedefim paçaları da uzun tutmaktı. Fakat sonra kısa paçayı daha sevimli buldum, kesiverdim :))

Kumaşımı yaz başında pazardan almıştım. Fil yakalı bluz maceramı hatırlayan var mı? Oradaki fotoğraflarda üzerimde olan eteği de (Burda 2017 Şubat sayısı) bu kumaştan dikmiştim. Kumaşçı abi zorla sattı bana, iki tane esnek keten buldum tezgahta, 80er cm istedim ikisinden de. (Valla cimrilikten değil yaa, dar ya da çan etek dikeceğim kesin, 1 metre alırsam en az 40 cm artıcak,  artınca atmaya  kıyamıyorum, kıyamayınca da minnak kumaş parçaları stoğum gittikçe devleşiyor!) Kumaşçı abi tutturdu , "bitiyor zaten, kesilmez bu al hepsini, şort yaparsın artanla da" diye, 180 cm falan hepsi. Mecbur aldım… Ama iyi ki de almışım. Hatta diğer kumaşı da fazla alsaydım keşke, ondan da pantolon dikermişim..

Kalıp üzerime tam oturdu diyebilirim, sadece kalça hizasıdan yukarı kadar 1er santimetre yanlardan daralttım, onun dışında hiç modifiye yok, sorunsuz..

Tek sorun gizli fermuarda çıktı. Evdeki fermuar stoğumun renk durumundan daha önce de bahsetmiştim, mesela şuradaki son derece ciddi pantolonun fermuarı ne renk sizce ;)))) Kesinlikle siyah değil :)))
Bu kumaşa asker yeşili ya da benzer tonda bir yeşil lazım. Ama elimdeki tek yeşil, anlamsız fosforlu gibi bir fıstık yeşili… Nasıl olsa gizlenecek dedim, dikiverdim. Ama tabi fermuarların gizliliği de bir yere kadar. Özellikle böyle esnek ve üzerime oturan bir pantolona (ve de yan tarafına(!!!)) montelendiğinde, gizeminden eser kalmıyor… Sol taraftan, ince bir çizgi halinde göz kırpıyor afacan!!
Ama o kadar uğraşmışım, dikmişim, söker miyim ben onu, assslaaa…. Bende çare bitmez :) Kumaşın renginin tıpkısının aynısı bir oje ilişiverdi gözüme, "yok artık, abartma istersen" dedim önce kendi kendime, sonra düşündüm, biran kendimi o fermuarı sökerken getirdim gözümün önüne, ardından, bu sıcakta tuhafiyeciye gitmeye çalışırken gördüm kendimi, sonra bi baktım fermuarın bi tarafı ojelenmiş bile, bi de güzel olmuş ki , tam rengi de tutmuş, devam diyip diğer tarafı da bitirdim.
Fermuar macerasını başarıyla tamamladıktan sonra kemerini taktım, kemerin üzerinde dikiş görünsün istemedim, içten makineye çektikten sonra el dikişiyle tamamladım. Kemer kısmındaki düğmeler tabii ki işlevsiz, benim gibi bir tembel ilik açar mı sizce :)))

Bu kalıp için kumaşın biraz esnek olması avantaj oldu sanırım. Kış sezonu için yünlü kumaş ile de aynı kalıbı kullanmayı düşünüyorum. Ama iki minik değişiklik var aklımda. Yandaki fermuarı öne alıp gizlemeyeceğim. Kemerini de üst taraftan en az 3 santimetre daraltacağım.
Bakalım sonuç nasıl olacak…

Kalıp bilgisi:
Pantolon:   Burda 2017 Eylül sayısı
Bluz:            Burda 2017 Şubat sayısı

18 Temmuz 2017 Salı

krep kumaşla küçük siyah elbise


Krep kumaşa tela yapıştırmanın ne kadar eziyetli olabileceğini, ya da askıların  boyunu kendi üzerinde ve tek başına ayarlamaya çalışmanın ne kadar sinir bozucu olabileceğini şu gördüğünüz küçük siyah elbise öğretti bana..

