22 Haziran 2018 Cuma

bikini diktim - ikinci bölüm


Arayı açmamalıyım diyerek , hemen ertesi gün, bikinimin altını nasıl diktiğimi yazmaya başlıyorum:

Aslında ilk başta beni en çok korkutan bölüm alt bikiniydi. Ama bir kaç deneme sonrasında, sevdiğim kalıbı da bulunca, bikini dikiminin en kolay ve keyifli kısmı haline geldi alt dikmek.

İlk denememde , bir önceki yayında bahsettiğim Burda 2009 Temmuz sayısındaki üçgen bikini altını kullandım. Fotoğrafta da göreceğiniz gibi, bağlamalı bir alt kalıbıydı. Bağlamalı istemediğim için bağlanacak kenarları dikiverdim :)

Bu ilk denememde, ağ kısmını nasıl monte edeceğimi öğrenmiş oldum. İlk başta kafam karıştı, dikişleri saklamadan dikmenin yolunu bulamadım, ama sonra google amcamız sayesinde anladım tabii :) Yan tarafa eklediğim fotoğraflar, bu montaj işlemi konusunda benim gibi kafası karışan olursa yardımcı olacaktır , çünkü internette benzer bir fotoğraf serisi bulup aydınlandım ben de :))








Bu arada fotoğraflarda görülen ilk deneme değil. Şu an üstünü nasıl yapsam diye kafa yorduğum başka bir bikini :)


Astarsız yaptığım altlarda, yan dikişleri fransız dikişiyle kapattım. Ama overlok da kullanılabilir tabii. Ben overloğun iplerini değiştirmeye üşendim, ondan fransız :)


Yeri gelmişken bu alt kalıbının bilgisini de hemen paylaşayım, megannielsen.com sitesinde, email bültenine abone olunması karşılığında bedava erişim sağlayabildiğimiz bir iççamaşırı kalıbı. Hatta adım adım dikiş aşamalarını da, benimkilerden daha anlaşılır bir fotoğraf serisiyle  paylaşmış şurada.  Bikini altı olarak da gayet başarılı bence :))

Yukarıdaki linkte, ayrıca alternatif lastiklerin nasıl monte edileceği de anlatılıyor.

İlk denememde, lastik montajım biraz acemice oldu. Biraz fazla gerdirmişim lastikleri. Bu arada benim lastik konusunda da kafam karışıktı. Elimde farklı renklerde oluklu bebe lastiği vardı biraz, neredeyse onu kullanacaktım :) @oblemkumas müdahale etti neyse ki de, yassı lastik kullandım.
0,7 mm 'lik ve 1 cm'lik iki farklı lastiğim var, her ikisi de iş gördü. Bu lastikler oldukça yumuşak. Bir de pembe 1cm'lik var elimde, onu kullanmaktı hedefim aslında ama, çok sert, kolay esnemiyor maalesef kullanamadım :(

Lastiği sadece dikiş makinası kullanarak monte edebileceğimiz gibi, overloktan da yardım alabiliriz.
Her iki seçenekte de yöntem aynı:

  • Lastiği uygun ölçüde kesiyoruz. (benim elimdekilerin esnekliği ile, 4/3 oranında kesmek başarılı sonuç verdi. Yani 40cm'lik alan için 30cm lastik kestim.)
  • Kestiğimiz lastiği kapalı bir yuvarlak yaparak dikiyoruz.
  • Yaptığımız yuvarlağı 4 eşit parçaya bölüp iğneyle işaretliyoruz
  • Lastiğin monteleneceği alanı da 4 eşit parçaya bölüp işaretliyoruz.
  • İşaretler üstüste gelecek şekilde, bikininin iç(ters) tarafına iğneleyip gerdirerek dikiyoruz ya da overlokluyoruz. (Ben overloklamayı tercih ediyorum, çünkü uygun renkli iplik kullandığımızda lastik tamamen görünmez oluyor, ve içi de çok güzel görünüyor böylece :)) )
  • Sonrasında, lastiği bir tur çevirip, yine gerdirerek üzerinden zigzag dikişle dikiyoruz, ve bittiii :))

