14 Mart 2020 Cumartesi

Jile macerası





Vee yine beni maceradan maceraya sürükleyen bir proje ile karşınızdayım.
Uzun zamandır bu kadar terslik yaşamamıştım. Memnun kalmadığım kalıplar, dikip de giyemediğim elbiseler, kesip de vakitsizlikten dikemediğim gömlekler oldu tabii bu arada ama hiç biri bu kadar acı çektirmedi :D 
Belki de evrenin bana gönderdiği "bloğunu ihmal etme" mesajıydı bu :D
Burdanın Şubat sayısını o kadar hevesle bekledim ki , bu jile elbise, kısa trenç, bir de smokin gömlek için... Fakat hevesle bekleyince de gelmek bilmedi, normalde önceki ayın son iki gününde bayilerde bulunan derginin Şubat ayında geç dağıtılacağı tuttu bizim buralara :(
Neyse, ayın 3'ünde elime geçen dergiden hem jile, hem trenç, hem de gömleğin kalıbını hemencecik çıkarttım.






Her üçü için de kumaş seçimimi zaten yapmıştım. Haftasonu, üç parçayı birden kestim. Ama önceliği #kırmızıylaaşk etkinliği için diktiğim trenç'e verdim. 
Kestiğim 3 parçadan en kolayı bu jile (sanıyordum her zamanki gibi!)
Trençi bitirdikten sonra şipşak bir günde dikiveririm falan diye düşünüyordum, hayaller hayaller!!
Bu ara haftasonlarım da birazcık yoğun geçtiğinden, iki haftasonu sonrasında bir cumartesi günü ancak sıra geldi jileme. 
Parçaları birleştirmeye başladım, herşey harika gidiyor... 

Üst kısımda herşey gayet güzel. Geldik etekleree....
Aman canım, etek montajından ne olacak, pıt pıt birleştirir geçer giderim yarın diye düşündüm önce..  Sonra baktım, hala pilim bitmemiş, etekleri birleştirivereyim de, yarına sadece gövdeye montajı kalsın dedim...  
Etekleri birleştirip, günlük dikiş seansımı noktaladım...
Ertesi gün, pırıl pırıl bir pazar günü, kahvaltımı yaptım, kahvemi içitim, aman da ne keyifliyim.. Keyfime keyif katmak için şu jileyi de bitireyim bari diyerek başladım dün akşam birleştirdiğim etekleri gövdeye iğnelemeye.. 
Arka etek ortasını bul, üst arka parça ortasını bul, iğnele, etek pensleriyle arka-yan parça dikişlerini denk getirip iğnele, hmm biraz kaymış mı ne, neyse, esneterek diker denk getiririrm.
Üst yan dikişleriyle alt yan dikişleri denk getir iğnele.




O da ne?? denk gelmesi gereken yan dikişlerin biri hanyada biri konyada!
Ve başımdan dökülen kaynar sular eşliğinde bir aydınlanma anı!
Arka etek parçası ile ön etek parçasını karıştırmışım!!!!!
İsyiiaaaan!!!
Ama hayır, bu güzel pazarı böyle minnak bir hatanın bozmasına izin veremem!
Dün akşam 5 dakikada çektiğim dikişleri 35 dakikada derin nefesler eşliğinde söker tekrar iğneler dikerim. Aa, tabi yanlış diktiğim  sadece etek değil, bir de astarı var bunun malum, o da söküldü, "derin nefes aaaal, pozitif ooooll, bugün pazaaar, herşey şahaneeee" telkinleri eşliğinde ütülendi, tekrar iğnelendi!!!!
Astar da iğneleniyordu ki o da nesi, astarın ön parçasını kısaltmamışım, amaaan, noolcak canım, iki dakikada çizer overlokla hallederim dedim.
Ve evet, iki dakika sürdü çizip overloklayarak kesmesi. İki dakika !!
İki dakikada zaten kısa olan arka parçayı bir daha kısaltmayı başardım, sadece iki dakikada!!!
Artık arka ve ön astar arasındaki fark 2 santim yerine 4 santimdi!!
Ve pes ettim! Usuuulca tüm malzemeleri dikiş makinasının yanına bıraktım ve hızlıca dikiş odasından çıktım!
Ertesi haftasonu , tüm pozitif enerjim ve kararlılığımla tekrar dikiş odasına girip, astarın da hakkından geldim! Baktımki iki kere kısaltılmış haliyle bile bir astar olarak yeterli boya sahip, Tüm parçaları aynı boya getirip çok incecik kıvırdım. 
Neyse ki sonucu çok sevdim, bu kadar uğraşıp gerildiğime değdi :)
Bu arada kalıpta irice cepleri de vardı, fakat benim kumaşımda o cepler hiç kendini gösteremedi.  İptal ettim ben de. Oysa zaten az olan kumaşımı evire çevire ceplere yetecek hale de getirmiştim. Şimdi düşünüyorum da, bir de ceplerle uğraşsam kim bilir neler gelecekti başıma :D:D


