15 Kasım 2017 Çarşamba

yeni ütü yardımcılarım, sosis ve jambon!


Bu arkadaşları yakın zamanda dikip instagramda paylaştım. Ayselcim "blogda da paylaşsan ne güzel olur " dedi, tabii dedim ama bir türlü fırsat olmadı, ancak bugün :)
Blog daha kullanışlı, seviyorum ben burayı. İnstagramda eskiden paylaştığım bir şeyi bulmak eziyet oluyor, burası o açıdan açık ara önde olduğu gibi, detayları da yazdığım için, hafıza problemime de iyi geliyor :)))



İnstagramda bir etkinlik sırasında keşfedip takibe aldığım @tillybuttons hesabının bloğu da en az instagram hesabı kadar eğlenceli ve pratik bilgilerle dolu.
Bir vakitler denk geldiğim aşağıdaki post'ta, sosis ve jambonumuzun ücretsiz kalıp linkini bulabilirsiniz:





Kalıpları indirdikten sonra, geri kalan işlem çok basit zaten. İki adet iç, iki adet dış parça kesilecek kumaştan.

Benim iç parçalarım "acaba nedir" diyerek aldığım muslin kumaştan. Dış parçaları ise birtarafı keten (şuradaki ceketten artan parçalardan), diğer tarafı da şuradaki elbisemin incecik şilebezi benzeri kumaşından (aynı kumaşın mavisinden anneme yaz elbisesi dikmiştim, ondan artan parçayı kullandım). Kumaşın cinsini bilmiyorum ama Amasra'da renk renk desen desen mevcut, önümüzdeki yaz alternatif renk ve desenlerini almak için bir Amasra turu planlıyorum ;)

Kalıba göre kestiğim kumaşların penslerini kapattıktan sonra, beyaz müslinler içte, diğerleri dışta kalacak şekilde üstüste koyup 5-6 cm'lik bir açıklık kalacak şekilde dikiyoruz.

Sonra da içini dolduruyoruz.
İç dolgu malzemesi olarak talaş en güzel seçenek aslında. Bu amaçla arkadaşımın atölyesinden edindiğim talaşları kullanmayı düşünüyordum, fakat daha yarısını dolduramadan fena halde toz çıkardığını farkettim. Hemen boşaltıp yıkadım kılıfı. Sonra aklıma çook eskilerden kalma içi pamuk dolgulu, ve sertliğinden dolayı kullanmadığım yastıklar geldi. Hemen bir tanesini söküp içindekileri sıkışık bir biçimde kılıflarıma doldurdum. Sonra da açıklığı elde dikerek kapattım.
Şimdilik yeterli sertlikteler. Zamanla yumuşayabilirmiş ama.


Sosisle jambonu Instagram'da paylaştığımda, iç dolgu alternatifleri hakkında yazışmalar oldu. Oradan yazılan önerileri ve sahiplerini de ekliyorum:
  • Fındık kabuğu (@nelerdiksem , yani ben :) ama @aycaninatolyesi'nin dediği gibi bana da çok mantıklı gelmedi, fazla sert sivri olacak kabuklar, kumaşın dışına taşıp ütülediğim malzemeyi zedeleyebilir)
  • Petshoplarda hamsterlar için satılan talaş (yine ben, @nelerdiksem, benim edindiğim talaşlardan daha tozsuz olacağını düşünüyorum)
  • Kepek (@aysegulevde, link verriken farkettim, aysegul'ün bloğu da varmış: http://aysegulevde.blogspot.com.tr/)
  • Talaş (@meteilyeter69 , onun talaşları toz yapmamış, iki kılıf dikmiş o da)
  • Kırpıntı kumaşlarla sıkı sıkı doldurmayı denedin mi? Eski terziler öyle yaparmış (diyor @atelierbyml )

Dikdikten sonra, sosisi hemen bir süredir dikmekte olduğum kabanın omuz dikişlerinde denedim, çok memnun kaldım, bu vakte kadar niye ertelemişim bu arkadaşları dikmeyi…

Kalıp bilgisi:  Victory Patterns Tailors Ham and Tailors Sausage


28 Ekim 2017 Cumartesi

dikiş odamda 29 ekim





Kendin Dik bloğunun geleneksel "Dikiş Odamda 29 Ekim" etkinliğini bu sene de kaçırmadım.


