30 Nisan 2017 Pazar

bahar kokulu bluzlarım...


Ornitorenk Handmade bloğunun sahibesi Gonca'nın başlattığı #baharkokulugiysiler etkinliği için üç tane bluz diktim.
İlk olarak turuncu fisto bluzumun macerasından bahsedeyim. En olaysız, sıkıntısız olanı oydu. Tek sorun elimdeki kumaşım sadece 57 santim olmasıydı, ki tanıyanlar bilir, yetersiz miktarda kumaşla çalışmak benim için sıradan bir olay haline gelmiş durumda :)
Bu parçayla da uzun kollu gömlek dikebilirdim aslında ama o kadar zorlamadım kendimi :P))
Bu kalıbı bu yaz daha dökümlü bir kumaşla kesin kullanacaktım zaten, ama fisto kumaşımın da yeterince ince oluşundan cesaret alıp kestim gitti :)) Kalıpta askılar sabitti aslında, ama ben kendi kendime prova yaptığım için o askı boylarını ayarlamak tam bir eziyete dönüyor, o yüzden şekilde görüldüğü gibi kol altlarına geçirdiğim biyeleri devam ettirip arkada brit olarak bitirdim. Ön yakaya geçirdiğim biyeleri de uzun tutup britlerden geçirip fiyongumu attım, ve askı ölçüsü derdinden kurtuldum :))

Kalıpla ilgili tek sıkıntı, kol altlarının biraz geniş kalması, ki bu aslında benim genel sıkıntım, diktiğim üstlerin %80'inde kol altlarından birer ikişer santim daraltmam gerekiyor. Aslında biyeleri geçirmeden bu genişliği tespit edebilmiş olsam tabii ki daha güzel olacaktı, ama maalesef teğelleyip prova yapmak gibi bir ön çalışmayı genelde atladığım için, ilik sökücü aparatım elimden hiç düşmüyor!! Bu sefer biyeleri sökmeden daralttım, sanki ön ve arka parça ayrı ayrı biyelenmiş gibi oldu, içten de kötü görünmüyor, cidden bak, inanın bana, sıkıntı yoook :)))

İkinci diktiğim bluz, dantelli mavi pırıltılı gri penye. Vay bee, isme bak, "mavi dantelle harmanlanmış, içinden yer yer mavi pırıltılar geçmekle birlikte aslında gri olan penye" :))) 
İsim çok janjanlı oldu, ama beni bitirdi bu sıradan penye. İki saatte diker bitiririm diye başlayıp iki gün uğraştım!! Sonlara doğru vazgeçmek üzereydim, instagramdan "şöyle olsun, böyle olsun, hadi bitir, olur bu olur, olmadı alıcısı bulunur(teyzem)" yorumları gelince son bi gayretle ikinci günde bitirdim neyse ki.
Uğraşının tüm sebebi yanlış kalıp seçimiydi aslında. Şurada yayınladığım beyaz fiyonklu yakalı bir penye bluz dikmiştim, Mevlüde'nin "Mukaddes Yenge Bluzu" tabir ettiği bluz. Yakadaki bağlama detayını iptal ederim, kollarına dantel geçiririm, olur biter diye düşünmüştüm. Ama maalesef o iş o kadar kolay diilmiş. Beyaz penye incecik ve dökümlüydü bir kere, tamam gri de ince ama onun gibi dökümlü değil. Fiyongu iptal edince ortaya çıkan yaka tam bir kabus oldu!   Degaje yaka ama öyle degaje olmaz olsun!! Dantelleri de kollara geçirince, 80lerden fırlamış yaşlı teyzelere benzedim. "Evladım" dedim kendi kendime "çıkar şunu, bu tarz için henüz erken", yaşlı teyzenin sözünü ikiletmedim hemen çıkardım tabii. O arada fotoğraf çekip anneme gönderdim, tiksineceğini tahmin ediyorum ama neyse ki kibar bir kadın benim annem, "o danteli kısalt biraz istersen" dedi sadece :)) Tamam dedim, sakin, o yaka öyle olmayacak , rahatladı tabii, inceden bir "ohhh" sesi duyar gibi oldum hatta :))
Sonra aldım elime makası, dantelleri kısalttım, yakayı bir güzel yuvarlattım. (tabi bu süreç de öyle anlattığım gibi olmadı, ölç, iğnele, giy çıkar, bi daha ölç, olmamış, az daha derin olsun, falan derken 1 saatten fazla uğraştım, sinirler laçka tabii! İğneledim bıraktım, cezalısın dedim, tek başına otur bu odada,  ben dışarı çıkıyorum!! :))
Ertesi sabah cezası bittiğinde, yakaya bir bant, etek ucuna bir bant şeklinde hızlıca tamamladım.