Kalıp Bilgisi
Burda 2020 Şubat Sayısı 113 numaralı model








13 Aralık 2019 Cuma

bir yıl daha biterken


Dikişle dolu bir yılı daha geride bırakıyorum.
Bu sene de dikiş odamda çok eğlendim.
2019 başında yazdığım 2019da neler olacak başlıklı yayınımı okuyanlar hatırlayacaktır, aldığım dikiş içerikli yeni yıl kararlarımın başında kumaş stoğumu eritmek vardı (her sene olduğu gibi:D:D ) Hatta sene başında kumaş stoğumu  Marie Kondo belgeselinin gazıyla düzenleyip, kumaşlarımı güzel güzel katlayıp yerleştirmiştim.

Üstüne bir de excel hazırladım. Stoğumu tek tek yazmam imkansıza yakın bir iş olduğundan, mevcut durumu sıfır kabul edip, yeni aldığım kumaşları ekleyip, diktiklerimi çıkararak, stok eritme operasyonumu izlemeye başladım. Ve alın size dev hizmet, şu linkteki:
https://docs.google.com/spreadsheets/d/1sE7_uVsSJ46bp1NbnbTI67gOzxyBFqfyhb-lDtEwrk4/edit?usp=sharing
exceli kullanarak siz de stoğunuzu izlemeye başlayabilirsiniz :)

Başlangıçta herşey çok güzel gidiyordu. Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ayları yeşil yeşildi excelde. Temmuzda kendimi kaybedip, penyesinden astarına, çeşit çeşit kumaşla doldurdum stoğumu, tam 27 metre kumaş almışım o ay!!! Altı ay rejimin acısını fena çıkardım anlayacağınız, rezillik.
Sonra da bir türlü toparlanamadım. Battı balık yan gider diyip diyip aldım. Eylül ayı da faciaydı, onda da 26 metre aldım. Tüm bu çılgın alışverişlere rağmen yine de kasım ayına kadar diktiğim kumaş miktarıyla aldığım kumaş miktarı kafa kafaya gidiyordu..
Taaa ki o kara cumaya kadar :DDD
Oysa ki o kadar şartlamıştım kendimi, şu saçma sapan alışveriş çılgınlığına kapılmayacağım diye, kapılmadım da, taa ki kumaş fırsatı sitesindeki indirimle karşılaşana kadar...
Ve excel tekrar kızardı :(((

Durun ama daha herşey bitmiş değil, yılı kapatmamıza 3 hafta sonu var , O üç hafta sonunda 11,5 metrelik kumaşımı kullanabilirsem, 2019 yılında stoğumu stabil tutmuş olacağım :DD
Dikmem şart değil, kessem yeter hatta :DDD

Bu kadar lafın sonunda yine utanmadan 2020 hedeflerimi açıklayacağım:

  • Dikiş odamı düzenlemek
  • Kumaş stoğumu azaltmak

Şşşşt, sesli gülmeyin bari ayıp, içinizden gülün :DD




9 Mayıs 2019 Perşembe

Eylül Burda'sındaki ceketi nihayet diktim :)






Bloğuma daha fazla vakit ayırma kararı aldığım bir dönemdeyim yine, macera yazmayı özledim :) Instagram iyi hoş da, telefonda bıt bıt bıt , 3 cümle yazacam diye canım çıkıyor. Böyle paragraflarca çektiklerimi anlatamıyorum orada :) Bu sefer öyle kötü bişey gelmedi gerçi başıma ;)


 Ama ceketin ceplerini çözmek çok zamanımı aldı. Ben de belki başkalarına faydası olur diye cepleri dikerken adım adım fotoğrafladım.


