29 Ocak 2018 Pazartesi

3 yıl nasıl geçti anlamadım :)



Üç yıl önce, bugün için takvimime bir not eklemiştim. Daha doğrusu 2 yıl 8 ay önce :)  2015 Haziran tarihli yayınımda, 4 ayda neler öğrendiğimi özetlemiş, hedef olarak da, dikişle geçireceğim 3 yılın ardından, "az kusurlu" bir şekilde her türlü kıyafeti dikebilmeyi koymuşum.
Neyse ki abartıp kusursuz kıyafetler dememişim :D:D

Sanırım hedefime ulaştım :) 3 yıldır kendime ve sevdiklerime hemen hemen her türlü kıyafeti diktim.


Fakat diktiklerimin bir kısmının kolajını yaparken farkettim ki, "işte bu kusursuz bir parça" diyebileceğim tek bir parça bile yok :)))
Giymekten zevk aldığım bir sürü kıyafet dikmiş olmama rağmen, hatta "iyi ki dikmişim yahu, yoksa ne giyecekmişim ben" dediğim birçok parça olmasına rağmen, hepsinin kusuru, hepsinin macerası, hepsinin apayrı anıları var benim için.


Bu noktada kendime koyacağım yeni hedef kusursuzluk olmayacak, bunun yerine hedefim YAVAŞLAMAK olacak.
Yaptığım birçok hatanın, "hadi bitsin biran önce" telaşından kaynaklandığını fark edeli çok oluyor aslında. Artık bu bu telaşı çıkarmalıyım dikiş odamdan.
Hızlı bitirmeye ya da aynı anda birden fazla parçayı dikmeye çalışırken olayın keyif kısmını ıskalıyorum.

Diğer hedefim de kumaş stoğumu eritmek, ki her ay aynı hedefi koyup, bir türlü koyduğum kurallara uyamıyorum ama, belki buraya yıllık hedef şeklinde yazınca, utanırım da uyarım kendi kurallarıma :(
Gittikçe büyüyen bir kumaş stoğum var !! Bu durdurulamayan büyümeye çözüm bulmak için kontrolsüz kumaş alımlarıma son veriyorum.
"Aaa, süper kumaşmış, ne güzel elbise dikilir bununla, aldım gitti" diyerek yapılan alışveriş ilk bakışta kulağa planlıymış gibi geliyor, ne dikilecek, elbise dikilecek, elbise dikmek bir plandır, bu da planlı bir alışveriştir… Hayır maalesef değildir.
Bi kere bu elbise ne zaman dikilecek, en kritik soru bu, ardından diğer kritik soru, hangi kalıp kullanılacak? Bu iki soruya veriecek cevabım varsa, ne güzel. Yoksa, o kumaşı yerine bırakıp usuuulca uzaklaşıcam oradan..
Kumaşı 6 ay içinde kullanabileceksem, yani ilk sorunun cevabı 6 aydan az ise, kabul, fakat seneye, sonraki seneye, ve benzeri tarihler anlamlı değil kesinlikle. Uzaklaşalım… (aslında 6 ay bile fazla ama, torpil geçiyorum kendime ;) )
Hangi kalıp kullanılacak sorusuna çok spesifik bir yanıt aramıyorum tabii, ama en azından üzerime oturan bir kalıp, salaş bir kalıp, kloş etekli bir elbise, pileli bir pantolon gibi, ne kadar kumaşa ihtiyaç duyacağımı belirleyecek cevaplar arıyorum. Gözümde o kumaşın bitmiş hali canlanmıyorsa, rica ediyorum, uzaklaşalım…
Aaa, bi de penye sorunsalım var.
Biiir sürü penyem birikti. Dikmesi kolay, desenler sevimli, o yüzden aldıkça almışım. Ama bu duruma da el koyuyorum, mevcut penyeler dikilip bitene kadar, 2 hafta içinde dikemeyeceğim penyeye göz dikmek yok!!


Ve bakalım seneye bu hedeflerimin ne kadarını başarmış olacağım? Özellikle kumaş stoğumla ilgili bir gelişme olacak mı çokkk merak ediyorum, takvimime not düştüm, seneye bugün, bir değerlendirme yazısı daha gelecek ;)

23 Ocak 2018 Salı

70lik jile

Bir süredir diktiklerimde kumaş miktarı konusunda hiç sıkıntı yaşamadığımı farkettiniz mi bilmiyorum :) Ama tabi hep böyle bol kumaşlı dikişler olursa işin eğlencesi kalmaz. Di mi ama :P

Bu jilenin kalıbını daha önce kullanmıştım. Geçen yıl ekim ayındaydı galiba, kot kumaşla dikmiş ve sonucu da çok sevmiştim. Fakat iş yerinde kt giyilmemesi gibi teorik bir kuralımız var, ve ben kuralları ihlal etmekten çok hoşlanmam, o yüzden o kot jileyi  daha sıklıkla giyebilecek olan kuzişime vermiştim. Kadifeden ya da kalınca bir yünlüden tekrar dikerim diye düşünüyordum ki kış bitti..
Aradan bir yıl ve bir sürü farklı proje geçince, bu kalıp bir köşede öylece kalmış.

