11 Ekim 2017 Çarşamba

piti piti kareli trençimsi


Eylül ayı dikiş projelerim açısından çok verimli geçti diyemem. Ama tamamen de boş oturmuş değilim tabii ki :)
İnstagramda @terzi_terazi, @gizlidikis ve @bluesewing üçlüsünün evsahipliği yaptığı #sonbahargiysileri etkinliği kapsamında, yıllardır ihtiyacım olan trençkotu nihayet diktim :)
Hem lacivert, hem içi piti piti kareli, hem istediğim boyda, hem de kendim diktim, daha ne olsun :))

Ocak ayında diktiğim kırmızı kabanın kalıbını çok sevmiş ve tekrar kullanmayı aklıma koymuştum.
Kırmızı kabanda kumaşım hiç artmadığı için beldeki ve kollardaki şeritleri yapamamıştım. Ama hedef,  kaban değil trenç olunca, o şeritleri yapmamak olmazdı. Kumaşım yine kıtı kıtına yetecek kadar az olsa da, ne yapıp edip o şeritlere yetecek şekilde kestim :)

Kumaş yine pazardan, yine parça kumaş (ve yine az), ve yine pazarcı abinin zorla aldırdığı bir parça :)) Çapa desenli lacivert bir kumaş beğenmiştim parçaların arasında(Yandaki fotoğrafta, Burda Aralık sayısından diktiğim mavi balinamı üzerinde yüzerken gördüğünüz kumaş :) ). Sadece onu alıp devam edecektim yoluma, ama abi bir reklam yaptı, bak bunlar şöyle güzel keten, böyle kaliteli falan derken, bir parça daha ketenimsi aldım, seneye dikerim bişeyler diyerek. Sonra da bu lacivert parça geldi elime, ve istemsizce onu da atıverdim poşetime. Eve gelince baktım baktım bi anlam veremedim bu parçaya. Niye aldım ki acaba, ne dikerim diye düşündüm ki dedim, bulamadım, hala hatırlamıyorum niye aldığımı. Ama ne etek, ne elbiseye uygun bir kumaş, pantolon dikilir heralde diyerek kaldırdım bir köşeye, ama pantolon için de hoş olmazdı..

Derken instagramdaki #sonbahargiysileri etkinliğini görünce, kumaş stoğumu incelemeye başladım, ama hala aklımda trenç yoktu. Ne zamanki bu kumaş elime geldi, işte dedim, "bunun için alınmışsın sen, gel buraya, sen bir trenç olacaksın!"

Astar olarak kullandığım kumaş da yine pazardan parça kumaşların arasında bulduğum pitipiti bişeydi (bu arada "pitikare değil o, pötikare pötiii!!" diye seslenenlerinizi duyar gibiyim, hayır efenim, benim için pitikare o, TDK yanlış biliyor :PP)
Astarın da metrelerce olmadığını söylememe gerek yok heralde, ama tam geldi, hiç ek falan yapmadan yettirdim astar kumaşımı da! 
Kumaşların fiyatını yazmadan geçemeyeceğim, dış 10, iç 2 lira :))
Kumaşları bu kadar ucuza edinince, düğmelerin tanesine verdiğim 1,5 lira çok üzüyor beni, sizce de şaka gibi değil mi ama :( Neyse ki düğmeler konusunda hiç sıkıntı yaşamadım bu sefer, tam istediğimi şak diye buluverdim, şaşkınım :)

Macera yok mu macera diyenlere gelsin şimdi bu paragraf:
En eğlenerek diktiğim parçalar kol ve bel şeritleriydi. Ama bu kadar eğlence bana fazla geldi tabii..  Şeritleri kolları birleştirirken araya alıp diktim. Kalıp üzerinde zaten şeritlerin yeri işaretliydi. Her iki kol parçasına da geçirmişim o işareti. Ölçmeden cırt diye dikiverdim işaretlerden. Ne zaman ki kollar takıldı, şeritlerin açık uçları yerlerine iğnelendi, giyildi, işte o zaman farkettim ki iki şerit arasında 1cm kadar bir fark var :(((
İsyiiaaaaaannnn!!! Hadiiii, sök bakalım. Bir de kendime sinir oluyorum, o kadar küçük dikiş aralığı kullanıyorum ki, sökene kadar canım çıkıyor. Söküp ölçülü biçili halde diktikten sonra, benzer bir sök/dik işlemini bel şeridinde de yapmak zorunda kaldım, neyse ki onu sadece düğme dikişi ile tutturduğum için çok sıkıntı yaşamadım. Fotoğraflarda fark edilmiyor ama, şeritlere ilik açmadım, direk düğmeyi üzerine diktim (bu yöntemi ne kadar sık kullanıyorum, nasıl bir tembel insanım ben yaaa :(( )



Kalıpla ilgili tek sıkıntım, kolları takarken çok uğraştırması oldu. Bir önceki kabanda, kaşe kumaşın daha esnek oluşundan ötürü bu kadar yormamıştı, ama bu seferki kumaşım sıfır esnek, kolların arka tarafındaki birkaç noktada, dışarıdan farkedilmeyecek kadar minnak büzgüler var. Ay aman, o kadar da oluversin diyerek söküp tekrar takmayı denemedim. Zaten olduğundan daha kötü hale getirme ihtimalim de vardı, o yüzden riske girmedim :) Hatasız trenç olmaz, hatasıyla seviyorum onu ;)

Kalıp bilgisi
Trenç: Burda 2006 Aralık sayısı 120 numaralı model
Mavi Balina: Burda 2016 Aralık sayısı 



6 yorum:

  1. Tembellikte hic yalniz degilsin:)) Son iki uzun hirkamsi parcada bende aynen oyle hallettim dugme ilik ikilisini:))
    Cok guzel olmus, gule gule giyilsin. Bunda tembellik yapilmasin:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay yaşasın ya, mutlu oluyorum aynı tembellikleri yapanları duydukça :)) Birden fazla kişi aynı yöntemi kullanıyorsa, o tembellik olmaktan çıkmıştır bence, pratikliktir o, vakit tasarrufudur, emek tasarrufudur, israf etmemek lazım hiçbirşeyi :DDD
      Çok teşekkür ederimm :**

      Sil
  2. Güle güle giyilsin trençkot...Ne güzel kumaşlar geliyormuş o pazardan. Benim bulunduğum yerde pazara hiç kumaş gelmiyor ühüü çok kıskanıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çook teşekkür ederim. Senin oralarda kumaş yoksa, atla gel bir haftasonu, birlikte pazar yapalım :)

      Sil
  3. Anam tam macerasız diyordum kiii değilmiş meğerse :)) Önemli olan sonuç ve eee o da güzel olmuş daha ne olsun ellerine sağlık ;))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aaaa, aşkolsun, macerasız olur mu hiiiç :))
      (Bu arada, astarım ne kadar kırışıkmış ya, şimdi farkettim fotoğraflarda, rezil ben :)) )
      Çok teşekkür ederim:*

      Sil