İkinci denememde, elimdeki kumaş bir tık daha ince olduğu için, astarlamam gerekiyordu. Astar için de beyaz mayo kumaşı kullandım, ama hazır mayo ve bikinilerde kullanılan ten rengi bir astar kumaşı da var, o kumaştan bulunursa daha iyi olur tabii, o kumaş daha hızlı kuruyor muhtemelen. Nedir acaba o kumaşın adı, ya da nasıl bulabiliriz? Fikri olan aşağıya yorum bırakırsa ne güzel olur :)

Astarlı yapınca işlem daha kolay. Ağ parçasını ayrı monte etmeye gerek kalmadı. Hatta ön parçayı ağ parçasıyla birlikte kestiğim için parça ve dikiş sayısı da azaldı. Gerçi aynısından iki tane dikmiş oldum ama, olsun, yine sanki daha az parça dikmişim gibi hissettirdi :))))
Astarını ve dışını lastiklerin montajı sırasında biraraya getirdim. (Yine lastik astar tarafına dikildi tabii) Sonra lastiği bir tur içeri kıvırıp, üzerinden zigzag dikiş, oldu bitti :))

Bu arada yandaki fotoğrafa dikkatli bakıldığında, astarın bir parçasının overloktan kaçtığı görülüyor :)) Ama hiç dert değil,  lastik iç çevrilip üzerinden zigzag dikiş geçilirken, o kaçağın da icabına bakılmış oluyor ;)




21 Haziran 2018 Perşembe

bikini diktim, sonra bir tane daha diktim, sonra bir tane daha, daha dahaaa...



Uzun zamandır bloğumla ilgilenemiyorum, bir çok arkadaşım gibi ben de instagrama bulaştıktan sonra çok ihmal eder oldum burayı :(



Ama bu bikini maceramı yazmam şarttı. Bu sefer "acıların terzisiyim, neler çektim yine neler, pişmiş tavuğun başına gelmemiştir başıma gelenler" tarzı bir macera değil neyse ki.
Yazmak istememin temel sebebi, konuyu araştırırken fazla yerel kaynağa rastlamamış olmam. Mayo/bikini dikmek isteyenlere fikir olur yaşadıklarım, yaptıklarım belki, yazayım da dursun şuracıkta :)







Bu bikini/mayo macerası geçen sene başladı aslında. İnstagram'da mayo kumaşlarını görünce, neden olmasın dedim, bir iki parça kumaş sipariş ettim. Sonra da araştırmaya başladım, neyle dikilir nasıl dikilir diye.


Öncelikle şunu belirteyim, overlok makinası şart değil. İlk denemelerimi normal dikiş makinasıyla yaptım, gayet giyilebilir bikinilerim oldu. Sonuncularda overloğumu kullandım, tek etkisi, içinin daha güzel görünmesi oldu.




Yani bikini/mayo dikmek için ihtiyacımız olanlar sadece ;

-     zigzag dikiş yapabilen dikiş makinesi
-     jarse/penye iğnesi
-     mayo kumaşı
-     polyester iplik
-     bir miktar yassı lastik.

Aaa, tabi bir de kalıp lazım :) Ya da kalıp çıkarabileceğiniz bir bikini :)



Ben ilk denememi Burda 2009 Temmuz sayısındaki üçgen bikini ile yaptım. Kullandığım cart pembe renkli kumaşın esnekliği yüksek olduğu için, sonuç gayet başarılıydı. Fakat bu kalıbı kullanacak olanlara tavsiyem, esnekliği yüksek kumaş kullanmaları. Aynı kalıpla denediğim ikinci kumaş daha az esniyordu ve ilki kadar rahat olamadı.

İlk denememde polyester ip kullanmıştım, ikincisinde acaba dedim, bunun yerine hayalet ip kullansam daha hoş olmaz mı, rengi tuttu tutmadı olayı da olmaz, hem daha sağlam olur. Ve denedim tabii ki :) Görüntü aklımdaki kadar görünmez değil ama idare eder. Fakat tenimle temas eden yerler, özellikle sağlamlaştırma dikişi yaptığım noktalar, ara ara rahatsız ediyor beni. O yüzden hayalet ipi tekrar kullanmam sanırım.