Bu seneki hedeflerimden biri, kumaş stoğumu eritmek olunca, sık sık neyim var neyim yok diye kumaşlarımı karıştırır oldum. Bu karıştırma seanslarından birinde, yine geçen sene hatta belki de ondan önceki sene aldığım yünlü eteklik kumaşlarımla karşılaştım. Tam da vaktidir diyerek çıkardım ikisini de meydana. Standart dar etek dikmek için almıştım o yünlüleri, ve sadece 70er  santim almışım. Bak bak, bonkörlüğe bak, oysa ki 50cm'den dar etek çıkıyor bana, 20 santim fazladan almışım, peh peh!
Ama tabi bonkörlük de bi yere kadar. Dedim yazık günah, o 20 santim noolcak sonra, o da kullanılsın, ben başka bişey dikeyim bu kumaşlardan :D:D 
Yok tabi şaka, aslında başka birşeye yönelmem kumaş fazlalığından değil, her iki kumaşın da çizgili olmasındandı. Aynı tipte, benzer desende iki etek istemedim :) Bu kumaşı da azıcık fazla kesmiş sanki bursakumaspazarı, 74 falandı ölçüsü. Elbise olmaz ama jile neden olmasın diyerek çıkardım kalıplarımı, serdim kumaşımı, ölçtüm, biçtim, olur bu dedim! Birazcık kısa olur ama olur.

Pervazlara da kumaşım yetmez ama yine de olur. Artık kumaşlarımdan düz siyah ince bir kumaş bulup telaladım, pervazları ondan yaptım. Askılara yetti neyse ki kumaşım ama biraz daha fazla olsaydı askıları enine ya da çapraz çizgili yapacaktım, daha hoş olacaktı :(
Etek ucunu da geniş overlok yapıp içe kıvırdım, minimum boy kaybı olsun diye :)
Sonuç üniforma gibi bişey oldu benim için. İçine gri/kırmızı/siyah/beyaz ve daha bir sürü alternatif renk kazak giyilebiliyor, düz ayakkabıyla da, topukluyla da uyumlu, çok bol ve çok rahat, işte aradığım üniforma :))
Şiddetle tavsiye ediyorum bu kalıbı, her dolaba lazım ;)


Kalıp Bilgisi: Burda 2016 Ekim

21 Ocak 2018 Pazar

ekim ayından kalma bir fırfır macerası



Yazmışım fakat yayınlamamışım bu macerayı:

Bu etek /gömlek ikilisini dikerken başıma neler geldi neler. 
Herşey çok güzel başlamıştı. 
Güneşli bir Cumartesi günü, kumaş pazarındaki çeşit çeşit kışlık kumaşlardan bir parçacık bile almadan eve dönmenin haklı gururunu yaşayarak, fotoğraflarda gördüğünüz kareli gömlek ve yeşil eteği kestim. 

Eteğin kumaşını bir önceki hafta kumaş pazarındaki abilerden biri bonus olarak vermişti:)) 
Kareli kumaşım ise @oblemkumas 'tan, çift taraflı kullanılabilen incecik bir poplin. Geçen yıl "Dikiş Odamda 29 Ekim" etkinliği için diktiğim beyaz gömleğin kalıbını bir daha kullanmak istiyordum zaten, yakasına fırfır eklesem mi eklemesem mi derken, beğenmezsem sökerim diyerek fırfırlı versiyonda karar kıldım. 







Gömleğin sırt ve hakim yaka parçalarından kumaş katında ikişer tane kesilecek. 

İkişer kere çizmeye gerek yok di mi, kumaşı dörde katlayıp kesiveririm dedim.. Sırt parçalarını da verevden kesicem bu arada, değişik olsun diye ( biliyorum iplik boyu kuralına ters ama, bu seferlik böyle olsun dedim:) )

Katladım kestim, hem yakayı hem sırtı.
Cumartesi gününü, fırfırların kenarlarını overloklayarak bitirdim.





Ayyy, bu arada çoook harika bir iş yaptım, overloğumu yeniledim :) Geçen yıl doktorcum Sevdacım gazı vermişti zaten bana, "git bir Pfaff bayii'ne dene, vazgeçemeyeceksin" diyerek. Gerçi yakınlarda bayii olmadığından denemeden aldım ama, aynen dediği gibi, ben bu vakte kadar overlok yapmamışım! Aşk yaşıyoruz şu anda yeni gözdemle :) Henüz tam olarak birbirimizi tanımadığımız için biraz uzun sürüyor ayar yapmak, modları arasında geçiş yapmak falan ama zamanla hız kazanırım. 
Mesela bu fırfır kenarı overloğunu o kadar rahat yaptım ki, eskisi olsa canımı çıkarırdı! 


