31 Mart 2021 Çarşamba

Overlok makinesi nedir, her eve lazım mıdır ?









Bu sorunun net bir yanıtı yok aslında.




Mesela şu anda benim için evet, çok gerekli, çünkü iyi bir overlok makinem var, ve sadece onu kullanarak kısa sürede ve düzgün şekilde penye tshirtler dikmek çok zevkli 😊













Dikişe ilk başladığım zamanlarda, blogger arkadaşların bir çoğunun aşkla bahsettiği bir makinaydı benim için overlok. O zamanlar pek anlam veremezdim, dikiş makinamız var işte, ne gerek var overloğa dünyanın parasını vermeye diye düşünürdüm . 








Sonra "bunca insan peşine düşmüşse, bir hikmeti vardır" diyerek araştırmaya başladım. Ve araştırdıkça ben de arkadaşlarımla aynı aşka düştüm 😀 Mutlu sonla bitti aşkımız, şu an çok seviyeli bir ilişkimiz var 😍 

Peki neydi bu overloğun hikmeti ve gerçekten gerekli miydi ?

En basit tanımı ile overlok, kestiğimiz kumaşın kesim yerlerindeki ipliklerin kumaştan ayrılarak saçaklı görüntünün engellenmesi için kenarlarından geçilen dikiştir. Aynı işlemi, normal bir dikiş makinasındaki zigzag dikiş ile de yapabiliriz tabii. 






Overlok makinasının farkı, bu işlemi hem çok daha hızlı, hem de çok daha şık bir dikişle yapıyor olmasıdır. 

Overlok makinaları ve yaptıkları dikişler ile ilgili çok fazla detaya giremem, o kadar teknik bilgim yok, fakat bendeki ile neler yapabiliyor, ondan biraz bahsetmek isterim.
3 yılı geçti alalı, sıfır sorun, %100 memnuniyet 👍 Üstelik fiyatlar da bu kadar artmamıştı o zaman, karlı bir yatırım yapmışım yani 😉


İlk aldığım overlok makinası (onu da ilk dikiş makinem gibi marketten almıştım😆) ile yıldızlarımız barışmayınca(bakınız ilgili blog yayınım), 2017 yılında kendime doğum günü hediyesi olarak Pfaff coverlock 3.0 almıştım😊 







Coverlock 3.0, beş ipliğe kadar kullanabiliyor. Diğer makinam dört ipliğe kadar kullanabiliyordu. Ben genelde diktiğim kıyafetlerin içte kalan dikiş paylarını , 3 iplik kullanarak overlokluyorum. Penye dikerken 4 ip kullanıyorum. 

5inci ipi, aynı anda sağlamlaştırma dikişi ve overlok yaparken kullandım bir iki sefer. Sonra baktım ki hem sağlamlaştırma hem overlok yapan 4 iplikli bir mod daha varmış, onu tercih ettim. (kareli kumaştaki overlok )

Tabi bu demek değil ki o 5inci ip gereksiz 😁 






Benim minnoş overloğum, "değiş tonton" repliği ile reçme makinesine dönüşüyor. (evet , ben değiş tonton kuşağındanım😉 ) 

Reçme ne diye sorarsanız, penye tshirtlerimizin etek uçları ve kollarındaki dikiş, hani üstten iki dikiş görürsünüz, altta çapraz çapraz overlok dikişi vardır ya, işte ona reçme denirmiş. (Rakunlu kumaşta reçme dikişi var) 

Sadece reçme yapan makinalar da var, benimki gibi, birkaç hamleyle reçmeye dönüşebilen makinalar da. Yer problemi olan benim gibi ev kullanıcıları için, ikisi bir arada bir makine büyük nimet 😇 (Son fotoğrafta reçme moduna geçirilmiş halini görebilirsiniz)

 




Bu makinanın güzel bir özelliği de, hazır ayarları olması. Overlok makinalarının bir kısmında, (benim eskisinde mesela), iplik gerginliklerini manuel ayarlayarak overlok dikişleri çeşitlendirilebiliyor. Bunda ise, A-K arası 11 farklı hazır ayar var. Ayar düğmesini çevirince, ip gerginlikleri otomatik olarak değişiyor, isterseniz siz manuel ince ayar da yapabiliyorsunuz.






Sonuç olarak, overloğun her eve lazım olup olmaması kişiye ve kişinin dikiş aşkına göre değişebilmekle birlikte, benim evime şart olduğu kesin 👍 Overloksuz bir hayat düşünemiyorum 😁😁




 

 



11 Kasım 2020 Çarşamba

yaz bitti


Başlamadan biten bir yazdı benim için.

