21 Mart 2017 Salı

her sene bir pazen etkinliği şart: #pazenlerefısıldayankadınlar


Etkinlik duyunca katılmasam olmaz. Hele ki pazen etkinliği, renkli çiçekli çok eğlenceli olacağı garanti. Ornitorenk Gonca, ve Meri #pazenlerefısıldayankadınlar etkinliğini başlatınca, ben de atladım tabi her zamanki gibi. 

Geçen seneden artan pazenim de vardı, hemen başladım etek modelleri arayışına. Çok zamandır aklımda olan olan bir etek kalıbı vardı (Burda Ağustos 2016). Geçen sene de pazen ve deriyi birlikte kullanmıştım ve çok hoşuma gitmişti. Tamam dedim, olur bu iş, geçen seneki pazen elbiseden artan siyah mavi çiçekli kumaş, biraz deri, ve 129 numaralı kalıp.


Fakat bu arada aklıma geçen sene çook sevdiğim bir arkadaşımın bana gönderdiği pazen düştü. Aslında kendine dikersin diye yollamıştı bana onu ama, benim hedefim ona bir elbise dikip geri  yollamaktı pazeni :) Tam da vaktidir diyerek, o kumaşla da bir elbise dikip etkinliğe iki parçayla katılmaya karar verdim 😊 (Gerçi sonrasında etkinlik sahibesiyle anlaştık, söküp  tekrar dikersek, üç parça dikmiş sayılıyoruz 😉) 




Eteği zaten artık parçalardan çıkaracağım için kumaş miktarım kısıtlı, elbise için kullanacağım kumaş da 2,5 metre falan, ve hedefim uzun kollu elbise, yani her zamanki gibi zorlu bir puzzle şeklinde geçicek kesim aşaması..

Elbise için, daha önce de şu yayındaki elbisede kullandığım  Burda Aralık 2016 sayısındaki 112 numaralı modeli kullanmaya karar verdim. Elbisenin bitmiş halinin bana bir parça bol gelmesi gerekiyor çünkü. Bu kalıbı da daralta daralta bi hal olmuştum hatırlarsanız. Bu sefer aksine hiç daraltmayıp, dikiş payını da normalimden yarım milim kadar fazla kestim. Pazen esnemeyeceği için sırtına fermuar koymam şarttı. En zor kısım fermuarı takmaktı, onun dışında çok pratik dikilen bir kalıp (daraltmadığım sürece tabii:) ), ve sonuç da çok başarılı. 

Fakat ne kadar çabalarsam çabalayayım, elbiseyi uzun kollu yapamadım. yarım metrecik daha kumaşım olsaydı çok güzel olacaktı. Gerçi bu tipini de sevdim ben. Yine kumaşsızlıktan yakaya pervaz yapamadım, onun yerine elbisenin içindeki çiçeklerin pembemsi kırmızısından biye geçirdim. Yakayı biyelemişken, kolları da biyeledim.. 

Zarife Tultan'da fena durmadı, henüz sahibinin üzerinde göremedim, ama nasılolsa benim arkadaşım çok güzeldir, çuval giyse yakışır ;) 

Etekle ilgili dikiş aşamaları da sıkıntısız geçti. Öndeki eğimli parçaları deriye dikerken biraz sıkıntı yaşadım tabi, bir tur söktüm ama çok can sıkıcı değildi. Bel bandını da deriden yaptım (iç tarafı pazen, dışı deri)

Asıl can sıkıcı kısım, her şeyi bitirip giydiğim zaman ortaya çıktı.
Fotoğraflardan da anlaşılıyordur eminim, deri kısımlar çok fena potluk yapıyor. Belki az daha bol olsaydı etek bu kadar pot durmayacaktı ama yine de hareketli kısma gelen deri hep sıkıntı olacaktır. Hatta geçen seneki etkinlikte galiba Gonca Hanım da bu konuda uyarmıştı beni. Ama işte, bir musibet bin nasihat olayı :( 



Sonuç, tabii ki o deri sökülecek. Yerine yine siyah yünlü bir kumaş kullanılacak. Parça değişimi henüz gerçekleşemedi, maalesef uygun kumaş bulamadım. Sanırım seneye giyebileceğim pazen eteğimi. 