Beyaz gömleğimi dikeli bir haftadan fazla olmasına rağmen, fotoğraf çekemedim bir türlü, ne instagramda ne blogda paylaşabildim bu vakte kadar.
Neyse ki son dakikada da olsa yetiştirdim fotoğrafları :)
Dikiş aşamalarım macerasız geçti, şaşkınım :))







Gömleğin kalıbını daha önce de kullanmıştım. Yaprak desenli bir kumaşla ve kalıba sadık kalarak dikmiş, şurada da paylaşmıştım. Burda'nın 2016 Ekim sayısındaki modelin kolları ve yakasıyla oynayarak, bol ve rahat bir gömlek diktim. Kumaşım şilebezi benzeri dökümlü ve hafif bir kumaş.

(Fotoğraftaki eteği de neredeyse iki yıl önce ben dikmiştim :)) )

Cumhuriyet Bayramı'mız kutlu olsun :))


Kalıp bilgisi:
Burda 2016 Ekim Sayısı

11 Ekim 2017 Çarşamba

piti piti kareli trençimsi


Eylül ayı dikiş projelerim açısından çok verimli geçti diyemem. Ama tamamen de boş oturmuş değilim tabii ki :)
İnstagramda @terzi_terazi, @gizlidikis ve @bluesewing üçlüsünün evsahipliği yaptığı #sonbahargiysileri etkinliği kapsamında, yıllardır ihtiyacım olan trençkotu nihayet diktim :)
Hem lacivert, hem içi piti piti kareli, hem istediğim boyda, hem de kendim diktim, daha ne olsun :))

Ocak ayında diktiğim kırmızı kabanın kalıbını çok sevmiş ve tekrar kullanmayı aklıma koymuştum.
Kırmızı kabanda kumaşım hiç artmadığı için beldeki ve kollardaki şeritleri yapamamıştım. Ama hedef,  kaban değil trenç olunca, o şeritleri yapmamak olmazdı. Kumaşım yine kıtı kıtına yetecek kadar az olsa da, ne yapıp edip o şeritlere yetecek şekilde kestim :)

Kumaş yine pazardan, yine parça kumaş (ve yine az), ve yine pazarcı abinin zorla aldırdığı bir parça :)) Çapa desenli lacivert bir kumaş beğenmiştim parçaların arasında(Yandaki fotoğrafta, Burda Aralık sayısından diktiğim mavi balinamı üzerinde yüzerken gördüğünüz kumaş :) ). Sadece onu alıp devam edecektim yoluma, ama abi bir reklam yaptı, bak bunlar şöyle güzel keten, böyle kaliteli falan derken, bir parça daha ketenimsi aldım, seneye dikerim bişeyler diyerek. Sonra da bu lacivert parça geldi elime, ve istemsizce onu da atıverdim poşetime. Eve gelince baktım baktım bi anlam veremedim bu parçaya. Niye aldım ki acaba, ne dikerim diye düşündüm ki dedim, bulamadım, hala hatırlamıyorum niye aldığımı. Ama ne etek, ne elbiseye uygun bir kumaş, pantolon dikilir heralde diyerek kaldırdım bir köşeye, ama pantolon için de hoş olmazdı..

Derken instagramdaki #sonbahargiysileri etkinliğini görünce, kumaş stoğumu incelemeye başladım, ama hala aklımda trenç yoktu. Ne zamanki bu kumaş elime geldi, işte dedim, "bunun için alınmışsın sen, gel buraya, sen bir trenç olacaksın!"

Astar olarak kullandığım kumaş da yine pazardan parça kumaşların arasında bulduğum pitipiti bişeydi (bu arada "pitikare değil o, pötikare pötiii!!" diye seslenenlerinizi duyar gibiyim, hayır efenim, benim için pitikare o, TDK yanlış biliyor :PP)
Astarın da metrelerce olmadığını söylememe gerek yok heralde, ama tam geldi, hiç ek falan yapmadan yettirdim astar kumaşımı da! 
Kumaşların fiyatını yazmadan geçemeyeceğim, dış 10, iç 2 lira :))
Kumaşları bu kadar ucuza edinince, düğmelerin tanesine verdiğim 1,5 lira çok üzüyor beni, sizce de şaka gibi değil mi ama :( Neyse ki düğmeler konusunda hiç sıkıntı yaşamadım bu sefer, tam istediğimi şak diye buluverdim, şaşkınım :)

