29 Aralık 2021 Çarşamba

29 Ekim kırmızısı

 

Burdanın 2021 Ekim sayısını alma gerekçelerimden biri bu modeldi. Fransız pensli kalıpları seviyorum, ama böyle dümdüz bir elbise kalıbı yoktu hiç elimde. alt üst iki parça halindeydi elimdeki fransız pensli kalıplar. Gerçi bu kalıp da 2 parça aslında ama altı ve üstü birleştirmeye çok uygun. 




Ön üst ve ön etek zaten direk birleşiyor. Arkasında pens olduğu için ufacık bir işlem gerektirdi. Fotoğraflardan anlaşılıyor sanırım nasıl birleştirdiğim. 




Önce arka üst kısmı kumaşa çizdim, pensi de çizdim tabii, fotoğraflarda görünmemiş ☺ 






Sonra arka eteği, önce arka ortaya gelecek şekilde üstle birleştirip arka orta çizgisini ve etek ucu çizgisini (yarıyı biraz geçecek şekilde) çizdim. 
Sonra arka ortadan kaldırıp yan tarafa koydum, üst parçayla çakışacak şekilde ve çizmeye devam ettim.






En son olarak da, üst parçadaki pensi, alt parçaya doğru 3-4 cm kadar devam ettirdim. (Onun fotoğrafı da yok 🙈😂)








Bu yöntemle, etek çevresi 1-2 santim kadar artmış oldu.

Eğer eteğin çevresinin bu kadarcık dahi bollaşmamasını tercih ederseniz, yine kalıbı üst parçaya sağa ya da sola hizalayarak yerleştirdikten sonra, pensin olması gerektiği yeri tespit edip, bu noktadan itibaren düz iplik hizasında kesik atarak (3-4 cm yeterli olur benim için, siz de  pensin bitmesi gerektiği noktayı kendi ölçülerinize göre belirleyebilirsiniz), üst parçadaki pensin ölçüsünde bu kesiği açarak, orta ve yandaki fazlalıkları katladıktan sonra, tekrar orta ve yan çizgileri rigalarla düzeltmek gerekir.


Bu kalıbı bir sonraki kullanımımda bu işlemi yapmayı düşünüyorum, zira çok sık kullanacağım bir kalıp bu.
Kısa kollusu, uzun kollusu, yazlığı kışlığı her türlü kullanacağım bir demirbaş kalıp ;)







İlginç bir şekilde bu sefer omuzlarla oynamadım, tam geldi çünkü, şaşkınım 😮

Ama kolları her iki yandan 6şar santimetre genişlettim, boyunu da 59cm olacak şekilde uzattım. 






Sadece kıvırıp bırakacaktım ama sonradan bol duruşu hoşuma gitmeyince, 6 santimetre eninde bir bant kesip 2ye katlayarak lastik tüneli ilave ettim. Kolun bitmişi 61 santimetre civarı oldu. 




10 Ekim 2021 Pazar

mantarlı sonbahar montu






Bu kumaşı o kadar sevdim ki, ne dikeceğimi bilmeden kaptım hemen @bluesewing 'den.

 

 

Kumaş benim olur olmaz düşünmeye başladım, neler diksem neler dikseeeem şeklinde.


Tok ama hafif esnek bir gabardin, aslında gayet güzel bir pantolon olabilirdi ama böyle desenli bir pantolonu çok sık giyemeyeceğimi düşündüm. 







Tam da sonbahar, mont havası dedim, hem de @seminindikisatolyesi 'nin #sonbaharkıyafetidikiyoruz etkinliği için eğlenceli bir paylaşım olsun dedim, ve başladım model bakmaya. Fazla aramama gerek kalmadı, Burda'nın 2021 MART sayısının kapak modeli gözüme çarpıverdi.








Hemen paftayı açtım, kalıbı ölçtüm, halihazırda severek giydiğim bir mont ile sadece 3 cm genişlik farkı vardı, tamam dedim, uygundur.












Fakat tabi kalıpta bazı minnak değişiklikler yaptım.


Öncelikle alt üst 2 ayrı parça şeklindeydi kalıp, onları birleştirdim.












Alt ön parçadaki dikdörtgen cebi iptal ettim (bu arada alt ön parça da 2 parçadan oluşuyordu onu da birleştirdim), o cep yerine biyeli cep açıp, cep kapağı diktim.









Her zamanki gibi omuz genişliğini 1 santimetre kadar daralttım. (kol kalıbıyla oynamama gerek kalmadı, kol evi uzunluğu fazla değişmediği için)
Astar olarak turuncuya dönük cart sarı bir renk kullandım.
Modelde, pervaz ve astar için ayrı kalıp vermemiş, İlk başta ben de o şekilde astarlamayı düşündüm , fakat montun önü açık olarak da  kullanacağımı göz önüne alınca, yaka kısmından direk cart renkli astarım dil çıkarmasını istemedim :)





Kalıba uygun ön&arka pervaz çizdim, astar parçasında da gerekli modifiyeyi yaptıktan sonra ikisini birleştirdim.