Kalıp bilgileri:
Etek: Burda Ağustos 2016, 129 numaralı model 
Elbise: Burda Aralık 2016, 112 numaralı model 


25 Şubat 2017 Cumartesi

#wardrobebuilder etkinliği Şubat etabı için diktim


Bu #wardrobebuilder etkinliği beni strese sokuyor sanırım.
Yoksa böyle basit bir bluz bu kadar macera dolu olabilir miydi?
Hmm, düşündüm de, evet olabilir, benim dikiş odamda herşey mümkün, etkinliği günah keçisi yapmanın alemi yok.

Maceram, güneşli bir cumartesi günü, daha önce dikmiş olduğum bir kalıbın uzun kollu versiyonunu dikmeye karar vermemle başladı. Şu yayındaki beyaz fisto bluzun kalıbı hazırdı zaten, sadece uzun kolunun kalıbını çıkardım. (Böylelikle zaman kazandığımı düşünüyordum saf saf!!) 
Siyah, kalınca bir viskon kumaşım vardı (söylemeye gerek var mı ki, tabii ki yine az;) ), ince hesaplarla kalıbımı yerleştirdim. Kolların birleşim noktasında üçgen bir parçacık eksik kaldı, nasılsa dedim manşet takılacak, kollara, o eksikliği de diğer pilelerin arasında kaynatıp, yediririm manşete, boydan kaybım olmaz. Ve aynen de dediğim gibi, gayet düzgün oldu manşetli kollarım. Kollardaki yırtmaçlarım da süper düzgün oldu.

Kalıbımı zaten seviyorum, kumaşla da uyum sağladı. Overlokla aram iyi, gerekli bölgeleri overloklamam yarım saat sürmedi. E daha ne olsun, bu gömlek yarın öğlene kadar biter diyorum.

Bu arada arka ,ön ve kollar birleştirildi, ön parçanın ilik ve düğme yerleri (pat mı deniyordu ona, bilemedim) süper düzgün bir şekilde montelendi. Yaka biyelendi. 
Ertesi sabaha manşet montajı, ilik açma ve düğme dikme kaldı sadece. 

Ama sonlara doğru bir tuhaflık olduğunu hissetmeye başladım.. Acaba nedir nedir, derkeeen, manşetleri şöyle bir tutturup gömleği giydim, ve ta taaaam!!!! Sorun çok açık ve net karşımda!!!

Kollardaki yırtmaçlar, normalde arka orta gibi bi yerde olur ya, benimkiler önde!!! Delirecem, nasıl böyle bir hata yaptım, daha doğrusu nasıl bir hata yaptım!!!

Annem aradı o arada, anlattım durumu, nasıl yaptım bilmiyorum dedim. Direk "E kolları ters taktın kesin" dedi. "Ya olur mu" dedim "öyle yapmamışımdır, cıks, hem düzgün birleşti kollar ön ve arka parçaya, evet tamam arka parçanın yakasından bir miktar kestim" derken ben de anladım, e tamam işte diyor annem de, kendi ağzınla itiraf ediyorsun, ters  o kollaaaar, hadi sök!
Ya ama nasıl sökeyim, yakayı biyeledim üstelik:(( Ben şu manşetleri takayım da bir deneme yapayım, belki çok şık duracak, belki gömlek kolu yırtmacında çığır açıcak bir değişikliğe imza atıcam, belki bu vakte kadar herkes yanlış yapıyordu, şu an aydınlanacağız hepimiz?? Neden olmasın?
E olmadı tabii...
Fotoğraftan da görüldüğü üzere, tam bir komedi!!





















Sonra baktım, e ben zaten yakayı da sevmedim ki, kolları sökmekte ne var, yakadaki biyeyi de kesip çıkaracam zaten (gerçi ona da cesaret edemedim, arka parçadan zaten bir miktar kırpmıştım, birazı da biyeyle kırpılmasın diye kesmeyip söktüm.) 

Ben bunu haftaya düzeltirim dedim. 
Ve sonuç böyle birşey oldu. Her işte bir hayır vardır, bu hali daha güzel oldu bence, daha sık giyebileceğim bir gömleğimsi sahibi oldum.