Macera yok mu macera diyenlere gelsin şimdi bu paragraf:
En eğlenerek diktiğim parçalar kol ve bel şeritleriydi. Ama bu kadar eğlence bana fazla geldi tabii..  Şeritleri kolları birleştirirken araya alıp diktim. Kalıp üzerinde zaten şeritlerin yeri işaretliydi. Her iki kol parçasına da geçirmişim o işareti. Ölçmeden cırt diye dikiverdim işaretlerden. Ne zaman ki kollar takıldı, şeritlerin açık uçları yerlerine iğnelendi, giyildi, işte o zaman farkettim ki iki şerit arasında 1cm kadar bir fark var :(((
İsyiiaaaaaannnn!!! Hadiiii, sök bakalım. Bir de kendime sinir oluyorum, o kadar küçük dikiş aralığı kullanıyorum ki, sökene kadar canım çıkıyor. Söküp ölçülü biçili halde diktikten sonra, benzer bir sök/dik işlemini bel şeridinde de yapmak zorunda kaldım, neyse ki onu sadece düğme dikişi ile tutturduğum için çok sıkıntı yaşamadım. Fotoğraflarda fark edilmiyor ama, şeritlere ilik açmadım, direk düğmeyi üzerine diktim (bu yöntemi ne kadar sık kullanıyorum, nasıl bir tembel insanım ben yaaa :(( )



Kalıpla ilgili tek sıkıntım, kolları takarken çok uğraştırması oldu. Bir önceki kabanda, kaşe kumaşın daha esnek oluşundan ötürü bu kadar yormamıştı, ama bu seferki kumaşım sıfır esnek, kolların arka tarafındaki birkaç noktada, dışarıdan farkedilmeyecek kadar minnak büzgüler var. Ay aman, o kadar da oluversin diyerek söküp tekrar takmayı denemedim. Zaten olduğundan daha kötü hale getirme ihtimalim de vardı, o yüzden riske girmedim :) Hatasız trenç olmaz, hatasıyla seviyorum onu ;)

Kalıp bilgisi
Trenç: Burda 2006 Aralık sayısı 120 numaralı model
Mavi Balina: Burda 2016 Aralık sayısı 



6 Eylül 2017 Çarşamba

#wardrobebuilder için diktiğim pantolon Eylül ayı Burda'sından


#wardrobebuilder etkinliğinde geçen ayın teması "uyku kıyafetleri" idi. Aklımda şort/askılı üst şeklinde bir pijama takımı dikmek vardı, ama yapamadım. Bu ara bünyem, dikişe biraz ara vermem gerektiğinin sinyallerini veriyor. Sevimsiz bir bel ağrım var haftalardır. O yüzden dikiş odamla fazla haşır neşir olamıyorum. Aklımdaki pijamayı dikemeyince, iki yıl önce, bilinçsizce diktiğim bu geceliği yayınladım. Her ne kadar çok ve anlamsız hatalarla dolu olsa da, çok sık giydiğim bir geceliktir kendileri :)) Sanırım ilk diktiklerime ayrı bir bağlılığım var :) (bknz. İnstagramda #miymarch17 etkinliği kapsamında paylaştığım, giymelere doyamadığım viskon ev pantolonum)

  Ağustos ayında yaptığım sahtekarlığın vicdan azabıyla, Eylül ayının teması olan pantolonu hemencecik diktim ve yayınladım.
Hemencecik dediğime bakmayın, normalde bir günde bitecek pantolon, en az üç güne yayıldı, "belim ağrıyor, ondan" diyecem ama, yerseniz :)))

Pantolonun kalıbı Eylül 2017 Burda'sından. Dikişe başladığımdan beri aradığım pantolon kalıbını buldum diyeceğimi düşünüyordum ama, maalesef, bu da değilmiş.. Aslında istediğim tipe çok yakın olmakla birlikte, birkaç eksisi var benim açımdan.
Öncelikle fermuar… Pantolonda gizli fermuar ne kadar anlamsız bir seçimdir! Üstelik yandan!! Pantolon dediğinin önden standart fermuarı olur, di mi  ama!! Fermuar macerama birazdan geri döneceğim, kalıbı eleştirmeyi bitireyim önce:
İkinci eksisi, belinin yüksek olması. Üstelik kalıp açıklamasında "düşük belli" yazıyor. Belin düşük olması için göbek deliğinden en az 6-7 cm aşağıda olmalı bence, ama neredeyse göbekte bitiyor bu bel.
Son olarak da duble paça.. Seveni vardır elbet ama, ben hiç sevmem niyeyse. Neyse ki iptal etmek kolay.