Yine ilk denememde yaptığım hatalardan biri lastik gerginliği oldu. Bikini altının paçalarına diktiğim lastiği o kadar gerdirmişim ki, üzerime giydiğimde sıkıntı yok ama giyilmemiş hali eciş bücüş ve çok komik duruyor :))

Diktiğim iki bikiniden sonra, tamam dedim, bundan sonra kendi bikinimi de kendim dikerim, bi bu eksik kalmıştı ya :))
Sonra İnstagram'dan biiir sürü mayo kumaşı edindim. @oblemkumas  mayo kumaşı konusunda özellikle bu yaz ihya etti beni :)) Aldım da aldım, yığdım da yığdım! Pişman mıyım, assslaaaa :))))
Çünkü üçüncü bikinim, gerçekten süper rahat birşey oldu.. Benzerleri de yolda..



Üçgen bikinide
-     Pensleri kapattım.
-     Boyun askılarını üçgen parçalara tutturdum.
-     Üçgen parçaların yan kenarlarını içe kıvırıp zigzag diktim. (Aslında dergide anlatılan, üçgen bikini kenarlarına da lastik geçirmek ama ben yapmadım, sonradan farkettim zaten bu lastik olayını:)))
-     Sırt bağcıklarını da dergi ayrı ayrı hazırlatıyor ama ben onları da tek parça biyemsi birşey yaptım :) Kim uğraşıcak üç ayrı parçayla :)))



Üçüncü denemem için, üçgen kalıbımdan vazgeçtim. Fakat elimde alternatif kalıp da yok (o zaman yoktu yani, şimdi bir iki kalıp daha buldum). Eee, noolcak, mecbur göğüs kısmı oturan bir kalıp bulup modifiye edicem :)

2002 Kasım Burda'sında bir kombinezon buldum.Sadece göğüs kısmını kullanıp, geri kalanı iplerle tutturacaktım.  Bu arada bu kumaşım daha önce diktiklerime göre bir tık daha ince olduğundan astar şart oldu. Kumaş bol olduğu için aynı kumaştan astar yaptım.



Overlok kullanmadan dikiş makinesinde hem astar hem üst parçaları birleştirdim (benim makinemin esnek dikiş seçeneği var, onu kullandım, ama zigzag da iş görür muhtemelen)
Bir vakitler straplez elbise dikmek gibi bir projem vardı, o amaçla aldığım balenlerden birer parça yanlara monte ettim (sırttan iplerle bağlayınca şekli bozulmasın diye). Bu balenlerin üzerinden dikiş geçilebiliyor, astarla yüzünün arasında olduğu için hiç rahatsızlık da vermiyor, (ama tabi uçlarını sivri bırakmadım, yuvarlak kestim).



Uzuun bir de şerit hazırladım, ki işin en yorucu kısmı bu şeridi tersine çevirmekti diyebilirim, yanlış hatırlamıyorsam 2 metre falandı şerit çünkü :)))



Veee parçalar birleştikten sonra ilk prova hüsranla sonuçlandı. Bir kere önü çok açık oldu, hiç hoş durmuyor, hatta hoşluğunu bırak, hiç durmuyor :D:D:D Ama tabi bende çare bitmez :) Hemen ön parçaları birbirinden ayırıp, üstüste bindirdim, ve ta taaaam, işte bu kadar, kumaşın deseni de o üstüste binme durumuna çok hoş bir şekilde eşlik edince, değmeyin keyfime :)



Fakat bir minnak problem daha var: önlerin duruşu iyi ama arkaya doğru gittikçe o kalınlık çok saçma duruyor. (bu arada alt kısmına biyemsi birşey yaptım, detay fotoğraflarda görebilirsiniz.)
O biyemsiyi sökmeden bana huzur yok :( Sökmek de ayrı eziyet oldu ama uğraştığıma değdi. yanların yüksekliğini 2-3 santimetre kadar azalttım, (önde sıfırlanacak şekilde). Ve nihayet istediğim bikini üstüne kavuştum :)

Tabi üstle olay bitmiyor, bu bikiniye bir de alt lazım.. Onu da bir sonraki yayına bırakıyorum, umarım arayı fazla açmadan yazabilirim, en kısa zamanda görüşmek üzere :)


26 Şubat 2018 Pazartesi

paramparça bir yelek



Aycan'ın etkinliği #ikilitakımdik için ilk hedefim etek-bluz gibi bir takımdı. Eteği diktikten sonra baktım bir kısım kumaşım artmış, neden olmasın dedim, ve bu maceraya başladım.