Aşağıya kalıbın uzun kollu versiyonu ve kısa kollu versiyonunun parça çizimlerini ekliyorum, karşılaştırın, neden hata yaptığımı anlayacaksınız: kol ve gövdedeki birleşim işaretleri iki model için farklı. İşaretler, önemlerini bir kere daha hatırlattı bana.. 


Kalıp Bilgisi: Burda 2004 / 10 , 115numaralı model

17 Şubat 2017 Cuma

ocakta kırmızı kaban



Eylül ayında parcakumas sitesinden aldığım kırmızı kaşe kumaşımla, içi tüylü ve kapşonlu bir kaban hayal etmiştim. Hatta haftasonu diker bitirir, pazartesi giyerim diye düşünüyordum. Ama tabii ki olmadı :)
Seçtiğim kalıp sayesinde bir "neye niyet neye kısmet projesi"ne daha imza atmış oldum.


Elimde bir sürü dergi var, o dergilerde de bir sürü kapşonlu kalıp. Seç birini de, dik işte rahat rahat di mi! Yok ama, olur mu, eziyet seviyorum ben..
Burda'nın eski sayılarından bir model seçtim, kapşonu da elimdeki mevcut kalıplardan kullanırım diyerek başladım... Bu arada bahsetmeme gerek var mı bilmiyorum, ama kumaşım yine az!! Dedim ya parça kumaştı diye, sadece 1.80 kumaşın boyu. Bi de kapşonlu olacak bu kaban! Çok zorluyorum şansımı bazen, ama yettirdim kumaşı. Normalde kapşon parçalarından x4 kesmem lazım ama nasıl olsa içi peluş olacak, kapşonun da içi peluş olur dedim. O 1.80lik kumaşı öyle bir çizdim öyle bir kestim ki, takdir ettim kendimi :)

Fakaaat, bedeni birleştirdiğimde ne göreyim, gayet üzerime oturan ceketvari bir kaban dikmişim ben.. Bu kabanın içine o tüylü kumaştan astarı yaparsam mümkün değil önü kapanmaz, önü kapansa da hareket edilmez.. Astar tek sorun değil bu arada. Bu tarz bir kabanda kapşonun işi ne? Çok manasız oldu. E kapşonları da kesmiş bulundum. Başka milim kumaş artmadı zaten. Ne yapıcam ??
Mecburen kestiğim kapşon parçalarını ortadan dikip, elde edilen alana yaka ve yaka köprülerini sığıştırdım:)


Astar olarak da kırmızı puantiyeli poplinim vardı 1 metrecik, onu kullandım:) Ama astarı ancak kollara ek yaparak yettirebildim, olsun nasılsa görünmüyor kollar :))


Kumaş eksikliğine rağmen kabanı tamamladıktan sonra, düğme almaya gittim, ve bir sürpriz de orada beni bekliyormuş: beğendiğim düğmeden sadece 3 tane kalmış! Bir sürü uygun renkli düğme gösterdiler, ama hiçbirini sevmedim, elimde o beğendiğim düğmeyi gösterip, "ama baaak, bu daha güzel" modundaydım, en sonunda kız "bitti bu bitti ver bakiim sen onu bana" diyip aldı düğmeyi elimden:)) Tam vazgeçip sevmediğim bir taneye tamam demek üzereyken, kutunun üzerinde yapışık olan düğmeyi çıkarmak geldi aklına kızın. Tabi 5 düğmeli olsa daha hoş olurdu ama, 4 de idare eder ;)


Sonuçta bol ekli, ama sırf astarının şirinliği için keyifle giyeceğim bir kabanım oldu. Çok soğuklar için değil, daha güneşli kış günleri için uygun olacak bu kırmızı arkadaş..

Kalıbı sevdim aslında, hedef bu olmadığı için hafif bi hayalkırıklığım var sadece o kadar.
Kırılan hayalimi de bir önceki yayındaki mor tüylü kabanımla tamir ettim :))

Kalıp bilgisi: Burda 2006 Aralık sayısı 120 numaralı model