Fırfırlarım hazır, bütün parçalar kesildi hazır, yarın 3-4 saatte dikerim ben bunları diyerek Cumartesi gününü bitirdim..

Fakat Pazar günü beni bir sürpriz bekliyordu!!

Evet, şekilde görüldüğü gibi, tembellik edilip dörde katlanan kumaşlar, pek sağlıklı sonuçlar vermiyormuş!!


İlk  sürpriz yakada çıktı karşıma. Kendime söylene söylene tekrar kestim yakayı!!

Neyse ki kumaşım boldu bu sefer :) Gerçi yine milim milim kesiyorum ki, artanından da yazlık bi bluz çıkabilsin, evet, pintiyim, ama yalnız değilimmm!! 

İkinci sürprizle, yani sırt parçasındaki minik eksiklikle karşılaştığımdaysa, derin bir nefes aldım, ona kadar saydım, sakince parçaları yerine bıraktım ve dikiş odasından çıktım!!

Olayı Instagram storylerinde paylaşınca, Mevlüdeciim hemen el attı olaya. "Kurtarırsın o parçayı sen, kareleri denk getir, ek yap, bişeycik olmaz" diyerek. Hele ki o parçanın içte kalacağını öğrenince, hepten verdi gazı, "deli misin, kocaaa parça, atılır mı, yazık günah" şeklinde :)) 
Ben de zaten bu gazı bekliyordum, iki pinti, karşılıklı karar verdik o kocaaaa parçayı ziyan etmemeye :)))

"Ama ben seni ifşa ederim" dedim, "et" dedi, "senden mi korkacam" dedi, "beni yak kendini yak" dedi :)) Ama iyi ki müdahale etmiş bana, çok güldüm eğlendim sayesinde, yoksa sinir harbi içinde somurtarak oturuyor olacaktım :) Bu muhabbetin üstüne de kalktım, ek yaptım sırta, azıcık karelerin hizası kayık gibi ama, nasılolsa içte kalacak, hiiiç takılmıyorum :)) 

Ertesi haftasonu, hem eteği hem gömleği bitirdim.
Ama ikisinin de sonucu beni tatmin etmedi.
O yakadaki fırfırlar hiç mi hiç benim tarzım olmamasına rağmen, niye fırfır da fırfır diye tutturdum anlamıyorum :( Bu şekilde giyer miyim emin değilim ama yaz sezonunda kolları söktükten sonra kesin giyerim gibime geliyor..
Etek konusu ise, yine benim elimin ayarsızlığı ve tembellik edip prova yapmamamın cezasını çektim.
Dar oldu biraz :( 
Yazın diktiğim yeşil keten bir etek vardı , 2017 Şubat Burda'sından, süper rahat ve sık giydiğim bir etekti kendisi. Pens yerine 2 üçgen parça kullanılmıştı. Üçgen parçaları iptal edip yerine pens koydum. Buraya kadar hiç sıkıntı yok.. Ama yeni eteğim eskisinden bir tık daha dar olsun diye yan dikişleri normalden daha içeriden çekince, işin rengi değişmiş :( Tabi bu değişik rengi astarını ve kemerini diktikten sonra farkettim maalesef :( Giyilemeyecek kadar dar olmamakla birlikte, yazlık versiyonunun rahatlığı kesinlikle yok. Kumaşım birazcık artmıştı, bir ara tekrar denemeyi düşünüyorum, astarsız ve standart dikiş aralığımı kullanarak :)))

Kalıp bilgisi:
Gömlek:  Burda 2016 Ağustos sayısı 
Etek:        Burda 2017 Şubat sayısı

18 Ocak 2018 Perşembe

2017'nin son elbisesi


2017'nin son elbisesi Burda Kasım 2017 sayısından, ancak geçen haftasonu fotoğraflanabildi :)
Bu elbisenin macerası bi değişik :) Aslında elbise değil maceralı olan, öncesi :))



Kumaşımı, taaa 2,5-3 sene önce, dikişe ilk başladığım vakitlerde pazardan almıştım. 2 liralık parça kumaşların arasında bulduğum ganimetlerdendi. İnce bir yünlü. O zamanlar henüz giyilebilir bir parça dikememiştim. Aaa yok, pardon, dikmiştim, dar etek dikmiştim yine yünlü ama kalınca bir kumaştan. Ama henüz hiç uzun kollu bluzümsü bir parça dikme tecrübem yoktu :)