Neler diksem de kafamı dağıtsam modundayım aylardır. Açıkçası yaz ne ara geldi ne ara sonbahara göz kırptık anlamadım. Bu yazıyı yazıp kenara atmışım, o arada sonbaharın bile sonuna gelmişiz. 
Sonbahar da bitmeden yayınlamalı dedim ;)
Dikiş açısından hem verimli hem verimsizdi bu yaz. Geçen seneki kadar çok dikiş dikemedim, ama daha da eğlenceli birşey yaptım, modelistlik kursuna katıldım :)

Senelerdir aklımdaydı ama yaşadığım yerde modelistlik kursu yoktu. Alternatif şehirlere gidip gelmeyi bile düşünmüştüm hatta bir ara ama çok yorucu olacağını tahmin ettiğimden cesaret edememiştim.


Nihayet beklediğim fırsat önüme geldi, sevgili öğretmenim Semiye Bottan, Online Modelistlik ve dikiş kursları başlatmış bu sene. Katılan arkadaşlarımın da önerisiyle, zaten hevesli olduğum eğitime ben de balıklama atlayıverdim Haziran ayında. Temmuz ortasında biten kurs boyunca harika vakit geçirdim. Artık temel beden kalıbımı çıkarıp, model uygulama bile yapıyorum :)




Fakat 1,5 aylık süre boyunca dikişe fazla  vakit ayıramadım. Dersler, ödevler, ödev kontrolleri derken kurs boyunca sadece temel beden kalıbımdan bir elbise, yine kendi çıkardığım kalıplardan  tayt ve kimono, kuzenimin bedenine özel çıkardığım temel beden kalıbıyla ona bir elbise, yeğenime hazır kalıpla bir elbise.. bi dakika ama yaa, bayaa da dikmişim, böyle tek tek sayınca farkettim :))


Ayrıca en son Mart ayında Burda dergisi aldım, 5 yıldır ilk defa bu kadar ay üstüste dergi almadım, bu da ayrı bir başarı benim için :) Tabii ki Burda'dan tamamen vazgeçtim demiyorum, ama seçici olacağım artık, kararlıyım ;)

14 Mart 2020 Cumartesi

Jile macerası





Vee yine beni maceradan maceraya sürükleyen bir proje ile karşınızdayım.
Uzun zamandır bu kadar terslik yaşamamıştım. Memnun kalmadığım kalıplar, dikip de giyemediğim elbiseler, kesip de vakitsizlikten dikemediğim gömlekler oldu tabii bu arada ama hiç biri bu kadar acı çektirmedi :D 
Belki de evrenin bana gönderdiği "bloğunu ihmal etme" mesajıydı bu :D
Burdanın Şubat sayısını o kadar hevesle bekledim ki , bu jile elbise, kısa trenç, bir de smokin gömlek için... Fakat hevesle bekleyince de gelmek bilmedi, normalde önceki ayın son iki gününde bayilerde bulunan derginin Şubat ayında geç dağıtılacağı tuttu bizim buralara :(
Neyse, ayın 3'ünde elime geçen dergiden hem jile, hem trenç, hem de gömleğin kalıbını hemencecik çıkarttım.






Her üçü için de kumaş seçimimi zaten yapmıştım. Haftasonu, üç parçayı birden kestim. Ama önceliği #kırmızıylaaşk etkinliği için diktiğim trenç'e verdim. 
Kestiğim 3 parçadan en kolayı bu jile (sanıyordum her zamanki gibi!)
Trençi bitirdikten sonra şipşak bir günde dikiveririm falan diye düşünüyordum, hayaller hayaller!!
Bu ara haftasonlarım da birazcık yoğun geçtiğinden, iki haftasonu sonrasında bir cumartesi günü ancak sıra geldi jileme. 
Parçaları birleştirmeye başladım, herşey harika gidiyor... 

Üst kısımda herşey gayet güzel. Geldik etekleree....
Aman canım, etek montajından ne olacak, pıt pıt birleştirir geçer giderim yarın diye düşündüm önce..  Sonra baktım, hala pilim bitmemiş, etekleri birleştirivereyim de, yarına sadece gövdeye montajı kalsın dedim...  
Etekleri birleştirip, günlük dikiş seansımı noktaladım...
Ertesi gün, pırıl pırıl bir pazar günü, kahvaltımı yaptım, kahvemi içitim, aman da ne keyifliyim.. Keyfime keyif katmak için şu jileyi de bitireyim bari diyerek başladım dün akşam birleştirdiğim etekleri gövdeye iğnelemeye.. 
Arka etek ortasını bul, üst arka parça ortasını bul, iğnele, etek pensleriyle arka-yan parça dikişlerini denk getirip iğnele, hmm biraz kaymış mı ne, neyse, esneterek diker denk getiririrm.
Üst yan dikişleriyle alt yan dikişleri denk getir iğnele.