Yeleğin kalıbı bir süredir dikilecekler listemdeydi zaten. Ama tabi böyle parçık pinçik kumaşlarla dikmek değildi niyetim :)

Bu kumaşı alalı 2 belki de 2,5 yıl oldu. Geçen kış bir iki kere hadi keseyim şunu diye ayaklandım ama, olmadı bir türlü.. 
Eteğin kalıbını daha önce de kullanmıştım, o yüzden şipşak biten bir proje olmasını bekliyordum ama nerdee, 2 hafta süründü elimde. Üstelik kendisini bir süredir aktif olarak giymeme rağmen, hala bitmiş değil :) Yaklaşık 4 santimetre kadar daha kısaltılması gerekiyor, hem içinin hem dışının. (Eteğin astarı mor bu arada, en sevdiğim renk :)) ) Ama üşendiğimden kısaltamadım bir türlü, elde bastırmıştım eteklerini, sökmesi tekrar dikmesi, ooo, çok uzun iş :((


Artan minnak kumaşlardan yelek dikmeye karar verdiğimde, bu kadar eziyetli olabileceğini hiç düşünmemiştim :) Aslında olmazdı da, ama ben o parçaları tangram usulü birleştirme işlemini birkaç güne yayınca, olay çığrından çıktı :) Her akşam kumaşların başına oturup uygun bir birleşim şekline karar veriyor, ardından, tamam, yarın bu şekilde dikerim diyip kalkıyordum, ertesi akşam oturduğumdaysa dün akşamki şekil aklımdan uçup gitmiş oluyordu. 2-3 akşam bu şekilde debelendikten sonra, keserek ilerlemeye karar verdim :D 

Bu arada siyah parçalar da kaşe kabanımdan artmıştı, onlar da fazla yok yani :D:D

En sonunda kesim ve minnak parçaları birleştirme işlerini tamamladım. Ve ilk yapmam gerekeni en son yaparak telalamaya başladım. Telalama kısmı ayrı eziyetti doğal olarak! Niyeyse birleştirme operasyonundan önce aklımdan çıkıvermiş tela olayı, sevmiyorum ya o işlemi, içgüdüsel olarak sallamaya çalıştım demek ama sallayamadım :(


Telalama sonrası tüm parçaları birleştirmiş ve "tamam artık iş bitti" gözüyle bakmaya başlamıştım. Noolcaktı ki, aynısından bir de astar kesip , dışıyla astarı birleştirecektim sadece! 


Aynen dediğim gibi  şipşak astarı kestim, sırt kısmında çevirmek için açıklık bıraktım, diğer parçaları birleştirdim. Sonra etekler ve yakaları çepecevre diktim. Astarın sırt kısmında bıraktığım açıklıktan da kolları içerden dikivericem, olay bitecek!!!! 

Ve evet aynen öyle, bu aşamaya gelene kadar farketmedim o kolları içerden dikemeyeceğimi, kaban/ceket benzeri malzeme muamelesi yaptım yeleğe... 
Yaa 3 yıl oldu artık, bu astarlarla imtihanım ne zaman bitecek benim, bir ömür böyle mi olacak ilişkimiz :( 
Neyse, önce ilişkimize bi kaç gün ara verdim, sonra saten biyeyle kolları döndürerek yeleğimi tamamladım.. 
Aaa, bu arada atladığım bir nokta var, dış kısmı birleştirdikten sonra, kol oyuklarında sıkıntı vardı, arka kol altından 1,5 cm kadar içeri aldım, benim burda kalıpları ile ilgili genel sıkıntım kollar oluyor zaten, %80 gibi bir oran ile kol kısmında daraltma yapmam gerekiyor. Onun dışında yeleğin kalıbı çok şirin bence, her ne kadar çok yelek insanı olmasam da, aynı kalıptan bir tane de normal/parçasız bir yelek dikmeyi düşünüyorum(ne zaman bilmiyorum tabii:) )