Bu mavi yünlüyü, ilk tecrübem için feda etmeye karar vermiştim.
Şimdi bu satırları yazarken ara verip, o tecrübeye ait bir fotoğraf bulmaya çalıştım. Ama o kadar kabus bişey çıkmış ortaya demek ki, tek kare fotoğraf çekmemişim :D:D



Caaanım mavi yünlü kumaş, uzun kollu, bol, uzun, abidik gubidik bir üst olma yolunda ilerlerken, daha fazla ısrar etmeyip durmuştum. Ama (iyi ki) atmaya da kıyamamıştım. Ara ara elime gelirdi bu bitememiş anlamsız üst. En son da, pazen picoşlarımı dikerken elime gelmişti, düğme kaplamak ve biye yapmak için bu kumaşın artıklarını kullanmış, hatta düğmelere artık kumaşlar yetmeyince, yarı bitmiş üstün kollarından birer minnak yuvarlak parça kesivermiştim :P

Artık bu tarz işlemler(biye, düğme kaplama, cep yapma, vs.) için kullanılır diye düşündüğüm bitmemiş üst parçanın hayatı, kumaş stoğumda aynı kumaşın kocaman bir parçasını daha bulmamla bambaşka bir yöne doğru ilerledi :)

O kocaman parçayı etek olarak kullandım (ki o kadar da kocaman değildi parça, şekilde görülen elbiseni dergideki orjinali, bundan 15-20cm daha uzundu :P)
Bitmemiş üstten de, elbisenin üstü fazla fazla çıktı zaten. Üstelik ben sanmıştım ki, uçlarından kestiğim yuvarlak parçalardan sonra, o kollardan ancak fakir kol çıkar. Fakat yanılmışım, kolları kestikten sonra ucuna overlok yapıp incecik içe kıvırdım, sonuç normal kol boyu oldu :)



Bu kalıbı çok sevdim ben, tek kusuru kol kısmının biraz kasması. Kumaşım bir parçacık esnek olsaydı, o da sorun olmaktan çıkardı. Ama yünlü olduğu için, giydikçe esneyeceğini düşünüyorum, zaten aman aman da rahatsız edecek bir kasma değil. 
Yaz için viskondan kolsuzunu dikmeyi de kafama koydum, muhtemelen üniforma şeklinde giyilecek bir elbise çıkacak :))


Kalıp bilgisi: Burda Kasım 2017

15 Ocak 2018 Pazartesi

mor çanta





Merih Hanımın etkinliği için diktiğim el çantası/clutch bu haftasonu nihayet bitti :)
İki yıl önce aldığım bir parça mor deri vardı elimde. Ama tiril tiril bir deri, çantadan ziyade etek dikilebilir bir incelikteydi. Geçen yıl, minik bir parçasına tela ütüleyerek sertleştirdikten sonra küçük bir makyaj çantası dikmiştim kendime.
Bu çantayı da aynı şeklide telalayarak tok hale getirdiğim deriyle dikerim ben dedim.




Fakat tela olayını bir parça abartmışım :) Bu çanta macerası bana astar kısmının telalanmaması gerektiğini öğretti :)
Aslında sadece yarım kapaklı bir model dikerim diyerek başlamıştım .
Sonra kapak düz olmazın, üçgen olsun dedim.
Daha sonra ikizkenar yerine dik üçgen olmasına karar verdim.
En sonunda da çift kapak olsun, daha kullanışlı olur dedim.
Ve sonuç bu :)
İçinde cep telefonuna özel bölmesi de var ;)



Çıtçıtları mıknatıslı, instagramda @malzemedunyasi 'ndan aldım. Çıtçıt takmanın zor olacağını düşünüyordum ama çok pratik oldu :)
Astar için, geçen yıl bluz diktiğim çıtır poplinden artan parçayı kullandım. Ve maalesef bu parçayı telaladım. Hiç gerek yoktu oysa ki, diktikten sonra çevirmek çok zor oldu. İçerden dibini de dikemedim, mecbur bir parça astar ekledim en altına, kapatabilmek için.
Bundan sonra dikeceğim çanta için tecrübe oldu :) Evet evet, mor deri arttığı için, bir çanta daha dikeceğim mecbuuur :)))



Aşağıda gördüğünüz bez poşetleri de 2 hafta önce diktim, yeşil fileyi de kendim ördüm:)
2018 hedeflerimden biri, alışverişlerde hesapsızca kullandığımız plastik poşet kullanımımı azaltmak. Aslında bu poşetleri tamamen hayatımdan çıkarmak istiyorum, 2018 ilk adımı atacağım yıl olacak. Sadece poşetlere değil, tek kullanımlık plastik her türlü ambalaja karşı mesafeli olacağım. Net bir şekilde "hayatımdan çıkardım" diyemiyorum şimdilik, belki o da 2019 hedefim olur ;)