Duble paçayı direk iptal ettim zaten, hatta ilk hedefim paçaları da uzun tutmaktı. Fakat sonra kısa paçayı daha sevimli buldum, kesiverdim :))

Kumaşımı yaz başında pazardan almıştım. Fil yakalı bluz maceramı hatırlayan var mı? Oradaki fotoğraflarda üzerimde olan eteği de (Burda 2017 Şubat sayısı) bu kumaştan dikmiştim. Kumaşçı abi zorla sattı bana, iki tane esnek keten buldum tezgahta, 80er cm istedim ikisinden de. (Valla cimrilikten değil yaa, dar ya da çan etek dikeceğim kesin, 1 metre alırsam en az 40 cm artıcak,  artınca atmaya  kıyamıyorum, kıyamayınca da minnak kumaş parçaları stoğum gittikçe devleşiyor!) Kumaşçı abi tutturdu , "bitiyor zaten, kesilmez bu al hepsini, şort yaparsın artanla da" diye, 180 cm falan hepsi. Mecbur aldım… Ama iyi ki de almışım. Hatta diğer kumaşı da fazla alsaydım keşke, ondan da pantolon dikermişim..

Kalıp üzerime tam oturdu diyebilirim, sadece kalça hizasıdan yukarı kadar 1er santimetre yanlardan daralttım, onun dışında hiç modifiye yok, sorunsuz..

Tek sorun gizli fermuarda çıktı. Evdeki fermuar stoğumun renk durumundan daha önce de bahsetmiştim, mesela şuradaki son derece ciddi pantolonun fermuarı ne renk sizce ;)))) Kesinlikle siyah değil :)))
Bu kumaşa asker yeşili ya da benzer tonda bir yeşil lazım. Ama elimdeki tek yeşil, anlamsız fosforlu gibi bir fıstık yeşili… Nasıl olsa gizlenecek dedim, dikiverdim. Ama tabi fermuarların gizliliği de bir yere kadar. Özellikle böyle esnek ve üzerime oturan bir pantolona (ve de yan tarafına(!!!)) montelendiğinde, gizeminden eser kalmıyor… Sol taraftan, ince bir çizgi halinde göz kırpıyor afacan!!
Ama o kadar uğraşmışım, dikmişim, söker miyim ben onu, assslaaa…. Bende çare bitmez :) Kumaşın renginin tıpkısının aynısı bir oje ilişiverdi gözüme, "yok artık, abartma istersen" dedim önce kendi kendime, sonra düşündüm, biran kendimi o fermuarı sökerken getirdim gözümün önüne, ardından, bu sıcakta tuhafiyeciye gitmeye çalışırken gördüm kendimi, sonra bi baktım fermuarın bi tarafı ojelenmiş bile, bi de güzel olmuş ki , tam rengi de tutmuş, devam diyip diğer tarafı da bitirdim.
Fermuar macerasını başarıyla tamamladıktan sonra kemerini taktım, kemerin üzerinde dikiş görünsün istemedim, içten makineye çektikten sonra el dikişiyle tamamladım. Kemer kısmındaki düğmeler tabii ki işlevsiz, benim gibi bir tembel ilik açar mı sizce :)))

Bu kalıp için kumaşın biraz esnek olması avantaj oldu sanırım. Kış sezonu için yünlü kumaş ile de aynı kalıbı kullanmayı düşünüyorum. Ama iki minik değişiklik var aklımda. Yandaki fermuarı öne alıp gizlemeyeceğim. Kemerini de üst taraftan en az 3 santimetre daraltacağım.
Bakalım sonuç nasıl olacak…

Kalıp bilgisi:
Pantolon:   Burda 2017 Eylül sayısı
Bluz:            Burda 2017 Şubat sayısı