Ceketim, Burda 2018 Ekim sayısından, parça sayısı bol bir model, kalıbı çıkarırken kes kes bitmiyor.. Kumaşı ve astarı keserken de öyle.







Bu arada kumaş ihtiyacı dergide,  2,40m dış, 1,5m de astar için olarak belirtilmiş. Benim kumaşım sadece 2 metreydi, tüh dedim yetmeyecek. Kemerini yapmam zaten, cep torbalarının ikisini de astardan yaparım, bir ihtimal yeter belki diye kumaşı serip baktım. Aaa, baktım sadece kemerden feragat ederek (ki zaten kemer istemiyordum)  hem cekete yetiyor kumaş, hem de altına bir dar etek çıkıyor :D (dar eteği sonbaharda dikeceğim)
Astar olarak kullandığım kumaş Serpilciğimin (@hobisehrim) hediyesiydi. Kocaman bir parçaydı, sadece 1 metresini falan kullandım. Artandan da elbise yapmak niyetindeyim ;) Ama çok güzel oldu içi, çok sevdim ben.

Altındaki eteği de bu kış başında dikmiştim. Favori kalıplarımdan olur kendisi, 2017 Şubat Burda'sından.

Öndeki iki iri düğmeyi kendi kumaşından kapladım(çıtçıt basma aleti aldım geçen yıl, düğme de kaplıyor, her eve lazım bence;) ona özel bir yazı hazırlamak istiyorum bir ara).
Düğmelere ilik açmak yerine altlarına çıtçıt diktim;)

Tüm parçaları kesmek ve overloklamak neredeyse 1 günümü aldı. O haftasonunun kalan 1 gününde de cebi çözmeye uğraştım, çözemedim :( Sinir oldum bıraktım ben de. Bazen hiç dikiş modum olmuyor, öyle zamanlardan biriydi o gün de, dikiş odasına girmedim bile. Aslında belki de o kadar zor değildi cebi çözmek ama, işime geldi sanırım çözememek ;)

Ertesi haftasonu cep elimden kurtulamadı :)


Öncelikle ön parçaya alt yan ve üst yan parçaları diktim. Alt yan ve üst yan parça bu noktada birleştirilmiyor

Alt yan kalıbının üzerinde bir işaret var, o işareti kumaşa geçirmeyi atlamamak lazım. Aynı şekilde ön parçada da bir kesim işareti var cep açıklığının olduğu yerde o işaret de önemli.

Fotoğrafta görüldüğü gibi o iki işaretin arası cep girişimizi olacak.










Bu sebeple, cep girişi olacak (iki işaret arasındaki bölgedeki) dikiş paylarını kesiyoruz..

Hatta dikiş payıyla yetinmeyip kesiği ön parçadaki işarete kadar devam ettiriyoruz. Ben bu kesikler konusunda biraz tırsık olduğumdan,  işarete gelmeden durmuşum mesela şekilde görüldüğü gibi :):)

Kesiği attıktan sonra, üst yan ve alt yan parçaları, kalan dikiş paylarını kullanarak birbirine diktim.

Kumaşın arkasından daha net görünmüş olay.

Böylelikle biyemi ve cep kapağımı monte edeceğim açıklığı elde etmiş oldum. Sonrası kolay artık. Yani nispeten kolay :D:D

Şimdilik bu açıklığı teğelledim.

Ardından da cevresini telaladım, ki sonradan pişman olduğum bir nokta var burada,






Evet, şekilde de görüldüğü gibi ütülediğim dikiş payını telanın altına aldım. Neden böyle bir saçmalık yaptım hiç anlamıyorum ama yaptım bir kere :(

Biyeyi döndürürken hata verdi burası :D:D kestim birbirinden ayırdım telayla dikiş payını ama yine de yeterli olmadı. O dikiş payının altı telasız kaldı çünkü, hafif bir esneme yaptı o köşe, ya da bana öyle geldi, psikolocik :PP









Kumaşın düzünden biyelerimi yerleştirip teğelledim.
Evet, teğel yapmaktan içim çekildi bu cekette, bir sonraki projem iğnele-dik yapılabilecek kadar basit bir kalıp olacak emin olun!!