O da ne?? denk gelmesi gereken yan dikişlerin biri hanyada biri konyada!
Ve başımdan dökülen kaynar sular eşliğinde bir aydınlanma anı!
Arka etek parçası ile ön etek parçasını karıştırmışım!!!!!
İsyiiaaaan!!!
Ama hayır, bu güzel pazarı böyle minnak bir hatanın bozmasına izin veremem!
Dün akşam 5 dakikada çektiğim dikişleri 35 dakikada derin nefesler eşliğinde söker tekrar iğneler dikerim. Aa, tabi yanlış diktiğim  sadece etek değil, bir de astarı var bunun malum, o da söküldü, "derin nefes aaaal, pozitif ooooll, bugün pazaaar, herşey şahaneeee" telkinleri eşliğinde ütülendi, tekrar iğnelendi!!!!
Astar da iğneleniyordu ki o da nesi, astarın ön parçasını kısaltmamışım, amaaan, noolcak canım, iki dakikada çizer overlokla hallederim dedim.
Ve evet, iki dakika sürdü çizip overloklayarak kesmesi. İki dakika !!
İki dakikada zaten kısa olan arka parçayı bir daha kısaltmayı başardım, sadece iki dakikada!!!
Artık arka ve ön astar arasındaki fark 2 santim yerine 4 santimdi!!
Ve pes ettim! Usuuulca tüm malzemeleri dikiş makinasının yanına bıraktım ve hızlıca dikiş odasından çıktım!
Ertesi haftasonu , tüm pozitif enerjim ve kararlılığımla tekrar dikiş odasına girip, astarın da hakkından geldim! Baktımki iki kere kısaltılmış haliyle bile bir astar olarak yeterli boya sahip, Tüm parçaları aynı boya getirip çok incecik kıvırdım. 
Neyse ki sonucu çok sevdim, bu kadar uğraşıp gerildiğime değdi :)
Bu arada kalıpta irice cepleri de vardı, fakat benim kumaşımda o cepler hiç kendini gösteremedi.  İptal ettim ben de. Oysa zaten az olan kumaşımı evire çevire ceplere yetecek hale de getirmiştim. Şimdi düşünüyorum da, bir de ceplerle uğraşsam kim bilir neler gelecekti başıma :D:D


Kalıp Bilgisi
Burda 2020 Şubat Sayısı 113 numaralı model








13 Aralık 2019 Cuma

bir yıl daha biterken


Dikişle dolu bir yılı daha geride bırakıyorum.
Bu sene de dikiş odamda çok eğlendim.
2019 başında yazdığım 2019da neler olacak başlıklı yayınımı okuyanlar hatırlayacaktır, aldığım dikiş içerikli yeni yıl kararlarımın başında kumaş stoğumu eritmek vardı (her sene olduğu gibi:D:D ) Hatta sene başında kumaş stoğumu  Marie Kondo belgeselinin gazıyla düzenleyip, kumaşlarımı güzel güzel katlayıp yerleştirmiştim.

Üstüne bir de excel hazırladım. Stoğumu tek tek yazmam imkansıza yakın bir iş olduğundan, mevcut durumu sıfır kabul edip, yeni aldığım kumaşları ekleyip, diktiklerimi çıkararak, stok eritme operasyonumu izlemeye başladım. Ve alın size dev hizmet, şu linkteki:
https://docs.google.com/spreadsheets/d/1sE7_uVsSJ46bp1NbnbTI67gOzxyBFqfyhb-lDtEwrk4/edit?usp=sharing
exceli kullanarak siz de stoğunuzu izlemeye başlayabilirsiniz :)

Başlangıçta herşey çok güzel gidiyordu. Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ayları yeşil yeşildi excelde. Temmuzda kendimi kaybedip, penyesinden astarına, çeşit çeşit kumaşla doldurdum stoğumu, tam 27 metre kumaş almışım o ay!!! Altı ay rejimin acısını fena çıkardım anlayacağınız, rezillik.
Sonra da bir türlü toparlanamadım. Battı balık yan gider diyip diyip aldım. Eylül ayı da faciaydı, onda da 26 metre aldım. Tüm bu çılgın alışverişlere rağmen yine de kasım ayına kadar diktiğim kumaş miktarıyla aldığım kumaş miktarı kafa kafaya gidiyordu..
Taaa ki o kara cumaya kadar :DDD
Oysa ki o kadar şartlamıştım kendimi, şu saçma sapan alışveriş çılgınlığına kapılmayacağım diye, kapılmadım da, taa ki kumaş fırsatı sitesindeki indirimle karşılaşana kadar...
Ve excel tekrar kızardı :(((

Durun ama daha herşey bitmiş değil, yılı kapatmamıza 3 hafta sonu var , O üç hafta sonunda 11,5 metrelik kumaşımı kullanabilirsem, 2019 yılında stoğumu stabil tutmuş olacağım :DD
Dikmem şart değil, kessem yeter hatta :DDD

Bu kadar lafın sonunda yine utanmadan 2020 hedeflerimi açıklayacağım:

  • Dikiş odamı düzenlemek
  • Kumaş stoğumu azaltmak

Şşşşt, sesli gülmeyin bari ayıp, içinizden gülün :DD