Bu arada bel ve kapşon tünellerinin bitiş noktalarına antik renkli kuşgözü bastım, sonra tünel dikişlerini kapattım. Yine antik renkli siyah fermuarımı takmaya sıra gelmişti ki, bu aşamaya kadar nasıl farketmedim dediğim bir sorunla karşılaştım, fermuar kısa geldi :(



Bu noktada, "aman boşver, fermuar biraz yukarıda bitiverir, devam et dik geç" diyen şeytana uymadım, hemen sakince her şeyi kenara bırakıp, fermuar siparişi verdim. Bu mecburi 1 haftalık aranın ardından, ertesi hafta sonu uygun boydaki fermuarıma kavuştum.

Fermuarı diktim, astar montajını tamamladım, son dokunuş olarak, Bel, kapşon ve etek tünellerinden geçirmek için aynı kumaştan incecik biyeler hazırlayıp bu macerayı da burada noktalamış oldum :)

31 Mart 2021 Çarşamba

Overlok makinesi nedir, her eve lazım mıdır ?









Bu sorunun net bir yanıtı yok aslında.




Mesela şu anda benim için evet, çok gerekli, çünkü iyi bir overlok makinem var, ve sadece onu kullanarak kısa sürede ve düzgün şekilde penye tshirtler dikmek çok zevkli 😊













Dikişe ilk başladığım zamanlarda, blogger arkadaşların bir çoğunun aşkla bahsettiği bir makinaydı benim için overlok. O zamanlar pek anlam veremezdim, dikiş makinamız var işte, ne gerek var overloğa dünyanın parasını vermeye diye düşünürdüm . 








Sonra "bunca insan peşine düşmüşse, bir hikmeti vardır" diyerek araştırmaya başladım. Ve araştırdıkça ben de arkadaşlarımla aynı aşka düştüm 😀 Mutlu sonla bitti aşkımız, şu an çok seviyeli bir ilişkimiz var 😍 

Peki neydi bu overloğun hikmeti ve gerçekten gerekli miydi ?

En basit tanımı ile overlok, kestiğimiz kumaşın kesim yerlerindeki ipliklerin kumaştan ayrılarak saçaklı görüntünün engellenmesi için kenarlarından geçilen dikiştir. Aynı işlemi, normal bir dikiş makinasındaki zigzag dikiş ile de yapabiliriz tabii. 






Overlok makinasının farkı, bu işlemi hem çok daha hızlı, hem de çok daha şık bir dikişle yapıyor olmasıdır. 

Overlok makinaları ve yaptıkları dikişler ile ilgili çok fazla detaya giremem, o kadar teknik bilgim yok, fakat bendeki ile neler yapabiliyor, ondan biraz bahsetmek isterim.
3 yılı geçti alalı, sıfır sorun, %100 memnuniyet 👍 Üstelik fiyatlar da bu kadar artmamıştı o zaman, karlı bir yatırım yapmışım yani 😉


İlk aldığım overlok makinası (onu da ilk dikiş makinem gibi marketten almıştım😆) ile yıldızlarımız barışmayınca(bakınız ilgili blog yayınım), 2017 yılında kendime doğum günü hediyesi olarak Pfaff coverlock 3.0 almıştım😊 







Coverlock 3.0, beş ipliğe kadar kullanabiliyor. Diğer makinam dört ipliğe kadar kullanabiliyordu. Ben genelde diktiğim kıyafetlerin içte kalan dikiş paylarını , 3 iplik kullanarak overlokluyorum. Penye dikerken 4 ip kullanıyorum. 

5inci ipi, aynı anda sağlamlaştırma dikişi ve overlok yaparken kullandım bir iki sefer. Sonra baktım ki hem sağlamlaştırma hem overlok yapan 4 iplikli bir mod daha varmış, onu tercih ettim. (kareli kumaştaki overlok )

Tabi bu demek değil ki o 5inci ip gereksiz 😁 






Benim minnoş overloğum, "değiş tonton" repliği ile reçme makinesine dönüşüyor. (evet , ben değiş tonton kuşağındanım😉 ) 

Reçme ne diye sorarsanız, penye tshirtlerimizin etek uçları ve kollarındaki dikiş, hani üstten iki dikiş görürsünüz, altta çapraz çapraz overlok dikişi vardır ya, işte ona reçme denirmiş. (Rakunlu kumaşta reçme dikişi var) 

Sadece reçme yapan makinalar da var, benimki gibi, birkaç hamleyle reçmeye dönüşebilen makinalar da. Yer problemi olan benim gibi ev kullanıcıları için, ikisi bir arada bir makine büyük nimet 😇 (Son fotoğrafta reçme moduna geçirilmiş halini görebilirsiniz)

 




Bu makinanın güzel bir özelliği de, hazır ayarları olması. Overlok makinalarının bir kısmında, (benim eskisinde mesela), iplik gerginliklerini manuel ayarlayarak overlok dikişleri çeşitlendirilebiliyor. Bunda ise, A-K arası 11 farklı hazır ayar var. Ayar düğmesini çevirince, ip gerginlikleri otomatik olarak değişiyor, isterseniz siz manuel ince ayar da yapabiliyorsunuz.






Sonuç olarak, overloğun her eve lazım olup olmaması kişiye ve kişinin dikiş aşkına göre değişebilmekle birlikte, benim evime şart olduğu kesin 👍 Overloksuz bir hayat düşünemiyorum 😁😁