Bu iki bluz bittikten sonra, bir önceki yayında görülen puantiyeli elbiseyle oyalandım bir süre. Elimde beyaz bir fisto kumaşım daha var, ama ne yapacağıma karar veremiyorum bir türlü. Nihayet cuma akşamı kararımı verdim, eski dergilerimden birinde bir tunik kalıbı vardı, bunu kısaltır kullanırım dedim, yakası da daha önce hiç denemediğim yuvarlağımsı yakalardan. Sık sık da giyilebilir bir bluz olur üstelik, Gonca öyle demişti ya (gerçi iki dikiş bir lastik basitliğinde olmasın da demişti ama olsun, en basit kalıplar bile benim canımı çıkardığı için, bu kısmı duymazdan geldim:P )
Her şey pek bi yolunda gidiyordu bu bluzda da, fakat bi noktada saçma bir  hata yapıp, bir de aynı hatada ısrar edince, işin rengi değişti. Ama bu hatalı sürecin sorumluluğunu da yine bir güzel Burda Dergisine atma niyetindeyim. Şöyle ki: Kalıp sadece 4 parçadan oluşuyor: arka parça, ön parça, ön pervaz, yaka. Evet sadece bu kadar. E yaka varsa arkada da pervaz olmalı, o yakayı nasıl temiz monte edicem yoksa? Haksız mıyım ama yaa :(
Bu noktadan sonra sorumluluk bana geçiyor tabii.. Madem Burda vermemiş arka pervazı, sen kendin çiz de kes, eline mi yapışır! Yok ama, bünye macera peşinde ya, yaka montajı baştan keşfedilecek!! Pervazın arasına yakayı almak yerine yakanın arasına pervazlı ön parça ve pervazsız arka parçayı almaya karar verdim!! Ve bu kararımda ısrar ettim!! E olmadı tabi! Bu arada yaka parçasının uçlarını da kesmiş bulundum, başka türlü içeri dönmüyor çünkü!!


Aklım başıma gelip tamamen yanlış bir yolda ilerlediğimi görünce söktüm doğal olarak!! Arka pervaz yerine bir bir parça beyaz biye kullanarak yakayı pervazların arasına sokup diktim. En başta yapmam gerekeni yaptım yani. Ama sonuç en başta olacağı gibi olmadı, çünkü yaka parçasının uçlarını budadığım için(!!) yaka kısa kaldı. Aslında yeniden yaka kesebilecek kadar fazla kumaşım var ama annem ve teyzemin "böyle de güzel olmuş, belli olmuyor zaten" yorumları üzerine yeniden yaka kesip dikmekten vazgeçtim. Bir süre böyle giyilsin, sonrasında belki yeniden yaka keserim..


Kalıp Bilgisi:
Turuncu fisto bluz: Burda Dergisi 2016  Mayıs Sayısı 113 numaralı model
Gri penye bluz: Burda Dergisi 2016 Ağustos Sayısı 125 numaralı model
Beyaz fisto bluz: Burda Dergisi 1997 Nisan Sayısı 113 numaralı model

6 yorum:

  1. Hahahahahhahaaa bak seni okurken aklima ne geldi:))
    Gecen gun benim bol sinir harpli pantalonla ugrasirken koca kisisi karsimda; siskoomm dedi. Zaten harpteyim ters bir bakis attim ne var der gibi:)
    Bazan senin nasil birseyler dikip ortaya cikarabildigine sasiyorum haa dedi:)))
    Once bi sinirlendim ama sonra bastim kahkahayi.:)) Ama aklima gelmedi sen birde Gokce'yi gor demek:))
    Kiz n'olceekkk bizim bu halimiz? :)))
    Ellerine saglik, hepsi de sahane olmus; Ama beyaz asaletiyle onde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya evet, noolcaz biz böyle :(( Instagramda görmüşsündür, anneme siyah bir bluz diktim, düz, sadece sırtı açık bir kalıp, ama yaşadığım maceranın haddi hesabı yok :)) Bu ayki etkinliklerden biri için de basit düz bir etek dikmem lazım, sırf basit diye gözüm korkuyor şu an kendisinden :))
      Çok teşekkür eder, macerasız dikişler dilerim hepimize :)))

      Sil
  2. Alemsin Gökçecim her biri ayrı bir serüven valla tebrik ediyorum seni hem sabrın için hem de bu kadar olumsuzluğa rağmen güzel şeyler çıkarttığın için :)) Hepsine ayrı ayrı bayıldım ellerine sağlık ;))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu kadar sabırlı olduğumu inan ben de bilmiyordum, dikişe başlayınca öğrendim :)))
      Ama çok kararlıyım, bir sonraki dikişim (Türkan Hanım'ın #jeançıkarıyorum etkinliği için bahçıvan etek) kesinlikle macerasız olacak, sakin sakin dikecem, bak da gör :)))
      Çok teşekkür ederim, mutlu oldum sonuçları beğenmene :*

      Sil
  3. Öylede böylede dikişler seni yorsada hem güzel model seçiyorsun hemde üzerine yakıştırmayı biliyorsun inan kutlarım hee bide 1997 yılının dergisine sahipsin şoklardayım çok şanslısın çok ....bluzların harbiden şahanee sevgili mühendisim:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim :)) 8-10 adet eski yıllara ait dergi var elimde, internetten almıştım, eskilerde şimdiki dergilerden daha fazla çeşit ve daha kullanışlı parçalar var bence. Denk geldikçe alıyorum hala eskileri :)

      Sil