Kalıp bilgisi: Burda 2013 Ekim sayısı

29 Ocak 2018 Pazartesi

3 yıl nasıl geçti anlamadım :)



Üç yıl önce, bugün için takvimime bir not eklemiştim. Daha doğrusu 2 yıl 8 ay önce :)  2015 Haziran tarihli yayınımda, 4 ayda neler öğrendiğimi özetlemiş, hedef olarak da, dikişle geçireceğim 3 yılın ardından, "az kusurlu" bir şekilde her türlü kıyafeti dikebilmeyi koymuşum.
Neyse ki abartıp kusursuz kıyafetler dememişim :D:D

Sanırım hedefime ulaştım :) 3 yıldır kendime ve sevdiklerime hemen hemen her türlü kıyafeti diktim.


Fakat diktiklerimin bir kısmının kolajını yaparken farkettim ki, "işte bu kusursuz bir parça" diyebileceğim tek bir parça bile yok :)))
Giymekten zevk aldığım bir sürü kıyafet dikmiş olmama rağmen, hatta "iyi ki dikmişim yahu, yoksa ne giyecekmişim ben" dediğim birçok parça olmasına rağmen, hepsinin kusuru, hepsinin macerası, hepsinin apayrı anıları var benim için.


Bu noktada kendime koyacağım yeni hedef kusursuzluk olmayacak, bunun yerine hedefim YAVAŞLAMAK olacak.
Yaptığım birçok hatanın, "hadi bitsin biran önce" telaşından kaynaklandığını fark edeli çok oluyor aslında. Artık bu bu telaşı çıkarmalıyım dikiş odamdan.
Hızlı bitirmeye ya da aynı anda birden fazla parçayı dikmeye çalışırken olayın keyif kısmını ıskalıyorum.

Diğer hedefim de kumaş stoğumu eritmek, ki her ay aynı hedefi koyup, bir türlü koyduğum kurallara uyamıyorum ama, belki buraya yıllık hedef şeklinde yazınca, utanırım da uyarım kendi kurallarıma :(
Gittikçe büyüyen bir kumaş stoğum var !! Bu durdurulamayan büyümeye çözüm bulmak için kontrolsüz kumaş alımlarıma son veriyorum.
"Aaa, süper kumaşmış, ne güzel elbise dikilir bununla, aldım gitti" diyerek yapılan alışveriş ilk bakışta kulağa planlıymış gibi geliyor, ne dikilecek, elbise dikilecek, elbise dikmek bir plandır, bu da planlı bir alışveriştir… Hayır maalesef değildir.
Bi kere bu elbise ne zaman dikilecek, en kritik soru bu, ardından diğer kritik soru, hangi kalıp kullanılacak? Bu iki soruya veriecek cevabım varsa, ne güzel. Yoksa, o kumaşı yerine bırakıp usuuulca uzaklaşıcam oradan..
Kumaşı 6 ay içinde kullanabileceksem, yani ilk sorunun cevabı 6 aydan az ise, kabul, fakat seneye, sonraki seneye, ve benzeri tarihler anlamlı değil kesinlikle. Uzaklaşalım… (aslında 6 ay bile fazla ama, torpil geçiyorum kendime ;) )
Hangi kalıp kullanılacak sorusuna çok spesifik bir yanıt aramıyorum tabii, ama en azından üzerime oturan bir kalıp, salaş bir kalıp, kloş etekli bir elbise, pileli bir pantolon gibi, ne kadar kumaşa ihtiyaç duyacağımı belirleyecek cevaplar arıyorum. Gözümde o kumaşın bitmiş hali canlanmıyorsa, rica ediyorum, uzaklaşalım…
Aaa, bi de penye sorunsalım var.
Biiir sürü penyem birikti. Dikmesi kolay, desenler sevimli, o yüzden aldıkça almışım. Ama bu duruma da el koyuyorum, mevcut penyeler dikilip bitene kadar, 2 hafta içinde dikemeyeceğim penyeye göz dikmek yok!!


Ve bakalım seneye bu hedeflerimin ne kadarını başarmış olacağım? Özellikle kumaş stoğumla ilgili bir gelişme olacak mı çokkk merak ediyorum, takvimime not düştüm, seneye bugün, bir değerlendirme yazısı daha gelecek ;)