Kumasfirsati sitesinden aldığım krep kumaşı kullandım.
Dergide yazan miktar ile benim kullandığım miktar arasında yine dağlar kadar fark var tabii :) Gerçi dergideki uzun bir elbiseydi, benimkinin iki katı kumaş kullanması normal :) (1,5 metre civarında kumaş yetti bana)


Üst parçalardan ikişer tane kestikten sonra, dışta kalacak olan parçaları telaladım. Ya da ben telaladığımı sandım. Çünkü üst parçaları birleştirme aşamasına geldiğimde, elimi attığım tüm telalı parçaların bağımsızlıklarını ilan ettiklerini gördüm. Direndim, bir kere daha ütüledim telaları. Ama bu sefer daha sıcak bir ütüyle! Tuttular gibi ama içime sinmedi benim. Üşenmeyip üst parçaların tamamını telalarına teğelledim. Teğelleme işlemini hiç sevmem, bir de sökmesi var teğelleri üstelik :(

Tela işleminden sonra askıları hazırladım. Üst parçaları birleştirdim. Eteği üst parçalara ilave ettim(sadece dıştaki telalı parçaya diktim, askıları üst parçaların arasından geçireceğim için). Sonra da sırtına gizli fermuar diktim. Sırt kısmı oldukça aşağıda olduğu için, uzun bir fermuara gerek kalmadı, eteklerde kullandığım gizli fermuarlardan (sanırım 17cm falan) diktim. 


 Bu aralar fermuar takmaktan hiç hoşlanmıyorum nedense, mümkün olduğunca fermuarsız kalıplara gidiyor elim, ya da kalıpları fermuarsız kullanmak için çabalıyorum, (bknz: Fil yakalı gömleğimsi) :))) İstediğim düzgünlükte takamadığımdan sanırım :((




Etek ve üst parçalar birleştikten sonra sıra geldi askıların ayarlanmasınaaa!!! Bu aşamaya gelene kadar bir iki askı ayar denemesi yapmıştım zaten. Eteği takmadan sadece üstü giyip bir ayar çektim, ama etek/fermuar operasyonları sırasında kayboldu o ayar :(
Bu arada üst parçaların sırt kısmına askıları sabitlemiştim. Ön parçalarda da, askıların dikileceği noktaları dikmeden, askıların geçebileceği kadar  boşluklu olarak bırakmıştım.
Ayarı tutturmak için elbiseyi kaç kere giyip çıkardığımı hatırlamıyorum.
  • Giy, askıları iğnele, çıkar, sonra bir bak ki: çıkarırken iğne de düşmüş!!
  • Tekrar giy, askıları iğnele, çıkar, sonra bir bak ki: askı kıvrık kıvrık gelmiş!!
  • Bi daha giy, askıları iğnele, çıkar, sonra bir bak ki: sağ askı ile soğ askı arasında 3 santim fark varmış!!
Daha sayarım da, saymayayım, sinirim bozuluyor!!
Gerçekten feci uğraştırıcı bir süreçti, en zor kısmıydı bu elbisenin diyebilirim!
En sonunda askılar eşit ve düzgün bir şekilde sabitlendi, sıra astara geldi. Ama övünmek gibi olmasın, astar montajım başarılıydı :)


Etek uçlarını iki kere yaptım, hem astar hem elbise için. İlk seansındaki etek boyunun daha kısa olması gerektiğine dair geri bildirimler alınca, mecbur 5 santim daha kısalttım.

Bayram tatilini ilk iki gününde tamamladığım elbisemi, ertesi hafta iş arkadaşlarımdan birinin düğününde giydim bile :)

Elbisenin sırt kısmı kesinlikle içime sindi, fakat göğüs kısmında bir daha bu tarz bir model kullanacağımı sanmıyorum. Siyah olduğu için fazla göze batmıyor ama potluklar var, tam oturtamadım üzerime. Sorun sanırım benim başarısız provalarımdan kaynaklandı. Gerçi büyük konuşmamam lazım, dayanamayıp yine deneyebilirim :))