Aaa, şimdi farkettim, biyelerin üzerinden çektiğim dikişin fotosu yok. Tüh, bozdum seriyi. Neyse, nasıl olsa o kısım gözünüzün önüne gelmiştir, cep açıklığını sınırlayacak dikişi çektim. İkiye katlanmış biyeler tam bir ayak genişliğindeydi, çok kolay oldu bu dikiş de :)

Fakat zor kısım o biyeleri içeri döndürmekti.
Tekrar aynı kalıbı kullanırsam, dergide gösterdiği gibi biyelerin tamamını değil sadece yarısını telalardım. Hatta hiç telalamamayı bile düşünebilirim. Çok kalın oldu, o kadar ki biye uçlarından dikiş geçmeye çalışırken iğnemi kırdım :(




Biyenin sade hali ;) Sağ tarafta bir sıkıntı var evet,kalınlıktan işte onlar hep :( Ama nasıl olsa cep kapağı o sıkıntıyı kapatacak, panik yok :)




Hazırladığım kapağı cep boşluğuna yerleştirip üst biyenin dikiş payına diktim (ütüsüz gibi durmuş fotoğrafta o kapak, ama ütülü aslında ;) )






Ve son..
Kırmızı okun işaret ettiği yer muhtemelen telayı dikiş payının üzerine yapıştırdığım yerlerden biri :(

Ama öyle göze batacak kadar kötü bir potluk değil kesinlikle

Sonuç olarak mükemmel bir kapaklı biyeli cep çalışması (adı bu olmayabilir, idare edin ;P:D:D) değil tabii ki, ama beni memnun edecek kadar iyi :)






Kalıp Bilgisi:
Ceket: Burda 2018 Ekim sayısı
Etek:Burda 2017 Şubat sayısı








16 Nisan 2019 Salı

nasıl bir dikiş makinesi almalı??


Dikişe yeni başlayacak olanların en çok kafasını karıştıran soru bu sanırım, "hangi makineyi almalıyım ?"

Gerçi ben dikiş macerama bu soru ile başlamamıştım  :)) İlk makinemi marketten alırken hemen hemen hiç araştırma yapmadan almıştım. Fiyatı çok uygun gelince, "ben bunu alayım, yastık kılıfı dikerim, pantolon paçaları için terziye gitmem, çok yer de kaplamıyor zaten, evde bulunsun" diye düşünüp alıvermiştim :)

İyi ki de almışım, o ayrı ama şimdiki aklım olsa, daha doğrusu dikişten bu kadar zevk alacağımı bilsem, daha orta seviye bir seçim yapardım.

Marketten aldığım makineyi 1 yıl kadar kullandıktan ve dikişin hayatımdaki yeri oldukça sağlamlaştıktan sonra, giriş seviyesindeki makinemi (Singer Promise) yenilemeye karar verdim. İşte o zaman internet üzerinde kapsamlı bir araştırma yaptım. Ama tüm bu araştırmanın sonucunda bile kafamda herşey netleşmemişti.

Makinaların özelliklerini okuyunca, hepsi de son derece gerekliymiş gibi hissediyor insan. Ama temelde işe yarayacak ve hız ve pratiklik kazandıracak özellikler çok fazla değil, ve orta seviye bir makine birçok dikişseverin işini fazlasıyla görecektir.

Benim şu anda kullandığım makine Bindallı Vera 250. Son derece memnunum kendisinden. Birçok güzel özelliği var. Bu özelliklerden bir kısmını aktif bir şekilde kullanmakla birlikte, bir kısmını hemen hemen hiç kullanmadım diyebilirim :)

En sık kullandığım ve bundan sonra tekrar makine almam gerekirse(ki sanmıyorum, Bindallıcığım beni uzun yıllar idare eder gibime geliyor) olmazsa olmaz diyeceğim özellikler:


  • Sessiz çalışma
Bu özellik benim gibi apartman tarzı binalarda yaşayanlar için şart. Bazen gecenin bir yarısı ya da sabah çok erken dikiş dikmek isteyebiliyor canım. Eski makinam mekanik bir modeldi , aşırı olmasa da belli bir ses seviyesinin üzerine çıkardı. Şimdiki ise elektronik bir model, ve daha sakin çalışıyor. Tabi hızını arttırdığımda bir miktar daha gürültülü çalışıyor ama sabah 8de, en düşük hızda, kimseyi rahatsız etmeden dikebiliyorum :) 
  • Otomatik iplik takma sistemi  
Bu özellliğe burun kıvırmayın litfen, her fani kırkından sonra gözle ilgili sıkıntı yaşamaya başlayacak:))  İğne deliğini görecem diye debelenmiyorsunuz bu harika özellik sayesinde, şip-şak, iki hareket, ve iplik iğneden geçti bile;) Ben geçen sene bir arkadaşım için makina özelliklerini yorumladığım bir mail yazmıştım (ki bu yayın da o mailin gözden geçirilip düzenlenmiş hali) O mailde "elzem değil" yazmışım bu özellik için, ama hızlı iplik değiştirmek istiyorsanız, bence şart. Gerçi aynı işleve sahip bir aparat da var tuhafiyecilerde bulunabilecek, overlok makinamla birlikte gelmiş bana bir tane, ama makinanın üzerindeki gibi pratik olmuyor.
  • İğne pozisyonu ayarı 
İlk makinemde hiçbir şekilde iğne pozisyonu ayarlanamıyordu ama yenisinde 0-7 milimetrelik aralık boyunca 0,5 milimlik adımlarla iğne pozisyonu ayarlanabiliyor. Bu özelliği çok sık kullanıyorum. Kesinlikle tavsiye ederim, birçok dikişte inanılmaz kolaylık sağlıyor. 
  • Zikzak genişlik ayarı: 
Benimki 0-7 milimetre. Bu aralık ne kadar geniş olursa o kadar iyi
  • Dikiş Boyu
Benimki 0-4,5 milimetre. Bu da tıpkı zikzak genişliği gibi, ne kadar fazla o kadar iyi ;)
  • İlik açma
Bu da olmazsa olmazlarımdan. İlk makinam 4 adımda ilik açıyordu, ve sadece tek tipti. Şimdikinde ise 8 farklı desende ve tek adımda ilik açılabiliyor. Her iki tip de iş görür bence. Yani 8 farklı şekilde ve tek adımda olması şart değil, ama ilik açabiliyor olması şart..
  • Değiştirilebilir baskı ayakları
Baskı ayakları candır!! Ben ilk makinemi aldıktan sonra 6-7 tane de ayak almıştım değişik işlevlere sahip. Her marka/modelin uyumlu ayakları farklı oluyor ama, benim şansıma Singer'in ayakları Bindallı'ya da uydu :) Bir çok ayağı sıklıkla kullanıyorum. Özellikle fermuar ayağı ve gizli fermuar ayağı her eve lazım ;) 
  • Geri dikiş ve otomatik kilitleme düğmeleri 
Geri dikiş eski makinemde de vardı, kesinlikle olmalı her makinede, ama otomatik kilitleme Bindallıyla birlikte kavuştuğum bir özellik. Ve kendisinden vazgeçmek istemem. Otomatik kilitleme düğmesine bastığımda, iğne olduğu yere birkaç kere inip çıkarak dikişin açılmasını engelleyecek şekilde ipliği kilitliyor.  
Olmazsa olmaz özelliklerim bu kadar aslında, tabi başta da dediğim gibi şu an sahip olduğum başka özellikler de var ama onlarsız da yaşayabilirim :)


Mesela Bindallımı alırken bayıldığım bir özelliği iki ayrı fontta yazı yazabilmesiydi. İlk hevesle, diktiğim birkaç parçaya ismimi yazdım, o kadar :)





Bunun dışında bir de marka sorunu var dikiş makinesi alacakların kafasında. Bu konuda yorum yapabilecek kadar farklı marka/model kullanmadığımdan, tavsiye edeceğim spesifik bir marka yok. Ama Aldığınız makinanın yaygın bir servis ağına sahip olması önemli. Yaşadığınız şehirde bayisi ya da teknik servisi yoksa, marka ne kadar mükemmel olsa da riske girmiş sayılırsınız. Şahsen ben makinamı paketleyip kargoya vererek servise göndermeyi tercih etmem.

Burada bahsettiğim tüm olmalı ya da olmasa da olur özelliklerin benim dikiş alışkanlıklarımla ilgili olduğunu hatırlatarak yazımı sonlandırayım :)

En kısa zamanda yeni dikiş maceralarımı yazabilmek dileğiyle, sevgiler..